Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği AŞ (MIP) ve taşeron şirketi Özgüneş Taşımacılık Forklift Hizmetleri Tic. ve San. Ltd. Şti. tarafından 31 Aralık 2025’te işten çıkarılan 185 liman işçisi, işe iade talebiyle başlattıkları eylemlerini 240 gündür sürdürüyor. Eylemin 240. gününde işçilere TÜMTİS Mersin Şube Başkanı Savaş Gürkan, Emek Partisi (EMEP) Mersin İl Örgütü ve Mersin DEM Parti heyeti de destek verdi.
Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği AŞ (MIP) önünde işçilerle bir araya gelen heyet, attıkları sloganlarla işçilere yalnız olmadıklarını belirterek, haklarını savunacaklarını ifade etti.
TÜMTİS Mersin Şube Başkanı Savaş Gürkan, “240 gündür görmeyen gözlere, işitmeyen kulaklara bir kez daha burada 240 direnişin 240. gününde bir kez daha ifade etmek istiyoruz” şeklinde dikkat çekerek, “Limanın elleşleme bölümünde çalışan, yükleme boşaltma işini yapan arkadaşlarımız kölelik koşullarına son vermek, düzenli bir ücretin olması, kaçak işçi gibi çalışmamak için iş cinayetlerinde ve uzuvlarını kaybetmemek için, güvenceli bir ortamda çalışmak için sendikamıza üye oldular. İşveren ana işverenle birlikte, MIP ile birlikte iş beden işçilerinin en kalabalık çalıştığı bölümde sendikal örgütlülüğü dağıtmak için hem hukuki olarak hem de elinden gelen her şeyi yaptı. Ama arkadaşlarımız 2022 yılından 2025 yılının kasım ayına kadar liman içerisinde hem işlerini yaptılar. Hem de işverenin sendikasızlaştırmaya yönelik bütün girişimlerini boşa çıkardılar. Buradan sonuç alamayan işveren hukuki yollardan dolambaçlı yollara başvurarak 2025 yılının son günü 31 Ocak tarihinde Özgün Eş Taşımacılık ihaleyi kazanamadı. Ben bütün işçileri çıkarıyorum diye güya işçilerin dağıtacaklarını, sendikal örgütlülüğü dağıtacaklarını düşündüler” dedi.

“Bugüne kadar hiçbir olumlu adım ilerlemedi”
Ekmeği için, çocuklarının ve ailelerinin daha iyi koşullarda yaşamasını sağlamak için üyeleriyle birlikte direnişte olduklarını kaydeden Gürkan, “Artık bu mücadele sadece iş ve ekmek mücadelesi değil. Bununla birlikte limanda çalışan arkadaşlarımızın onur mücadelesine dönüşmüş durumda. Bugüne kadar gerek Mersin Valiliği nezdinde, gerek Ulaştırma ve Çalışma Bakanlığı nezdinde bakanlarla gerekse MIP'in nezdinde toplantılarımız oldu, görüşmeler oldu sorunun çözümüne dair. Fakat bugüne kadar hiçbir olumlu adım ilerlemedi. Tüm iyi niyetli girişimlere rağmen, bakanlığın ve valiliğin tüm olumlu girişimlerine rağmen bugüne kadar hala sorunun çözümü noktasında oldukça uzak. Ama buradan bir kez daha ilan ediyorum. İşten çıkarılan arkadaşlarımızın tamamının kabul edeceği bir öneri olmadığı müddetçe işten çıkarılan arkadaşlarımızın tamamı işbaşı yapmaya süreci MIP binasının önünden ayrılmayacağız” ifadelerini kullandı.
Başkavak: “Bu işçi arkadaşlarımız çocuklarını okullarına gönderecek”
Emek Partisi (EMEP) Mersin İl Başkanı Sedat Başkavak da “Koskoca bir 8 ay geçmiş oldu. 8 ay boyunca 180 işçinin evlerine 8 defa kira ödemesi için ev sahipleri geldi. 8 defa elektrik faturası, 8 defa su faturası, 8 defa telefon internet faturası geldi. Önümüzdeki dönem okulların açılacağı bir dönem ve bütün bu işçi arkadaşlarımız çocuklarını okullarına gönderecek. Buradaki mücadele sadece bir işe girip girmeme, bir işte kalıp kalmama mücadelesi değil. Buradaki mücadele açlığa karşı mücadele, yoksulluğa karşı mücadele, çocuklarının geleceğine o geleceği kurma mücadelesi” şeklinde konuştu.
“MIP burada bir kölelik düzeni kurmuş”
Sekiz aylık süreç boyunca hem il örgütü olarak hem de genel başkanlarıyla işçilerin yanında olduklarını belirten Başkavak, bugün de yeniden il örgütü olarak işçilerle yan yana olduklarını ifade etti. Başkavak, “Şimdi bunca zaman içerisinde gerek Çalışma Bakanlığı'yla, gerek MIP yöneticileriyle görüşmeler oldu. Çalışma Bakanlığı diyor ki o bizi ilgilendirmez. İşçiler taşeron. Demek ki bu ülkede kurulan düzen taşeron işçilerinin hiçbir sorununu, hiçbir problemini Çalışma Bakanlığı'nın çözmeyecektir. Demek ki bu siyasi iktidar taşeron işçileri ölümle çalıştırılan köleler olarak görüyor. Bu işçiler buna itiraz ettiği için 8 aydır direniyorlar. Yaşasın örgütlü mücadelemiz. Yaşasın örgütlü mücadelemiz. Yaşasın örgütlü mücadelemiz. Burada bir taşeron cenneti kurulmuş. Yükleme, boşaltma, taşeron, forklift hizmetleri, taşeron, yemekhane, taşeron, güvenlik, taşeron. MIP burada bir kölelik düzeni kurmuş. Bu kölelik düzeni de bu ülkedeki siyasi iktidar Çalışma Bakanlığı tarafından bile isteyen ve aynı zamanda da kabul edilerek bu kölece çalışma koşullarında işçiler çalıştırılmak isteniyor” diye konuştu.
“İşçi arkadaşlarımız haklarını istiyor”
Türkiye’deki ihracatın, bütün limanların toplam kapasitesinin yüzde 22’sinin Mersin Limanı üzerinden gerçekleştirildiğini belirten Başkavak, şöyle konuştu: “‘İhracat bu limandan yapılıyor’ diyorlar. Peki, Türkiye’deki toplam ihracatın yüzde 22’si bu limandan gerçekleştiriliyorsa, bunu MIP’nin yöneticileri mi indirip bindiriyor, yüklüyor, boşaltıyor; yoksa buradaki işçi arkadaşlarımız mı yapıyor? Bu işçi arkadaşlarımız haklarını istiyor.Bu limanı liman yapan, bu limanı Türkiye’de ve dünyada sayılı limanlar arasına sokan emeğin hakkını istiyorlar. O nedenle diyoruz ki bugün Meclis’te bekletilen; barajsız sendika, yasaksız grev, güvenceli iş yasa tasarısı, o tozlu raflardan indirilmelidir. İşçilerin yasası Meclis’te yasalaşmalıdır. Meclis’ten geçmesi için de birlikte mücadele vereceğiz. İşçi sınıfı kazanacak. Dolayısıyla her mücadele eden elbette ki kazanamamıştır ama kazananlar hep mücadele edenler olmuştur. O nedenle EMEK Partisi olarak, bu ülkenin işçileri, emekçileri, emek ve demokrasi güçleri olarak siz direndiğiniz, mücadele ettiğiniz sürece sizin yanınızda durmaya, sizinle birlikte dayanışmaya ve mücadele etmeye devam edeceğiz.”


