İnsan olmamızın özü olan ruhumuzun kılıfı beden toprağa karışıp gidiyor. Araştırmalara göre bu toprağa karışıp giden organların maddi değeri 45 milyon dolar, eski birimle 180 trilyon lira. Bir de manevi yönü var ki onu ölçmek için parasal değer yok. Dünyada ve ülkemizde maalesef istenen düzeyde organ bağışı sağlanamıyor. Geçen yıl beyin ölümü gerçekleşen 2 bin 606 kişiden sadece 376'sının ailesinden organ nakli için izin alınabilirken, 28 bin 251 kişi yapılacak bir organ bağışıyla hayata tutunmayı istiyor. Organ nakli bekleyenler listesinde bulunanların 22 bin 146'sı böbrek, 2 bin 934'ü kornea, 2 bin 223'ü karaciğer, 1623'ü kalp, 265'i pankreas, 51'i akciğer. Her biri ayrı bir mükemmellikte yaratılmış organların dünyadan ayrılışımızdan sonra başka bedenlere can vermesi, onlarda yaşaması mucizevi bir olanak. Bazı organlar kemik iliği, böbrek, karaciğerin bir kısmı vb. yaşarken verilse de bazıları pankreas, damar, bağırsak, kulak kemikçikleri, deri, kalp, kalp kapakçıkları, gözün saydam tabakası, kemik dokusu, kıkırdak dokusu, karaciğer, akciğer, böbrek, kas ve beyin zarının bir kısmı) beyin ölümünden sonra nakledilebiliyor. İnsan hükmedebildiği sürece bunu anlamaz.

Kendine ve başkasına zulmedenin sınavı hep İYİLİKLE ve İYİLERLE gelir!

O sınavda zulmüne devam edenin de sırtı hiç fark etmeden yere gelir.

O yüzden baş edilemeyen insanlar için eskiler ''Allah zulmünü arttırsın!'' derler. Zulmü gördüğünüz zaman boynunuz bükülmesin. Siz birine sınav olduysanız, Bilin ki sizin sınavınız da kendi özünüzün değerini bilmek ve kendini kaybetmeden, dirayeti ve öze-saygıyı kaybetmeden, yola devam etmektir. İnsan insana eksiğini gösterir... Ama dengin olmayanla eksiklik zannın tamamlanmaz sadece büyür.

Kendine zulmedende, kendine hayrı olmayanda, eksiğine şifa aramak iş değildir. Ona şifa vermek de mümkün değildir. Yaratan insana iki ayağı üzerine sağlam basmak, bir başı da omuzlarının üzerinde dik tutmak için vermiştir. Sadece yok etmeyi bilenlerin sizi var etmesini beklemeyin.

Sizi var edenin yüzü suyu hürmetine, güzelliğinizi, insanlığınızı onurlandırarak yaşamaya devam edin. Sevgiyle Kalın. Esenlikte Yaşayın. Mustafa Mızrak / Gazeteci / Yazar