Bakan Yumaklı, Kastamonu'da Ilgaz Dağı'ndaki bir otelde düzenlenen 'Uluslararası Çiftçi Örgütleri Çalıştayı ve Forumu'na katıldı. Programda Bakan Yumaklı'nın yanı sıra Kastamonu Valisi Meftun Dallı, Tarım Reformu Genel Müdürü Osman Yıldız, Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) Bölge Direktörü Naoufel Telahigue ile Kırgızistan, Tacikistan, İtalya, Moldova, Azerbaycan, Gürcistan ve Hindistan'dan üretici birlikleri yer aldı. Bakan Yumaklı, tarımsal üretimin; ulusal güvenliğin, ekonomik istikrarın ve toplumsal refahın temel dayanaklarından biri haline geldiğini belirterek, "Ancak içinde bulunduğumuz ve yeni normal olarak tariflediğimiz tepkiler tarım sektörünü derinden ve çok boyutlu risklerle yüzleştirecek etkiye sahip durumda" dedi.

Teras katında çıkan yangın korkuttu
Teras katında çıkan yangın korkuttu
İçeriği Görüntüle

"938 milyar liralık finansmanı sektöre sağlamış durumdayız"

Küresel iklim krizine dikkat çeken Yumaklı, "Bunun en sert etkisini geçtiğimiz yıl ülkemizde zirai don hadisesinde yaşadık. Bu yıl da geçtiğimiz yılın vermiş olduğu tedirginlikle hava olaylarını takip ettik. Bu hafta, geçtiğimiz haftanın başından itibaren büyük bir risk içeriyordu. Zirai dona karşı ne yapılması gerekiyorsa onları yaptılar. Sıcaklık değişiklikleri de bizim beklediğimiz kadar büyük oranda gerçekleşmedi. Genel itibarıyla zirai don hadisesi yaşanmadı ancak lokal olarak bazı yerlerde oldu. Bu da üretimimizi büyük ölçüde etkileyecek bir unsur taşımıyor çok şükür. Kuraklık, son dönemde önemli bir sorun olmaya devam ediyor. Bir de madalyonun diğer yüzü var; o da kuraklık. Bir taraftan zirai donu, diğer taraftan kuraklığı konuşuyoruz; küresel iklim değişikliğinin iki önemli etkisi. Her bir derecelik artışın tarımsal üretimde yüzde 8'lik kayba sebep olduğuna dair veriler var. Bu tablo hem çiftçilerimizin hem gıda sistemlerimizin sellerle, kuraklıkla, hastalıklarla, zararlılarla daha fazla mücadele edeceği bir dönemi bize gösteriyor" diye konuştu.

Savaşın tarım ve ekonomiye önemli etkileri bulunduğunu işaret eden Bakan Yumaklı, "Bugün yakın coğrafyamızda İran ve Amerika Birleşik Devletleri, İsrail çatışması, enerji ve gübre maliyetlerinde çok önemli maliyet baskısını tarımsal üretimin üzerine getirmiş durumda. Bununla birlikte Türkiye'nin son yıllarda izlemiş olduğu etkin dış politika ve ileriye dönük stratejik yaklaşımlar sayesinde bu tür dalgalanmalara karşı güçlü duruş sergilemiş durumdayız. Bu noktada açıkça ifade etmek isterim ki üreticimiz müsterih olsun, tüketicilerimiz endişe etmesin, sanayicilerimiz de gönül rahatlığıyla yoluna devam etsin. Türkiye bu süreçte hamdolsun, gıda arz güvenliğiyle ilgili hiçbir sıkıntı yaşamamıştır, yaşamayacaktır. Bunun en önemli nedeni de Türkiye'nin geliştirdiği çoklu tedarik stratejileridir, proaktif yaklaşım ve küresel şoklara karşı güçlü koruma kalkanıdır. Türkiye, dünyadaki bütün gelişmeleri doğru okumaktadır ve sürdürülebilir stratejiler üretmeye devam edecektir. Bu doğrultuda 2025'te destekler, zirai don ile ilgili telafiler ve yatırım teşvikleriyle birlikte tarım sektörüne aktarılan kaynak 706 milyar lirayı bulmuştur. 2026 yılında bu çıtayı biraz daha yukarı çıkardık. Sulama yatırımlarından kredi süspansiyonlarına kadar bütün destek ve teşviklere kadar toplam 938 milyar liralık finansmanı sektöre sağlamış durumdayız" dedi.

Kaynak: DHA