Londra Queen Mary Üniversitesi ve Francis Crick Enstitüsü’nden moleküler biyolog Dr. Charalampos Rallis önderliğindeki ekip, kahvenin hücresel etkisini mercek altına aldı. Microbial Cell dergisinde yayımlanan bulgulara göre, kafein vücuttaki AMPK adlı kritik bir enzimi tetikliyor. Bu enzim, hücrelerin "temizlik ve onarım" moduna geçmesini sağlayarak DNA hasarlarını gideriyor. Araştırma, bu mekanizmanın hücresel yaşlanmayı yüzde 24 oranında yavaşlatabildiğini kanıtladı.

AK Parti’li Kartal, CHP'li Meclis Üyesini sordu
AK Parti’li Kartal, CHP'li Meclis Üyesini sordu
İçeriği Görüntüle

67A8629Bd80654846C069E1E

Portekiz Coimbra Üniversitesi İleri Sinirbilim Bölümü tarafından yürütülen ve Ageing Research Reviews dergisinde paylaşılan, 85 farklı bağımsız çalışmayı inceleyen Profesör Rodrigo Cunha, düzenli kahve içenlerin yaşam süresinin, içmeyen akranlarına göre ortalama 2 yıl daha uzun olduğunu saptadı. Uzmanlar bu artışın, kahvedeki polifenollerin vücuttaki kronik iltihaplanmayı (inflamasyon) durdurmasından kaynaklandığını belirtiyor. Zamanlama konusunda en çarpıcı veri ise ABD’deki Tulane Üniversitesi’nden geldi. 40 bin kişinin 15 yıl boyunca izlendiği çalışmada, kahve tüketim saatinin hayati önem taşıdığı görüldü. Sabah saatlerinde kahve içenlerin kalp damar hastalıklarından ölme riski yüzde 31 daha düşük çıktı. Sabah kahvesi, vücudun sirkadiyen ritmiyle uyumlu çalışarak metabolizmayı "koruma kalkanı" altına alıyor.

52334

Harvard T.H. Chan Halk Sağlığı Okulu’nun güncel verileri, kahvenin nörolojik koruma kapasitesine dikkat çekiyor. Kahve çekirdeklerinin kavrulması sırasında oluşan fenilindan bileşiği, beyinde Alzheimer ve Parkinson’a yol alan zehirli protein birikimini engelliyor.

Süt ve kremanın antioksidan emilimini yavaşlatabildiği, şekerin ise faydayı nötrlediği için sade ve şekersiz kahveler için geçerli olduğu ifade ediliyor. Kalp sağlığı için ise, kolesterol yükseltici maddeleri süzmesi nedeniyle kağıt filtreli demleme yöntemleri öneriliyor. Araştırmalar, en yüksek verimin günde 2 ila 4 fincan (yaklaşık 400 mg kafein) tüketenlerde gözlemlendiğini vurguluyor.

Kaynak: Hülya Uygur