Tarsus’ta 2024 yılının Ekim ayında başlatılan Mersin Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen iş sağlığı ve güvenliği farkındalık çalıştaylarının yedincisi yapıldı. Sempozyuma çok sayıda Çağ üniversitesinden öğrenciler ve Tarsus Belediyesi kreş öğrencileri katılım gösterdi. Katılan öğrenciler (“İş kazaları kader değildir. Bilgi, eğitim ve önlemlerle kazaları önlemek mümkündür.” “Güvenli bir çalışma dünyası geleceğe bırakabileceğimiz en anlamlı mirastır.” “Bir anlık ihmal ömür boyu pişmanlık olabilir.” “Güvenli iş yeri güçlü bir toplum demektir.” Bu sahnede yan yana duran bizler güvenli bir yarın için el ele veriyoruz.”) diyerek iş kazalarının önlenmesine yönelik konuşmalarda bulundular.
"Demek ki iş sağlığı ve güvenliği anlamında kentimiz bu işe sıkı sıkıya sarılmış"
Sempozyuma Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç’da katılım sağladı. Görünmeyen iş kazaları hakkında açıklamalarda bulunan Tarsus Belediye Başkanı Boltaç “Bir türlü kürsülere alışamadım. Ben böyle biraz daha çok gezen, tozan böyle vatandaşın içerisinde sizlerle birlikte daha çok böyle interaktif konuşmaları seven bir evladınızım öyle diyeyim. Öncelikle burası Tarsus Belediyesi. Tarsus'ta yaşayanların belediyesi. Dolayısıyla evinize hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Biz, biz de sizin beş yıllık kiracınızız. Bu beş yıla inandınız, güvendiniz, değer verdiniz. Bu adam bu işi yapar dediniz ve beş senelik bir vize açtınız bize, kredi açtınız. Elimizden geldiğince bu beş yıllık süreç içerisinde iyi işler başarmayı, güzel işler başarmayı, bu memlekete her şeyden önce hayırlı bir evlat olmayı, başarmayı bana nasip edersin, ne mutlu bana. Ve bundan dolayı da karlı çıkacak olan ne mutlu memleketimde yaşayan hemşerilerime. Ama bu beş yılın sonunda derse ki vatandaş ya arkadaş biz seni bulmuşuz bir daha bırakmayız. Sen doğru adamsın, dürüst adamsın, elini vicdanına koyan adamsın, vicdanlısın bu anlamda memlekete güzel işler, güzel bir katkı sunmaya devam etmeni arzu ediyoruz derlerse ne ala memleket. İşte o zaman başarmış olacağız bir şeyleri. Şimdi sınav içerisindeyiz. Sınav başladı, çalışıyoruz, yavaş yavaş soruları çözüyoruz. Daha 180 dakikalık bir periyot diyelim buna. Daha yarısından biraz azındayız. İnşallah 6 ay sonra yarısına gelmiş olacağız sınavın. Nasip kısmet olursa da inşallah rüştümüzü ispat etmiş bir belediye başkanı olmak arzusu içerisindeyim. Bu memleket hayırlı bir evlat olma arzusu içerisindeyim. Bugün burada böyle güzel bir kalabalıkla güne başlamak benim için gerçekten çok mutluluk verici. Demek ki iş sağlığı ve güvenliği anlamında kentimiz bu işe sıkı sıkıya sarılmış” dedi.
Başkan Boltaç: "Kazayı göremezsiniz o gelir ama siz geç kalırsınız"
“Maalesef geçim derdimiz var. Hayat pahalı. Hayatımızın bu pahalılık sürecinde yapmış olduğumuz veya çalışmış olduğumuz iş yerlerinde de maalesef bazen sağlıklı koşullarda çalışmamıza müsaade edilmiyor veya o alanlar bize yaratılmıyor” diyen Başkan Boltaç “ Tabi bunun önünde en önemli iş sağlığı güvenliği uzmanları bu işlerin içerisinde en önemli noktalarda. Biz Tarsus Belediyesi olarak da yaptığımız her işte, yaptığımız her ihalede, her uygulamamızda, her projemizde bir kere her şeyden önce personellerimizin sağlığını öngörüyoruz. Yani oradaki yapacağınız en güzel eser dahi olsa orada bir hemşehrimin, bir personelimin, bir çalışanımın, bir emekçimin tırnağı kanasa benim içim kanar. Niye? Yani orada o insan emeğiyle para kazanmak için orada tabii ki ona en iyi şartları, en güzel atmosferleri biz sağlayacağız ki veyahut da şartnamelerimizde bunları detaylı bir şekilde geçireceğiz ki günün sonunda bu işten kimsenin burnu kanamadan vatandaş güzel hizmetlere ulaşabilsin diye. Ben kendi adıma konuşacağım. Çünkü bu işte akademisyenler, uzmanlar bunun teorisinin, teorideki bilgilerini en güzel şekilde aktaracaklardır bizlere. Ama ben pratikteki yaşadığımız şeylerden bahsetmek istiyorum biraz. Tabii ki sadece bizlerin yapmış olduğu sağlıklı, güvenli ortamlar veya alanlar yaratmak da yetmiyor. Biraz da iğneyi kendimize de batırmamız gerekiyor. Mesela bir inşaat sektöründe yüksek katlarda eğer çalışan bir kalıpçı ustamız varsa ve o müteahhit, o ustamıza aslında alması gereken bütün aleti, ekipmanı aldıysa o arkadaşımızın da "Ya bu benim belimi sıkıyor, bir tarafımı acıtıyor" deyip de onu kullanmamazlık yapmaması gerekiyor. Veya hatta biraz tabiri caizse ben biraz genç kardeşinizim, hani gençlerin de dilinden konuşayım, aramızda genç kardeşlerimiz de var. Cesaret hapı yutmuşlar herhalde sanki öyle bir şeyler yutmuşlar yani yerin işte 20 metre 30 metre 50 metre yükseğinde böyle bir kalasın üzerinde çok rahatlıkla çalışabiliyor belki onun için o daha rahat ama yani görünmez kaza az evvel bir kardeşimiz söyledi.
Adı üstünde görünmeyen kaza, görünmez kaza, siz diyor kazayı göremezsiniz o gelir ama siz geç kalırsınız onu fark etmek için. İşte bu görünmez kazalara sebebiyet veriyor. O yüzden ben hem personellerimize hem bu memlekette çalışan bütün hemşerilerime ama hem de onların idarecilerine, işverenlerine bu anlamda bir ders niteliğinde bir kaç şey söylemek istiyorum. Bizler fiziki şartlarımızı hazırlamakla mükellefiz. İdareciler veyahut da işverenler veyahut da müteahhitler artık hangi iş kolunda çalıştırıyorsak personellerimizi. Ama bir taraftan da personellerimizin de işvereninin de ona vermiş olduğu değerin karşılığını göstermesinin gerekmesi. Şimdi ben de Zeytinyağı Fabrikası işletmesi sahibiyim. Bizim aile mesleğimiz. Beş kuşaktır zeytinyağı işiyle uğraşıyoruz. Tabii çok yoğun bir elektrik tüketimi oluyor. Dolayısıyla orada da iş sağlığı güvenliği uzmanları bizlerle. Mesela biz ilk bu iş çıktığında hiç bilmiyorduk. İşte elektrik panosunun önüne işte bir şey konulacağını, sünger gibi paspas konulması gerektiğini, işte her yerde o ikazların olması gerektiğini, işte belli rutinlerde doktorların gelip oradaki bütün personelleri tetkikten geçirmesi gerektiğini... Hiçbirinden haberdar değildik. Sonra böyle bir kanun, böyle bir yasa çıktı ve bu uygulanmaya başladı. Bunlardan haberdar olmaya başlayınca evet dedim doğru bir iş. Hem oradaki çalışanın hakkını koruyor hem de bu anlamda seni doğru çalışmaya yönlendiriyor. Bence olması gereken ve bu toplum için Türkiye'de ki yaşayan hemşerilerim için bütün vatandaşlar için olması gereken doğru bir şey. E doğrunun altına hep birlikte imza atacağız. Ama uygulayacağız da. Uygulamadığınız doğrunun hiçbir anlamı yok. Hiçbir ehemmiyeti de yok” ifadelerine yer verdi.
Başkan Boltaç “Güzel bir yıl olsun istiyorum. Yeni yıla da girdik. Daha burada başlarındayız yeni yılın. İnşallah sağlıklı güzel günler olur. Hem Tarsus Belediyesi ailesi adına hem Büyükşehir Belediyesi ailesi adına hem bütün kamu kurum, kurum ve kuruluşlarımız adına hem de değerli hemşerilerim adına güzel sağlıklı mutlu huzurlu bereketli bir yıl olsun diyorum. Hepinize teşekkür ediyorum. Çok sağ olun var olun. Allah'a emanet olun” diyerek konuşmalarına son verdi.

"İş sağlığı güvenliği kültürü oluşturmak temel hedeflerimiz arasında"
Mersin Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Daire Başkanı Hülya Atilla’da bu konu hakkında düşüncelerini aktardı. “ 2024 yılının Ekim ayında başlattığımız Mersin Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde başlattığımız iş sağlığı ve güvenliği farkındalık çalıştaylarının bugün yedincisini yapmakla büyük bir mutluluk duyuyorum” diye belirten Başkan Atilla “6331 sayılı kanun daha yayınlanmamışken 2002 yılında daha iş sağlığı güvenliği kurullarının oluşturulmasıyla ilgili net bir kanun bile yokken kurullarımızı kendi çapımızda kendi bildiğimiz kendi yapabildiğimiz kadar yapıp toplanmaya başladık. Orada biz kendi çalışanlarımız güvenlik risklerimiz anlamında ilk toplantılarımızı ve çalıştaylarımızı, çalışmalarımızı başlattığımızı söylemek istiyorum burada. Biliyorsunuz biz 2025 yılını çok dolu dolu geçirdik. 2025 yılı içerisinde Toroslar Belediyesi, Yenişehir Belediyesi, Mut Belediyesi, Erdemli Belediyesi ve Silifke Belediyesi'nde çalıştaylar yaptık. Yaptığımız çalıştaylarda konuştuğumuz konular hep yerel yönetimlere aitti. Yerel yönetimlerde ortak bir iş sağlığı güvenliği kültürü oluşturmak, bu kültürü yaşanılabilir ve sürekli kılmak, sürdürülebilir kılmak bizim temel hedeflerimiz arasındaydı. Yaptığımız çalıştaylarda çalıştay konularını ve çalıştay masalarını hep birlikte belirledik. Çalıştay masalarımız her bir çalıştayda en az 4 tane çalıştay masası oluşturduk. Çalıştay masalarını oluştururken de anketler yaptık. Özellikle paydaşlarımıza sorduk sahada uygulamalar esnasında karşılaştığınız problemler nelerdir diye. Hangi konularda sıkıntı çekiyorsunuz ya da yönlendirmemizi istediğiniz konular var mı şeklindeydi. Bu anlamda yaptığımız çalıştaylarımız çok verimli olduğunu ve çok doyurucu olduğunu düşünüyorum. Çalıştaylarımız sonrasında da raporlarımızı hazırlayarak paydaşlarımızla paylaştık” dedi.





