Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Hürmüz Boğazı’nda tırmanan gerilim ve Orta Doğu’daki çatışmaların küresel deniz ticaretine etkilerini değerlendirdi. Bakan Uraloğlu, bölgedeki krizin Türkiye’nin lojistik gücünü pekiştirdiğini belirterek, özellikle Mersin Limanı’nın stratejik önemine dikkat çekti.
Bölgesel kriz Mersin ve İskenderun’a yarıyor
Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklık ve artan navlun maliyetleri karşısında Türkiye’nin hazırlıklı olduğunu ifade eden Bakan Uraloğlu, Yeni Şafak’a yaptığı özel açıklamalarda limanlardaki kapasite artışına vurgu yaptı. Uraloğlu, “Özellikle Mersin ve İskenderun bölgesindeki limanlarımızda olası bir yük artışı ile ilgili kapasitelerinin kullanımı hususunu yakından takip ediyoruz. Değerlendirmelerimiz, İran’a yakın olan limanlarımızda ciddi bir hareketlilik olacağı yönündedir,” dedi.
Kalkınma Yolu’nun dünyaya açılan kapısı: Mersin
Mevcut krizin, Süveyş ve Hürmüz gibi dar boğazlara bağımlılığı azaltacak olan "Kalkınma Yolu Projesi"nin önemini kanıtladığını belirten Uraloğlu, projenin merkez üslerinden biri olarak Mersin’i işaret etti. Bakan, krizin derinleşmesi halinde temel ihtiyaçların karşılanması noktasında Mersin’in komşu ülkelere destek verecek bir lojistik üs olarak kullanılmaya devam edileceğini kaydederek, "Savaşın uzaması halinde oluşabilecek krizlerde, Mersin ve diğer stratejik limanlarımızı tüm komşu ülkelerimizi desteklemek amacıyla kullanmaya kararlıyız" dedi.
3 bin gemi sırada, navlun maliyetleri zirvede
Küresel petrol ticaretinin yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda 3 binden fazla ticari geminin beklediğini açıklayan Uraloğlu, bu durumun enerji güvenliğini tehdit ettiğini belirtti. Sigorta primlerindeki artış ve arz kısıtlaması nedeniyle akaryakıt fiyatlarının yukarı yönlü baskılandığı bu dönemde, Türkiye'nin karayolu ve demiryolu entegrasyonuyla güvenli bir "liman" olmaya devam edeceği vurgulandı.





