Tisan Koyu’nda bir araya gelen Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) bağlı meslek odası temsilcileri, çevreciler, vatandaşlar ve siyasi parti temsilcileri, kıyı alanındaki yapılaşmanın hukuka aykırı olduğu iddiasını yineledi. Sürecin hukuki boyutu devam ederken, bölgede inşaat faaliyetlerinin sürdüğü de ifade edildi.
Keşif heyeti alanda incelemelerde bulunacak
Kimi zaman maden ocaklarına, kimi zaman çevre sorunlarına yönelik tartışmalar devam ederken, Yeşilovacık bölgesindeki Tisan Koyu’nda da aylardır süren hukuki bir süreç bulunmaktadır. Bu kapsamda dosya yeniden ele alınacak ve keşif heyeti alanda incelemelerde bulunacaktır. Bu süreci yakından takip eden TMMOB’a bağlı oda başkanları; çevreciler, bölge halkı, çevreye duyarlı vatandaşlar, meclis üyeleri ve siyasi parti temsilcileri Tisan Koyu’nda bir araya geldi.

"Biz bu davayı kazanacağız”
Bu hukuksal süreçle ilgili konuşan Avukat Ayşe Doğan : “İnşallah kazanacağız. Direne direne kazanacağız. Silifke bölgesi her gün, her geçen gün çevreyi katleden yatırımlarla tanışıyor. Biliyorsunuz nükleer santral, çimento fabrikaları, balık çiftlikleri, maden ocakları, atık deposu. Ve bunlar yetmezmiş gibi vahşi bir inşaat anlayışıyla Tisan gibi dünyanın on üçüncü özellikli, özgün yapıya sahip bir koyunda vahşi bir inşaata tanık oluyoruz. Maalesef bütün imar kurallarını altüst eden bir uygulamayla buraya verilmiş bir inşaat ruhsatı var. Sayın başkanımız, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Seçer Bey, Silifke Belediyesi'nin bir taksim bin ölçekli planından sonra, seksen bir tane itiraz üzerine bu planın geçmemesi için ret oyu kullanmıştı. Ama çoğunluk oyuyla bu plan onaylandı ve bu onaylandıktan sonra da buradaki bu yağma başladı. Ama başkanımız buna karşı bir iptal davası açtı. Bu planın iptali, bu inşaat ruhsatların iptaliyle ilgili bir dava açtı. Dava önce burada yerelde reddedildi ama Danıştay Altıncı Dairesi davayı sil baştan görecek şekilde, hiç yargılama yapılmamışçasına bozdu. Çok önemli bozma gerekçeleri var. Aslında bu gerekçeleri biraz sonra Mersin'den gelen oda başkanlarımız ayrıntılarıyla anlatacaklardır. Burada "Hangi plana göre ruhsat verildi, bu inşaat ruhsatı verildi?" diye soruyor Danıştay. Burada o tarihte belde belediyesi vardı, binlik plan vardı. Beş binlik plan çalışması devam ediyordu. Daha sonra burası kapandı, Silifke Belediyesi'ne geçti. Önceki dönem belediye başkanlığı döneminde binlik plana göre buraya bir ruhsat verildi. Aslında beş binlik plan çalışmasının bitmesi gerekiyordu. Orada da birçok şey düzeltilmiş olacaktı. Ama binlik plana göre ruhsat verilince biraz önce eski imar komisyonda bulunan Abbas Bey'in de bana aktardığı bilgileri de tekrarlamak istiyorum. Sadece yüzde dörtlük bir DOP kesintisiyle, yani düzenleme ortaklık payı kesintisiyle en az yüzde otuz beş olması gerekirken buraya bir inşaat ruhsatı verildi. Zaten işin başında buradaki bu talancı şirkete yüzde otuz bir fazla inşaat alanı olacak bir ruhsat verildi. Elbette ki belediye başkanımız, büyükşehir belediye başkanı buna itiraz etti. Son derece sıradan bir yargılama yapıldı. Bütün bu tür büyük davalarda olduğu gibi biz artık bunlara siyasi kararlar diyoruz. Olumsuz çıkmıştı ama Danıştay dedi ki "Yapılan keşif yeterli değil. Böyle bir heyetle böyle kapsamlı bir dosyada yargılama yapamazsınız" dedi. "Bir kere bu ruhsat binlik plana mı göre verilmiş, beş binlik plana göre mi verilmiş o bile dosyada belli değil. Önce bunu tespit et" dedi. Bir de çok önemli bir şey var. Böyle deniz kenarında olan yerlerde kıyı kanunu uygulanır. Bin dokuz yüz doksandan itibaren on yedi Nisan bin dokuz yüz doksan. Ona göre de ilk ellide hiçbir şey yapılmaz. İkinci elli, yani yüz metreye geldiğinizde de kamusal günübirlik tesisler yapılır. Şimdi burada denize sıfır, hatta falezleri, yani fokların tescilli yaşama ve üreme alanları da dahil olmak üzere talan ettiler. Denizi doldurdular. Bütün atıklarını geldiğimiz yol üzerindeki koyları doldurarak doğayı da talan ettiler. Şimdi kıyı kanunu uygulansa idi burada, yüz metreye kadar yaklaşamayacaklardı. Bunu delebilmeleri için kısmi yapılaşma kararı olması lazım. Yani ruhsat verileceği tarihte yüzde elli bir bu bölgede sahildeki yapıların yüzde elli bir oranını aşmış olması gerekir ki kısmi yapılaşma şartını gerçekleştirsinler. "Bununla ilgili bir meclis kararı var mı?" diyor Danıştay. Ama karar yok. Yani işin başında zaten bütün hukuk kuralları çiğnenmişti. Danıştay diyor ki "Böylesine özgün bir koyda silüeti bozan bir yapı var mı?" bakıyorsunuz burada devasa bir otel inşaatı var. Dolayısıyla zaten inşaatın yapım şekline baktığınızda, yani toplama kampı gibi bir his veriyor. Yani bütün bir araziyi işgal eden, biz artık buna vahşi yapılaşma diyoruz, bir yapılaşma var. Sözün özü, Danıştay burada çok önemli bir bozma yaptı. Davayı sıfırdan ele alacak şekilde bir inceleme talep etti. Eğer adil bir yargılama olursa, bilirkişiler adil ve tarafsız davranır ve sorulara doğru cevap verirse biz bu davayı kazanacağız” dedi.
"Tisan Koyu da Tisan halkınındır"
Silifke ve Mersin Büyükşehir Belediyesi Meclis üyesi Gülşah Yıldırım Genç “Herkese merhaba öncelikle. Bugün burada ilçe başkanımız, il başkan yardımcımız, kadın ve gençlik kollarımız, sivil toplumun kıymetli, oda başkanları, temsilcileri, muhtarımız, meclis üyelerimiz hep birlikte buradayız. Bu olayın başından bugüne de bu insanlar, saymış olduğum insanlar buradaydı, bugün de burada. Ayşe Hanım zaten süreci hem hukuki hem teknik noktasıyla detaylı bir şekilde anlattı. Hepsine katılıyoruz ve ben de söylüyorum kazanacağız, kazanacağız, kazanacağız” dedi.
Yargı yeniden keşif ve inceleme isterken, inşaatın devam etmesi tepkilere neden oluyor. Bu konu hakkında da konuşan Genç “Bizim için hiç fark etmez, devam edebilir. Ama bugün tarihi bir gün gerçekten. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Vahap Seçer, bir itirazda bulundu, projeye bir itirazda bulundu. Yerel mahkeme bu durumu reddetti ama Danıştay da bu kararı bozdu. Aynı bilirkişi heyette değişiklik olacak mı bilmiyoruz. Keşif ve bilirkişi heyeti bugün gelecek. Ve bence nasıl Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımızın sorumluluğu yüksekse ve gerekeni yaptıysa gelecek keşif ve bilirkişi heyetinin de sorumluluğunun çok yüksek olduğunu düşünüyorum. Başta Tisan halkına, Silifke halkına ve tüm Türkiye'ye bu kıyı çünkü hepimizin. Tisan gerçekten dünyanın sayılı nadide koylarından biri. Bir kere biz ne diyoruz? Kıyılar halkındır. Tisan Koyu da Tisan halkınındır, Silifke halkınındır, herkesindir. Bir kere bu süreç bu olay kıyı kanununa haykırı aykırı bir süreçtir. Kamuoyunu da ciddi anlamda bunu takip etmesini diliyorum. Bizler direniyoruz. Tekrar ediyorum, bu tarihi süreçte nasıl büyükşehir belediye başkanımız sorumluluğunu yerine getirdiyse, bizler burada takipçisiysek, keşif ve bilirkişi heyetinin de sorumluluğunu yerine getireceğine inanıyorum. Bu inşaatı durduracağını ve inşaatın yıkılacağını, tekrar kıyıların, bölgenin, Tisan halkına, insanlara, bizlere açılacağını diliyorum. Teşekkür ediyorum” ifadelerine yer verdi.
"Sonuna kadar direneceğiz ve bu davayı kazanacağız"
Cumhuriyet Halk Partisi Silifke İlçe Başkanı Zarif Korkmaz “Burada bulunan değerli il başkan yardımcıma, kadın kolları il başkanıma, kadın kolları ilçe başkanıma, gençlik kolları ilçe başkanıma ve tüm, sivil toplum örgütlerinin değerli katılımcılarına, teknik heyete, avukatlarımıza öncelikle bugün burada duyarlılıklarından dolayı, bu sürece destek verdiklerinden dolayı hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Değerli hemşehrilerim, burada bir hukuksuzluk örneği sergileniyor. Dünyanın tescilli koylarından biri olan Tisan Koyu'nda geçen günlerde gördük ki devasa iş makinesinin denizin içerisine girdiğini, burasını da dolgu yaptığını burada. Burayla ilgili herhangi bir ÇED raporu yok öncesinde bu izinler alınırken. Herhangi bir bakanlık izni yok. Evet, cennet gibi bir yerde yaşıyoruz şu anda. Ama bu cennet köşesini, cehenneme çeviren bir imar durumu ortaya çıktı. Biraz önce sevgili Ayşe Hanım söyledi. Teknik ekibimiz burada. Yüzde dört bir kesintiyle buraya bir ruhsat verildi. Bu ruhsat talebi öncesinde de dile getirildi. 2014 ile 2019'un arasında bu ruhsat talep edildi ama Silifke Belediyesi bu ruhsatı vermedi. Daha öncesinde de bu taleplerde bulunuldu. Ama 2019'la 2024 arasındaki bu süreçte bu, ruhsat buraya verildi ve bir hukuksuzluğa imza atıldı. Değerli hemşehrilerim inanın hiçbir şekilde yeşil alan ayrılmadan, alışveriş merkezlerine yer alınmadan, sosyal alanlar ayrılmadan bir inşaat yapılaşma var burada. Haksız ve hukuksuz yere yüzde otuz bir oranında fazla bir inşaat yapılaşması gerçekleştiriliyor. Bunu kabul etmemiz mümkün değil. Bu hukuksuzluğun giderilmesi noktasında Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Vahap Seçer, Mersin İdare Mahkemesi'ne dava açtı. Adana Bölge İdare Mahkemesi'ne açtığı davalar müspet sonuçlanmadı. Ama Danıştay Altıncı Dairesi bu hukuksuzluğa dur dedi ve bu kararları bozdu. Ben burada halkın direndiği, Tisan'da insanların duyarlı olduğu bir noktada yargının da gerçekten doğru bir karar vereceğine inanmak istiyorum. Çünkü biz Tisan'a sahip çıkmaya devam edeceğiz. Bu rantın önünde kim durursa dursun doğru karar verileceğine inanıyoruz. Ve bu kararımızda da ısrarcıyız. Tüm meslek odaları, tüm Cumhuriyet Halk Partisi örgütleri ve bu bölgede hiç partisi önemli değil. Hiçbir şekilde bu hukuksuz alınan imar durumuna kesinlikle ve kesinlikle karşı çıkıyoruz. Sonuna kadar direneceğiz ve bu davayı kazanacağımıza yürekten inanıyorum. Teşekkür ediyorum” sözlerine yer verdi.


