Nitelikli, nicelikli festivaller. Akılcı ve vizyoner festivaller. Kentin hikayesini anlatan, kenti tanıtan festivaller ve en önemlisi kentimizi zenginleştiren festivaller... Tıpkı; İzmir'deki Urla Enginar Festivali gibi. Tıpkı; Adana'daki Portakal Çiçeği Karnavalı gibi. Tıpkı; İzmir'deki Alaçatı Ot Festivali gibi. Tıpkı; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki Güzelyurt Portakal Festivali gibi.
Onun için köşe yazılarımda, on yıllardır yaptığım TV programlarımda, ikili sohbetlerimde savunduğum görüş hep şu oldu; "Mersin'in farkındalığa erişmesi, tanınır olması, zenginleşmesi adına mutlak ve mutlak festivaller şehri olması lazım."
Zira Mersin'imizin bu potansiyeli var. Elbette festivalleri modernize ederek örnekler bütününde düşünüp; vizyoner bakış açısı ile artık 2023 yılında 12 milyon yolcu kapasiteli Bölgesel Havalimanı'mızın faaliyete geçeceğini de hesaba katarak, otel ve yatak kapasitesini arttırma çabalarını da içselleştirme gereği hasıl olmuştur.
Bu manada onun için Karaduvar Balık Festivali'ni, Yarı Maraton Bisiklet Festivali'ni, Uluslararası Tarsus Festivali'ni, 8. Narenciye Festivali'ni rasyonel ve halk yararına yapıldığı sürece destekliyorum.
Bugün; Gaziantep'e, Eskişehir'e ayda 500 tur otobüsü giderken; 550 ören yeri olan 20 coğrafi işaret almış kentimize 50 tur otobüsü bile gelmiyor!
Bu bakış açılarını ve dikkat çekici gelişmeleri, bilinirliği ancak nitelikli ve nicelikli festivaller ile sağlayabiliriz.
İşte o manada; yapılan nitelikli ve akılcı festivaller Mersin için çok kıymetli. Keza karınca kararınca bu festivalleri duyurmak, anlatmak, yeri geldiğinde eleştirmek bizim asli görevimiz. Hep yazılıp çizildiği gibi; un var, yağ var, şeker var; artık helvayı herkese dağıtabilecek kadar yapmalıyız. Bunu başarmalıyız!
Zira; diğer kentlerde ve ülkelerde yaşayan insanların kentimizde keşfedecek çok şeyi var!
Bakınız dostlar; 'kesme gül' üretiminde Türkiye 2'ncisiyiz.
İşte; Akdeniz Belediye Başkanı Sayın Gültak; vizyoner bir bakış açısı ile 2023 yılı Nisan ayında bunu 'Gül Festivali'ne dönüştürüyor. Yine belirtelim; yakın zamanda bitecek olan yeni Havaalanı kargo taşımacılığında ikinci büyük Havalimanı'mız olacak. Havayolu ile 1,5 milyar insanın 4 saatte gelebileceği Mersin, neden bir Amsterdam gibi tarımda ihracat yapan, söz sahibi bir kent olmasın! Bu da elbette çaba ile yapılacak cazibe merkezi olduğumuzu anlatan toplantılar, festivaller ve uluslararası tanıtımlarla mümkün. Keza hafta sonu yapılacak ve üç gün sürecek Uluslararası Tarsus Festivali için de aynı düşüncelerimi ve dileklerimi yineliyorum. Herkes bilmeli ki Tarsus bir kültür başkenti. Keza gastronomide de öyle. Onun için Tarsus, Akdeniz, Anamur ve Silifke; yapılacak akılcı festivallerle elbette önemli bir turizm rotası olabilir.
Yani demem o ki; bu ve benzeri vizyoner çalışmaların devam etmesi çok ama çok önemli.
Sevgili dostlar; 300 bin nüfuslu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde yılda en az irili-ufaklı 50 festival düzenleniyor. Örneğin 10 gün süren Portakal Festivali'nde; Güzelyurt'ta oteller doluyor, esnaf bayram yapıyor.
Bu anlamda bizler de kaliteli festival sayılarını bilinçli ve öngörüsü yüksek bir şekilde arttırmalıyız.
Örneğin Türkiye'nin ürettiği limonun yüzde 55'ini üreten Mersin'imizde neden limon ve türevlerini teşhir eden bir Limonata Festivali düzenlenmiyor.
Dünyaya baktığımızda 1930'lu yıllardan beri Fransa'nın Menton şehrinde Limonata Festivali düzenlenmiş, düzenleniyor.
Bir örnek daha vermek gerekirse; ABD'nin Orlando şehrinde yine vizyoner çalışma ile Wold Disney Eğlence Merkezi açıldıktan sonra; daha önceleri çok az olan turist sayısı, şimdilerde 80 milyona yakın yerli ve yabancı turistlerin geldiği bir şehir hüviyetinde...
550 ören yeri olan nadide kentimizde kişilerin ve zümrenin zenginleştiği bir Mersin değil; Çamlıyayla'dan Anamur'a kadar bu potansiyelleri ile zengin olmaması için hiçbir sebep kalmaz yeter ki bu çalışmaları festivaller bütünselliğinde rasyonel yapabilelim. İşte yine haftaya yapılacak olan 8. Narenciye Festivali; en son yapıldığında 500 bin yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği esnafın yine bayram ettiği festival 12-13 Kasım'da başlıyor. Şu düşünülmeli bu sayı önümdeki yıllarda nasıl milyon olur, sonraki yıllarda gelen misafir sayısı nasıl katmerlenir; bunlar enine boyuna düşünülmeli.
Onun için bu sayılara erişmek için ne gerekiyor? Kent lobisini harekete geçirmek; Mersin'in, çocuklarımızın, torunlarımızın geleceği için çok çalışmak, fikir üretmek, istişare etmek, gözlemlemek gerekiyor. Bu sayede Urla, Datça, Dalyan, Çeşme, Kuşadası, Odunpazarı, Alaçatı, İskele, Güzelyurt olabiliriz.
Bu güzel festival ve benzeri organizasyonları yaparken, tanıtıma ve zenginleşmeye önem verirken, bu kentin Şehr-i Eminim Sayın Seçer ve diğer başkanlar, yöneticiler, ilgililer, bürokratlar şunu düşünmeliler; neden yılda 500 otobüs Gaziantep'te, Eskişehir'de, İzmir'de dolaşırken; 550 ören yeri olan marka kentimize 50 tur otobüsü bile gelmiyor!
Neden?