Önceki gün İhlas Haber Ajansı bir haber geçti: 'Mersin Büyükşehir Belediyesi'nde patlama...'

Haberi ilk gördüğüm anda tarihi bir bina olan Büyükşehir Belediyesi'nin kazan dairesinde filan patlama olma ihtimali kafamda canlandı..

Daha sonra haberin detaylarını araştırdıkça tüylerim diken diken oldu..

Mersin Büyükşehir Belediyesi'nin taş binasına gidenler bilirler.. Girişte sağda eski küçük bir toplantı salonu vardır.. Eskiden Büyükşehir Belediye Meclis toplantıları filan yapılırdı bu salonda..

Yaptığım araştırmalar sonucunda salonun camından içeriye yanıcı madde atıldığını öğrendim.. Saldırı siyasi mi acaba diye düşünürken bir anda zanlının Mersin Büyükşehir Belediyesi'nin eski çalışanlarından birisi olduğu bilgisine ulaştım..

Ertesi gün Mersin Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın Daire Başkanı Bedrettin Gündeş'i aradım, geçmiş olsun dedim.. Bedrettin ağabeyi yaklaşık 20 yıldır tanırım.. Haktan, hukuktan, mücadeleden yanadır her zaman.. Zanlı ile ilgili işten çıkarılma sebebini anlattı..

Zanlının işten çıkarılma sebebinin benim için hiçbir önem taşımadığını Bedrettin Ağabeye de söyledim; buradan da tekrarlamak istiyorum.. Hiçbir sebep böylesine bir eylemi meşru zemine taşımaz.. Hak böyle aranmaz.. Verirsin mahkemeye, mahkeme seni haklı bulursa işe iade edilirsin; üzerine de bir güzel tazminatını alırsın..

İnsanların canına kastetmek ne demek.!

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer başta olmak üzere, tüm belediye çalışanlarına geçmiş olsun demek istiyorum.. Gerçekten 'Allah korumuş' diye buna denir..

Ahşap ve tarihi bir bina.. Çok farklı sonuçlar oluşabilir, şu an tüm Türkiye'ye yine olumsuz reklamımız yapılmış olabilir, analar, babalar çocuklarının ardından, evlatlar anne babalarının ardından ağıt döküyor olabilirdi..

Böylesine vicdansızca bir eylemi yapan zanlının da en ağır cezayı alması gerektiği düşüncesindeyim..

Öyle bir ceza olmalı ki, bundan sonra kimse bu tür eylemlere kalkışmamalı..

Umarız bu son olur..