"Hiçbir karşılaşma tesadüf değildir" diyor; Hakan Mengüç.
Sabah saatleri işe gitmek için dolmuşa bindim, dolmuş kalabalık, yolcular birer, birer inince yan çift koltukta oturan, sohbet eden iki kişiyi fark ettim. Sonra dikkatlice baktım, kendisini uzun yıllardır görmediğim Mazlum Gökçay.
Ağabey; merhaba, nasılsınız dedim, o Fatih'cim merhaba dedi, yanında oturan eşi ablamız ile beni tanıştırdı, hoş sohbetten sonra uzun bir süre hastanede yattım, şimdi iyiyim şükür dedi.
Sizi gördüğüme Çok memnun oldum sevindim ağabeyim, onlar benden önce hoş çakal diyerek indiler dolmuştan.
Hoşçakalın, ağabey dedim.
Mazlum ağabey anlatmak, yazmak sevdamın, aşkımın ilk durağı olan gazetenin yani İçel Ekspres gazetesinin sahibi.
Anılar depreşti.
Hatıralar usumda. Düşündüm, düşündüm dolmuştayım ama bekleyemedim,
Hemen telefona sarıldım, İçel Sanat Kulübü başkan yardımcısı, gazeteci sevgili Baha Akıner kardeşimi aradım.
Baha merhaba.
Her zamanki gibi nezaketiyle merhaba ağabey dedi.
Aklıma bir şey geldi, buyur ağabey dedi yine kibarca.
Bizim kentimizde yaşayan gazeteci büyüklerimiz var, onlar için bir toplantı serisi yapalım, o günleri, Mersin'i, gazetecilik maceralarını, anılarını, anlatsınlar. Kulübümüz bunu kitap imza günlerinde, kıymetli konuk ve üyeleriyle interaktif biçimde keza başka etkinlikler bütünselliğinde yapıyor; ne dersin, güzel fikir ağabey bu konuyu olgunlaştıralım, sayın başkana ve yönetime sunayım dedi.
Anlaştık dedim.
Sonra bizim kulüpte her ay mutad yapılan danışma kurulu toplantımızda fırsat bulup bu konuyu tekrar kendisi ile görüştük, yine güzeli yapmak adına telefon trafiğimiz yoğundu sürekli istişare yaptık, konuştuk, bu arada gazeteci üstatların listesini yapmaya başladık, ağabey ben gazeteci büyüklerimizle istişare yapayım, isim listesini onlara sunayım ve onlarında bu hususta düşüncelerini alayım dedi.
Çok iyi olur dedim.
Günlerce bir harbi Mersin sevdalısı gibi bu görüşmeleri yaptı sağ olsun.
Toplantı serimizin ismi ne olsun ağabey dedi.
"Mersin basınının duayenleri" tamam ağabey; ben takip edeyim, ona göre haberleşiriz dedi.
Bu nadide kentin sanat anlamında amiral gemisi olan İçel Sanat Kulübü yine güzel bir etkinliğe imza atacak dedim, kendi kendime.
Sonra sevgili Baha, kulüp başkanımız Mecit Baskın başta olmak üzere yönetim kurulu ile ve elbette
Ali Adalıoğlu, Nazmi Akdağ, Ünal Akdağ, Ziya Keskinışık, Yüksel Ekici, Ali Ekber Şen gibi pek çok duayen gazeteci ile görüşmüş. Bu arada bir parantez açayım; Ali Adalıoğlu ağabey kurucu cemiyet başkanı iken bana hayatımın ilk ödülünü veren gazeteci üstadım olduğunu belirtmeliyim, 30 sene yaptığım gazetecilik zarfında odalardan, sivil toplum kuruluşlarından ve Üniversitelerden ödül/teşekkür belgesi aldım, ama benim için en anlamlı olanlardan birisi 10 Ocak 1997 gününde Ali ağabeyin güzel önderlik yapması ile Mahir Sümen'den aldığım, 1996 basın özendirme yarışmasında, "TV röportajı" başarı ödülüdür. Rahmetli Mahir Sümen, Ahmet Akın hazır bulunduğu mütevazı törende o zamanki yönetim kurulu üyeleri ile o fotoğraf benim ilk ödülümü aldığım, mesleğim için dönüm noktası olan çok kıymetli ve önemli ödülümdür.
Ve bu ödül, ödül dolabımın içinde en baş köşededir.
Parantezi kapatalım.
Konumuza dönecek olursak;
Baha kardeşim ile bu konuyu görüşmeye devam ediyoruz, ağabey duyuru, afişimizi hazırlıyoruz bu cuma ilk konuğumuz Mazlum Gökçay...
Mersin basınının duayenleri sıralama kriteri anlamında katkısı büyük, kulüp yönetimimizde olur verdi, bilgin olsun, başlıyoruz dedi.
Çok sevindim, duygulandım, heyecanlandım.
Heyecanlıyım. Ne mutlu bize, sayıları 20, belki de 30 olan bu kıymetli büyüklerimizi kentin basın tarihinin eksik yönü ile kronolojik şekliyle biz soracağız, onlar yaşadıklarını anlatacaklar ve inanıyorum bu bir kitap haline dönüşecek.
İçel Sanat Kulübü kentin sanat, kültür adına pek çok değerini bu bağlamda dergilerinin öncü, önder olması bütünselliğinde kitap haline dönüştürüp ölümsüzleştirmiştir, Semihi Vural başkanımızın kitap olmasına büyük katkı sunduğu Yumuktepe, Ayatekla, Soli Pompeipolis gibi niceleri.
Keza, Arkeoloji, sanat mizah, felsefe günleri.
Elbette bu kentin tarihine kültürüne yazıları ile çok değer katan rahmetli Şinasi Develi'nin İçel Sanat Kulübü dergisinde yayınlanan 72 makalesini editörlüğünü yine Baha kardeşimin yaptığı Mersin Barosu ve Rotary kulüplerinin destekleriyle "Şinasi Develi'nin kaleminden bize kalan anılar" kitabı gibi.
Yani demem o ki; bizler tarihe not düşen insanlarız dolayısı ile `Mersin Basınının Duayenleri" etkinliğimiz çok güzel, yararlı ve Mersin basın tarihine ışık tutacak bir etkinlik ve kitaplaşan bir eser olacak inanıyorum.
En mühimi bendeniz bu kıymetli büyüklerimiz ile birlikte Ahde Vefa anlamında onları kent ile buluşturacak ve katkı sunmalarına vesile olacağım için mesut ve bahtiyarım.
Ayrıca onların yanında kolaylaştırıcı olarak etkinliği yönetmek benim için bir onur vesilesi.
Bu anlamda emeği geçen Baha kardeşime ve Siren hanıma, Kadir kardeşime ayrıca sevgili İSK başkanımız Mecit Baskın'a, kıymetli yönetim kuruluna ve elbette kulüpte konuğumuz olacak tüm duayenlerimize sonsuz teşekkürlerimle, sağlıklı bir ömür diliyorum.
Bekliyoruz dostlar.
Bu akşam saat 18.00'de.
İçel Sanat Kulübü'nde.