Kızıldere olayının 54. yıl dönümünde Mersin’de 68’liler Derneği üyeleri, emekli sendikaları bir araya gelerek anma programı düzenledi. Özgür Çocuk Parkı’nda yapılan basın açıklamasında, Türkiye devrimci gençlik hareketinin simge isimlerinden Mahir Çayan ve arkadaşlarının mücadelesi anıldı. Dernek adına konuşan Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Hakkı Şimşek, Kızıldere’nin yalnızca bir tarihsel olay olmadığını, aynı zamanda dayanışmanın ve direnişin sembolü olduğunu vurguladı. Açıklamada, 68 kuşağının bıraktığı mirasın günümüzde de toplumsal mücadelelere ışık tuttuğu ifade edildi.

Kızıldere’nin yalnızca bir çatışma ya da kayıp olarak görülmemesi gerektiği dile getirilen açıklamada, 1972 yılında Tokat’ın Kızıldere köyünde yaşanan ve Mahir Çayan ile birlikte dokuz kişinin hayatını kaybettiği olayın, Türkiye siyasi tarihinde önemli bir kırılma noktası olduğu hatırlatıldı. Açıklamada, o dönemde devrimci gençlik hareketinin yükselişine karşı baskı politikalarının yoğunlaştığına dikkat çekildi.

“Kızıldere bir dayanışma simgesidir”

Kızıldere’nin sadece bir katliamın adı olmadığını, bu ülkenin tam bağımsızlık, barış, demokrasi ve kardeşlik umudunu savunmak olduğunu söyleyen Şimşek, “Onları bugün anmak, geçmişte kalmış tarihi bir olayı hatırlamak değil bugünün devrimciliğini tartışmaktır. Onların nezdinde bütün 68 devrimciliğinin bize bıraktığı devrimci mesajı ve görkemli tarihi anlamaktır. "Biz buraya dönmeye değil, ölmeye geldik" diyerek yükselen o ses; bencilliğe karşı dayanışmanın, korkuya karşı cesaretin tarihsel yankısıdır. Onlar, 68 devrimci hareketinin devrimcileri, bizlere devrimci dayanışmanın, her şart ve koşulda emperyalizme ve faşizme direnebileceğinin ve asla teslim olmamanın devrimci mirasını bıraktılar. Onları Kızıldere'ye götüren, idam sehpasındaki Deniz, Yusuf ve Hüseyin'i kurtarmak için gösterdikleri siper yoldaşlığı, devrimci dayanışmaydı. 12 Mart faşizminin ağır baskı koşullarında gözlerini kırpmadan Denizleri kurtarmak için harekete geçtiler. Onların bir köy evinde sarıldıklarında 'Teslim Olun' çağrılarına canları pahasına verdikleri direniş cevabı; bizlere yıllardır baskı politikaları ile ülke halklarını, demokrasi güçlerini susturmaya çalışan bugünün iktidarına karşı direnme azmimizin sırrıdır. Bu cevap mücadelemize ışık tutuyor. Mahir Çayan'ın 'Biz buraya dönmeye değil, ölmeye geldik!' sözleri faşizme karşı direniş parolasıdır” dedi.

Erdemli’de gurur dolu vatan borcu uğurlaması
Erdemli’de gurur dolu vatan borcu uğurlaması
İçeriği Görüntüle

Günümüz mücadelelerine yapılan vurgu

Dernek açıklamasında, Kızıldere’nin mirasının yalnızca geçmişte kalmadığı, günümüzde de çeşitli toplumsal mücadelelerde kendini gösterdiği belirtildi. Ekonomik zorluklar, adalet talepleri ve özgürlük arayışlarının arttığı bir dönemde, 68 kuşağının dayanışma ruhuna olan ihtiyacın daha da belirgin hale geldiği ifade edildi.

Kadın hareketlerinden işçi direnişlerine, gençlik mücadelesinden yoksulluk karşıtı eylemlere kadar birçok alanda Kızıldere’nin yol gösterici olduğu vurgulandı. Açıklamada, halkın “geçinemiyoruz” diye yükselen sesinin de bu tarihsel birikimin devamı olduğu dile getirildi.

“Unutmadık, unutturmayacağız” mesajı

Şimşek: “Mahirlerin, Denizlerin ve İbrahimlerin bıraktığı miras; bugün halkın ekmeğini, özgürlüğünü ve geleceğini savunma kararlılığıdır. Bizler, o günün tanıkları ve bugünün takipçileri olarak; baskılara, yoksulluğa ve her türlü haksızlığa karşı, tek bir ağaç gibi hür ve bir orman gibi kardeşçe" yaşama idealinden asla vazgeçmeyeceğiz. 68'liler Derneği olarak bir kez daha haykırıyoruz:

Kızıldere de yitirdiğimiz on karanfili; Mahir Çayan'ı, Cihan Alptekin'i, Ömer Ayna'yı, Saffet Alp'i, Sinan Kazım Özüdoğru'yu, Hüdai Arıkan'ı, Ertan Saruhan'ı, Sabahattin Kurt'u, Nihat Yılmaz'ı ve Ahmet Atasoy'u unutmadık, unutturmayacağız” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Kaynak: Hülya Uygur