Mersin’de bir emekli polis olan Halil Öz’ün yıllar önce başlattığı “Bir Veren Var” iyilik hareketi, bugün Türkiye’nin dört bir yanına yayılan güçlü bir dayanışma ağına dönüşmüş durumda. “Bir veren var, Bir giden var, Bir gülen var, Bir gören var” mottosuyla büyüyen bu gönüllü oluşum, ihtiyaç sahiplerine umut olmaya devam ediyor. Son olarak 72 yıldır zorlu yaşam mücadelesi veren Fadime teyzenin hayatına dokunan ekip, temin ettikleri akülü sandalye ile onun yeniden hayata karışmasına vesile oldu. Bu dokunuş, sadece bir yardım değil, aynı zamanda yılların yalnızlığına uzanan bir el oldu.
Halil Öz’ün Mersin’de küçük bir adımla başlattığı gönüllü çalışmalar, aradan geçen 12 yılda büyük bir dayanışma ağına dönüştü. “Tohum Toprağa, Engelliler Topluma Emanettir” anlayışıyla hareket eden ekip, bugüne kadar binlerce ihtiyaç sahibine ulaştı. Yardımlar yalnızca maddi destekle sınırlı kalmadı; insanların hayatına dokunan, onları yeniden sosyal hayata kazandıran projeler de hayata geçirildi.
Bu süreçte yurt dışından destek veren gönüllüler de hareketin büyümesinde önemli rol oynadı. Özellikle Avrupa’da yaşayan hayırseverlerin katkılarıyla daha fazla kişiye ulaşma imkânı doğdu. Her geçen gün büyüyen bu dayanışma zinciri, toplumda yardımlaşmanın hâlâ güçlü bir değer olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
Fadime teyzenin 72 yıllık zorlu yaşam mücadelesi
Fadime teyzenin hikâyesi, yokluk ve yalnızlıkla geçen bir ömrün sessiz tanıklığını taşıyor. Doğuştan bacakları kısa olarak dünyaya gelen Fadime teyze, hayatını sürünerek geçirmek zorunda kaldı. Babasını hiç tanımayan Fadime teyze, tam 50 yıl boyunca annesiyle birlikte hayata tutundu. Annesi onu bir an bile yalnız bırakmadı; ancak bu birliktelik annenin vefatıyla son buldu. Yaklaşık 20 yıl önce annesini kaybeden Fadime teyze, o günden sonra tek başına yaşam mücadelesi vermeye başladı. Günlerini küçük bir odada, çoğu zaman gözyaşları içinde geçirdi. Zaten zor olan yaşamı, sol bacağının kesilmesiyle daha da ağırlaştı. Hareket kabiliyeti iyice kısıtlanan Fadime teyze için dış dünya adeta ulaşılmaz bir yer haline geldi.
Akülü sandalye ile gelen yeni bir hayat
Fadime teyzenin akülü sandalye ihtiyacının öğrenilmesi üzerine “Bir Veren Var” gönüllüleri hızla harekete geçti. Kısa sürede temin edilen akülü sandalye, ekip tarafından kendisine sürpriz bir ziyaretle teslim edildi. Bu an, sadece bir yardımın değil, aynı zamanda bir hayatın değişiminin başlangıcı oldu. Akülü sandalyesine kavuşan Fadime teyze artık istediği zaman dışarı çıkabilecek, yıllardır sadece pencereden izlediği hayatın içine karışabilecek. Baharın gelişini uzaktan izlemek yerine hissedebilecek, belki de küçük bir uğur böceği ya da kelebeği gülümseyerek uğurlayacak. Bu değişim, onun için sadece fiziksel değil, duygusal bir özgürlüğü de beraberinde getirdi.
Dayanışmanın sessiz kahramanları
Bu anlamlı yardımın gerçekleşmesinde birçok gönüllünün katkısı bulunuyor. Avusturya’dan Canan Hanım, Almanya’dan Candan Hanım ve sürecin her aşamasında destek olan Murat Sarıkaya, bu iyilik zincirinin önemli halkaları arasında yer aldı. İsmi anılmayan birçok gönüllü de bu sürecin görünmeyen kahramanları olarak dikkat çekti.
“Bir Veren Var” hareketi, küçük bir dokunuşun bile bir insanın hayatını nasıl değiştirebileceğini bir kez daha gösterdi. Fadime teyzenin yüzündeki tebessüm, bu dayanışmanın en somut ve en anlamlı sonucu olarak hafızalara kazındı.




