köyde huzuru ve rahatlığı bulursun. Art niyetin hakim olmadığı, yardımlaşmanın, paylaşmanın, saygı ve sevginin hayat felsefesi olduğu yerlerdir bizim köylerimiz. Türkiye'nin gerçek sahibi ve efendisi, hakiki üretici olan köylüdür. O halde, herkesten daha çok refah, mutluluk ve servete hak kazanmış olan köylüdür. Unutmayın ki kentlerin surları köy evlerinin yıkıntılarıyla yapılır. Köylü başka bir yere gitmeyi düşünmeden, bulunduğu yeri daha yaşanır yapmaya çalışır. Zenginsiz de yeşerir toprak, ağaçlar meyve verir; ama köylüsüz toprak çöle döner. Köylü kadını bir şehirli hanım gibi yurtseverlik edebiyatını bilmez. Fakat yurtseverliğin ta kendisidir. Köylü özgür bir insandır. Yılda beş ay çalışan ve işini kendisi seçen kişidir.
Köylü milleti yiğittir. Yeter ki sırtını dayayacak bir şey bulsun, çavdar sapı da olsa olur. Köyde yaşa, ömrüne ömür kat, şehirde yaşa stresine stres kat. Köy yaşamı her insana huzur verir almasını bilirsen.
Köylülerin yaşı belli olmaz. Orta yaşlı dediğin köylü senden küçük çıkar. Bir kere, küçük yazdırmışlardır nüfusa; askere geç gitsin diye. Sonra derdi çoktur bunların. Halkımızın yüzde sekseninin köylü, köylünün de yurdun efendisi olduğunu ilkokulda ezberledim ben. Bir köylü toprak gibi ağırdır, gösterişsizdir
Nüfusun çoğu yaşamlarını küçük toprakları ekerek kazanır. Yaşam koşulları zorlaştıkça çok sayıda köylü, teşvik yoluyla kırsal bölgelerden, kentsel alanlara taşındılar. Yapılması gereken sadece sözde değil, gerçekten alçakgönüllü olmak, köylü kardeşlerimizi bağrımıza basmaktır. Köy hayatını, köyde yaşamanın mutluluğunu hiç köy görmemiş birine anlatmak çok zordur. Uzun lafın kısası BEN KÖYLÜYÜM SEVDİĞİM. Selam ve Saygılarımla.