KESK Mersin Şubeler Platformu, TÜİK’in gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle eleştirilen enflasyon verileri, artan dolaylı vergiler ve emek karşıtı, sermaye yanlısı ekonomi politikalarına karşı tepkisini dile getirmek amacıyla Maliye Ana Hizmet Binası önünde basın açıklaması yaptı. Platform adına açıklamayı Doğan Yarlıgaş okudu. Açıklamada 2025 yılının emekçiler açısından “zam fırtınası ve yoksullaşma yılı” olduğu vurgulandı.
“2025 Emekçiler İçin Bir Kabus Yılı Oldu”
Doğan Yarlıgaş, 4 milyon kamu emekçisi ve 2,5 milyon kamu emeklisinin yıllardır sürdürülen yoksullaştırma politikalarının bedelini ödediğini belirterek, maaşların her ay eridiğini, yoksulluğun ise giderek derinleştiğini söyledi.
“2025 yılı asgari ücretlisinden emeklisine, işçisinden kamu emekçisine kadar emeğiyle geçinen milyonlar için adeta bir kabus yılı oldu” diyen Yarlıgaş, maaş artışlarının hayat pahalılığı karşısında hızla anlamını yitirdiğini ifade etti.

“TÜİK’in Enflasyonu mu, Sizin Yaşadığınız Hayat mı Gerçek?”
TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarının halkın yaşadığı gerçeklerle örtüşmediğini vurgulayan Yarlıgaş, maaş artışlarının bu “suni veriler” esas alınarak belirlendiğini söyledi.
TÜİK’in 2025 yılı için yıllık enflasyonu yüzde 30,89 olarak açıkladığını hatırlatan Yarlıgaş, bağımsız iktisatçılardan oluşan Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) ise yıllık enflasyonu yüzde 56,14 olarak hesapladığını belirtti.
“Buradan soruyoruz” diyen Yarlıgaş, “TÜİK’in enflasyonu mu gerçek, yoksa sizin pazarda, mutfakta yaşadığınız hayat pahalılığı mı?” ifadelerini kullandı.
Asgari Ücret Açlık Sınırının Altında Kaldı
Açıklamada, asgari ücret artışının dahi TÜİK’in açıkladığı enflasyonun altında kaldığına dikkat çekildi. 2025 yılı asgari ücretinin yüzde 27 oranında artırıldığını hatırlatan Yarlıgaş, buna karşın ücretin açlık sınırının altında tutulduğunu söyledi.
“TÜİK’in kendi verileri esas alınmış olsaydı bugün asgari ücretin 28 bin 931 TL olması gerekiyordu” diyen Yarlıgaş, her asgari ücretlinin aylık 569 TL, yıllık ise yaklaşık 2 aylık ücretinin gasp edildiğini ifade etti.

Kamu Emekçileri ve Emekliler Yılbaşına Eksiyle Girdi
TÜİK verilerine göre SGK ve BAĞ-KUR emeklilerinin maaşlarının sadece yüzde 12,19 artacağını belirten Yarlıgaş, kamu emekçileri ve emeklilerinin ise enflasyon farkı ve toplu sözleşme artışıyla birlikte ortalama yüzde 17,48 zam alacağını söyledi.
Ancak bu artışın, geçmiş altı ayın kayıplarını telafi etmediğini vurgulayan Yarlıgaş, “Gerçekte 2026 yılına ortalama yüzde 12,5’lik bir maaş artışıyla başlıyoruz” dedi.
Yarlıgaş, yılbaşından itibaren temel harcamalara gelen zamları da şöyle sıraladı: “Toplu taşıma yüzde 35, sağlıkta katkı payları ve muayene ücretleri yüzde 30, köprü ve otoyol geçişleri yüzde 22, MTV ve damga vergisi yüzde 19, kira artış oranı yüzde 34,88”
Sözlerine devam eden Yarlıgaş, 55 bin TL maaş alan ve 25 bin TL kira ödeyen bir kamu emekçisinin, zam sonrası maaş artışının neredeyse tamamının kiraya gideceğine dikkat çekti.
Ekmek, Altın ve Alım Gücü Geriledi
“Büyüme nutukları atıldı ama büyüyen sadece sermaye oldu” diyen Yarlıgaş, emekçilerin yoksullaştığını söyleyerek, son bir yılda en düşük memur maaşıyla alınabilen ekmek sayısının azaldığını, son 10 yılda ise memurların en az 11 çeyrek altın kaybettiği vurguladı.
“Kaynak Var Ama Emekçiye Yok”
2026 bütçesine de değinen Yarlıgaş, kaynakların emekçilere değil sermayeye aktarıldığını savunarak, “Saray ise dakikada 1,5 asgari ücret harcıyor. Bütçeye göre her dakikada; 186 asgari ücret faize, 145 asgari ücret savunma ve güvenliğe, 50 asgari ücret sermaye teşviklerine, 19 asgari ücret Hazine garantileriyle müteahhitlere aktarılıyor” şeklinde konuştu.





