Hayatta kalıcı bir miras bırakmak için İyilik yapın. Tüm dünyayı esir alan kapitalizm ve bencillik iyiliği yeniden keşfediyor. Gelişen iletişim teknolojileriyle tüm kültürleri yozlaştıran, dizilerle yaşamları tek tipleştiren, estetik ve moda ile benzerler oluşturan, kendi kokusunu unutan insanın kendine yabancılaşmasını yaygınlaştıran, paraya tapan sistem insanı taşıyamıyor artık.

İdeolojilerle insanı yok eden anlayışlar paraya tapma ile birleşti ve iyilik günlük hayatın dışına atıldı. Dilenciye para vermek veya sonsuz alışverişten arta kalan istemediğin eşyaları dağıtmak iyilik değildir. Baştan savmacı bir suçluluk duygusu tatminidir. Paranın esiri olan insan idealden koptu. Hiçbir ideale bağlanmayan insanın boşlukta başıboş dolaşan bir gezegene dönüşmesi sonucu insanların yaşamı felaket senaryolarına dönüştü.

Masalı, ağacı, çiçeği, kırları, dağları olmayan çocukluk....

Düşleri, platonik sevdaları, idealleri, geçmişi olmayan gençlik....

Çocukların aileye, ailenin çocuklarına yabancılaşması...Masal anlatmayan, mis kokulu kurabiyeler, börekler pişirmeyen anneanneler babaanneler.... Aile gelenekleri, yemekleri olmayan, ritüelleri kaybolmuş "dizi film" tadında hayatlar.... Her aile soy ağacına, tarihe, geçmişe, sorunlara ve güzel günlere sahiptir. Bunları anlatmazsanız kimse geçmişini bilmez. Nereden geldiğini bilmeyen genç ve çocuğun yetişkinlerden öğrendiği "güç ve para" balyozu!

Herkesi değerlendirdikleri kriter sadece bu ....Oysa eskiden namuslu ve saygılı diye bir erkek damat alınırdı, terbiyeli diye gelin alınırdı, aileler değerleriyle övünürdü. Aile değerleri öğretmeyi bırakınca yoksul eğitim sistemi zaten yetersizdi.

Toplum değerlerinden kopunca kültür ölüme yattı.

İyilik üstüne söylenmiş çok sözümüz vardır. Eski yüzyıllardan başlayarak her yüzyılda okuduğum seyahatname ve anılarda Türkler için hep" yardımsever, misafirperver, iyi, kibar" değerlendirmesi vardı. Milli kimlik ve kültürden koparak karışık insanlar çoğaldı.Bu iyiliğe de yansıdı. İyilik yapana "senin ne çıkarın var", iyilik yapma teklifine "benim ne çıkarım var" sorusu hakim oldu. İyiliğe gönüllü olmayan insanlar televizyonda görünmek için, "desinler" ahlakıyla görüntüyü kurtarıyor. Ama toplumsal iyileşme, gelişme ya da iyilik hareketine katılmıyor. Sevgiyle Kalın. Esenlikte Yaşayın.