Uzmanlara göre, yaşama ve ölüm içgüdüleri devamlı olarak birbirleriyle savaşırlar. "İnsan ölüm ve yaşam içgüdülerinin birbirlerine karşı savaştıkları bir alandan öte bir şey değildir." Bu iki farklı içgüdü her insanda bulunur.Ölüm içgüdüsünün en önemli türevi saldırganlık içgüdüsüdür. Çoğu insanda bu içgüdü yaşam içgüdüsü tarafından engellenir. Bu iki içgüdü birbiri tarafından engellendiği gibi, birbirlerinin yerine de geçebilirler. Sevgi nefretin, nefret sevginin yerini alabilir. Kişi sevdiği şeyden nefret edebilir. Onu özdeşleştirdiği için kendini yokederek onu da yokedeceğine inanır.Bütün canlılar, yaşamını devam ettirme çabası içindedir. Bu, öylesine derinlere işlemiş bir dürtüdür ki, en karmaşık toplumları da inşa etsek, her birimiz hayata tutunmak için mücadele veririz.
Ruhsal bozukluğu olan hastalarda kendi canlarına kıyma olaylarına oldukça sık rastlanır. Bu verilerden hareket eden psikiyatristler her intihar olayına bir akıl hastalığı damgası vurmak ve sorunu akıl hastanelerinin içerisinde halletme eğiliminde olmuşlardır. Oysa, istatistikler delilikle intihar arasında zorunlu bir bağ olmadığını, ikisinin de frekanslarının hiç uyuşmayan değişiklikler gösterdiğini ortaya çıkarmıştır. Bazı akıl hastalarının bilinçsizce canlarına kıymalarını intihar olarak ele alamayacağımız gerçeği bir yana; günlük hayatta normal olarak kabul edilen kişilerin intihar oranları yanında, akıl hastalarının sözde intihar oranı önemsenmeyecek kadar küçük bir yüzde teşkil etmektedir.
Bir kişi, yaşamındaki olumsuzlukları değiştirebilmek ve hayatını yoluna sokabilmek için basit bir hırsızlıktan tutun da, büyük bir cinayet senaryosuna kadar her türlü çabayı gösterebilir. Ancak herkes, verdiği çabadan tatmin olmaz. Kimisi pes eder. Kimisi dayanamaz. Kimisi başka bir çıkar yol bulamaz. Ve hayatlarını sürdürmeyi, hayatta kalma mücadelesine tercih ederler. Kimisi ise tamamen bireysel ve öznel olarak anlaşılır nedenlerle ölümü seçer. Ama sebebi ve mantığı ne olursa olsun, bir bireyin kendi canını almasına intihar denir. İntihar eden bir kişi, yaşamını devam ettirmek amacıyla yapması gereken tüm mücadele yollarını bırakmış ve hayatından vazgeçmiştir. İntihar eden bir kişi, bir hırsız veya katilin olumsuzluklara karşı verdiği mücadele yollarından vazgeçip, kendi yaşamına karşı bir eyleme girmiştir. Sevgiyle Kalın. Esenlikte Yaşayın. Mustafa Mızrak / Gazeteci / Yazar