Mersin’de diyetisyenlik yapan Anıl Kaya, Ramazan ayında beslenme düzenine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ramazan boyunca en belirgin etkinin vücutta su kaybı ve kan şekeri seviyesinin düşmesi olduğunu belirten Kaya, iftar ile sahur arasında yeterli sıvı alımının önemine dikkat çekti. Diyetisyen Kaya “Bu süreçte sağlığımızı korumak için iftar ve sahur arasında, kişiye göre değişmekle beraber, 1,5–3 litre arası su içmenizi tavsiye ederiz. Kan şekeri seviyesinin stabil seyretmesi için öğünlerde protein, yağ ve karbonhidrat dengesini iyi ayarlamalıyız. Daha uzun süre açlığa dayanmamızı sağlayan kompleks karbonhidratlar olan tam buğday ekmeği ve bulgurlu ürünleri öneririm. İftar ile sahur arasında bir ara öğün yapılabilir ve mutlaka bir bardak süt ürünü tüketilmesini tavsiye ederim.”
Kaya: "Beş dakika kadar bekledikten sonra yemeğe geçilebilir"
İftarın su ve hurma ile açılmasının ardından kısa bir süre beklenmesi gerektiğini ifade eden Kaya, bu yöntemin aşırı yeme davranışını azaltmaya yardımcı olduğunu söyledi. Kaya“İftarımızı açarken ilk etapta bir bardak su ve yanına bir hurma ile açmanızı tavsiye ederim. Beş dakika kadar bekledikten sonra yemeğe geçilebilir. Bu noktada çok fazla yemek yememiz engellenebilir ve bağırsak sağlığımız açısından çorba ile devam edilebilir. Sonrasında ana yemek ve eşlikçiler tercih edilebilir, doyunca yemek bırakılmalıdır.” Sahurda tok tutan besinlerin tercih edilmesi gerektiğini belirten Kaya, tuzlu gıdalardan kaçınılması gerektiğini vurguladı. Sahurda yemek açısından dengenin sağlanması gerektiğini vurgulayan Kaya “Daha uzun süre tok tutması açısından haşlanmış yumurta, lor peyniri ve tam buğday ekmeğine yer verilmeli. Bol tuzlu ürünlerden kaçınılmalı. Burada önemli olan denge; her zaman aynı tempoda dikkat edemeyebiliriz” dedi.

"Sucuk tüketimi hafta da 2 ile sınırlandırılabilir"
Oruç açarken ilk tercihin su olması gerektiğini dile getiren Kaya, bunun sindirim sisteminin daha rahat çalışmasına katkı sağladığını belirtti. Kaya “Uzun süre besin girmeyen vücudun sindirim sisteminin çalışması ve hazımsızlık olmaması açısından su önemlidir. Daha sonra beş dakika beklenip çorbaya geçilebilir. Bu tüketim kontrolsüz yemek yeme davranışımızın önüne geçmesi açısından önemlidir” dedi. Sahurda çok yemek yemenin açlığı tamamen önlemeyeceğini de ifade eden Kaya, bunun yaygın bir inanış olduğuna dikkat çekti. Kaya bu inanış hakkında ” Bu doğru değildir. Kişiden kişiye değişmekle beraber vücudumuzda belirli bir besin depoları vardır. Bu besin depoları yediğimiz yemek sindirilip yetersiz kaldığı noktada bile depolar parçalanıp vücudun enerji ihtiyacı karşılanabilmektedir. Kişinin sağlık proplemi yok ise bu durum fizyolojik bir durumdan çıkıp bir inanış biçiminde olmaktadır. Sahurda yemeği normal şekilde tüketmeliyiz bu ramazanın yaz ayına denk gelmemesi sebebiyle uzun süren bir açlık ve susuzluk söz konusu değildir” ifadelerine yer verdi. Ramazan’da sık yapılan beslenme hatalarına da değinen Kaya, özellikle kontrolsüz yemek yeme ve tatlı tüketiminin sınırlandırılması gerektiğini söyledi. Diyetisyen Kaya “En sık yapılan hatalardan biri iftarda karnımız doysada yemeğe devam etmek. Bu davranıştan doyma sinyali geldiğinde yemeği bırakarak kaçınabiliriz. Diğer bir hata da iftarla sahur arasında sık sık tatlı tüketmek ve her gün tatlı tüketimini artırmak. Tatlı kullanımını haftada 2-3 ile sınırlandırabiliriz. Tatlı olarak sütlü tatlılar daha sık tercih edilebilir ve tatlı tüketmediğimiz günlerde onun yerine meyve veya süt ürünlerini tercih edebiliriz. Yapılan bir farklı hata da sahurda yoğun beyaz un ve ekmek tüketimi. Ayrıca bol tuzlu zeytin ve sucuk vb. tüketimi de en yaygın hatalardan birisi. Beyaz ekmek tüketimi haftada 2 ile sınırlı tutulabilir. Zeytin az tuzlu tercih edilebilir ve sucuk tüketimi yine haftada 2 ile sınırlandırılabilir” dedi.

İftarda hızlı yemek yemenin şişkinlik ve hazımsızlığa yol açabileceğini belirten Kaya, yemeklerin yavaş tüketilmesini önerdi. Kaya “Su ile başlayıp beş dakika bekleyebiliriz. Daha sonra besinleri iyi çiğneyerek ve daha yavaş tüketmeliyiz. Yemek yedikten sonra hemen uyumamalı, uzanılacaksa baş hafif dik pozisyonda olmalıdır" dedi. Ramazan ayında oruç tutanların sağlıklı ve dengeli beslenmeleri konusunda genel bir değerlendirmede bulunan Kaya şu ifadelere de yer verdi: “Günlük gereksinimi kadar uyumalarını tavsiye ederim. Uyku açısından da 7-9 saat arası uyku hem acıkmalarının önüne geçecektir hem de vücudun normal enerji devamlılığını sağlayacaktır. Hareket noktasında da düzenli beslendikten sonra günlük işlerini yerine getirebilirler. Spor yapan bireyler ise iftardan 1 saat önce veya iftardan 2 saat sonra spor yapabilirler. Ramazan ayında doğru bir planlama ile hayatımıza olduğu gibi devam edebiliriz” diye önerilerde bulundu.




