Karşımızdakini anlamak doğaya ve diğer canlılara karşı duyarlı olmak ciddi sağlık göstergelerinden birisidir. Diğerlerinin o an ne hissettiği veya düşündüğünü, kendi duygu ve düşüncelerinden bağımsız olarak anlayabilme kapasitesidir. Doğayı ve insanları sevmek empati yapmanın ana temelidir. Empati, sevgiye dayalıdır; diğer kişinin ve doğanın hatta tüm canlıların içinde bulunduğu durumu veya duygusunu tahmin etmek veya anlamaya çalışmaktır.

Tüm Dünya çok sancılı bir süreç geçiriyor. Sanki içinde biriken tüm kiri kusmak istiyor ya da yepyeni bir güzelliği doğurmak istiyor doğa. Nasıl yorumlamak isterseniz o şekilde olsun. Ancak yepyeni bir yaşamı doğurmak üzere olduğunu seziyor gibiyim., Uçmalarına alan bırakmadığımız kuşlara, akmasına özgürce izin vermediğimiz nehirlerimize, içini doldurup onlarca canlı organizmanın düzenini bozduğumuz denizlere... Bulutları dahi yararcasına yükselen beton yığınlarına.

Yıllarca en büyük yatırımların taşa, betona yapılmasındansa eğitim ve sağlık hizmetlerine yapılmasını savundum. Avrupa "param var huzurum var" rahatlığında, Amerika desen ona keza. Türkiye neyine güvendi dersek "bana bir şey olmaz" cümlesiyle var olmuş şişirilmiş egosuna diye yorumlayabilirim. Bizi bugünlerde besleyecek olan eğitim disiplini olmalıydı. Eğitim ve sağlık disiplini güçlü olan ülkeler zorlukları daha kolay atlatıyor tüm zor zamanlarda.

Doğanın tahrip edilmesi dünyayı tehdit eden en büyük sorunların başında geliyor. Hızla gelişen sanayileşme faaliyetleri, doğal kaynakların bilinçsizce kullanılması ve daha birçok neden bu tahribatı daha da hızlandırıyor. Sadece maddenin gerçekliğine dayanan materyalizm anlayışıyla hareket edilirse geldiğimiz bu durumdan rahatsız olmanın mantığı yoktur. Kapitalizm bataklığına elini, kolunu kaptıranlar ise dışa bağımlılığın getirisiyle stok biter kaygısıyla marketlere akın ediyor şimdilerde. Oysa üreten her toplumun olası felaketlerde herkese yetecek kadar erzakı olur. Olmalıdır da. Her zaman kasasında birikmişi olur, olmalıdır da.

Kapital düzen insanları doğadan uzaklaştırdı. Şehirlere tutsak etti. Göçlere mahkum etti. Şehirlere yapacağımız yatırımı köylere yapsaydık sonuç böyle olmayacaktı. Üretseydik, eğitilseydik akıbetimiz asla böyle olmayacaktı. Makam ve mevki, para ve şan bu kadar önemli değilmiş örenmiş olduk. Önemli olan sevdiklerimize sevgiyle özgürce sarılabilmek. Doğa büyük bir intikam alıyor Dünya'dan. Ondan çaldıklarımızı bize gösteriyor. Doğal yaşamın hayatını çaldık. Hayatımızı çalıyor. Doğa'nın ışığını çaldık, ışığımızı çalıyor. Doğa'nın özgürlüğünü çaldık, özgürlüğümüzü çalıyor ve yaşam yeniden şekilleniyor şimdilerde.

Sevgi Sabırlıdır, Sevgi Şefkatlidir. Sevgi Kıskanmaz, Övünmez, Böbürlenmez. Sevgi Kaba Davranmaz. Mustafa Mızrak / Gazeteci / Yazar