Ruhsal olarak sağlıklı olan kişiler, yanlış veya hata yaptıklarında asla umutsuzluğa kapılmaz, aksine yaptığı hatadan ders çıkarır ve eksiklerini görmeye çalışarak olumlu tarafından bakmaya çalışır. Psikolojisi düzgün olan insanlar nasıl olur sorusunun cevabını kesinlikle umutsuzluğa kapılmamalarından ve her durumda bir planları olduğundan kolayca onları tanıyabiliriz. Karar vermede zorluk yaşamayan bu kişiler ayrıca olumlu ve olumsuz her türlü eleştiriye açık olurlar. Tepkileri sabittir. Bir olaya aşırı sevinip ya da aşırı üzüntü göstererek aşırı tepki göstermezler. Daha sabit ve sakindirler. Ya da herhangi bir olay karşısında kolayca öfkelenmek yerine uygun bir dil ile sorunu dile getirirler. Hayal Kırıklıkları İle Yüzleşip Duygu Ve Düşüncelerinde Tutarlı Davranırlar.

Hayatla barışık olan ruh sağlığı rahatsız olmayan kişiler, genellikle samimi ve içtendir. İnsan yaşadığı kötü ve olumsuz olaylardan etkilenip ruh sağlığını bozma eğilimine sahip bir varlıktır. Ancak bazı güçlü ve sağlam kişilikleri olan insanlar var ki, bu tür olumsuz durumlardan en az hasarla ya da etkilenmeden kurtulabilir. Bu gibi kişiler psikolojisi düzgün insan nasıl olur sorusunu akla getirir. Normal kişilere kıyasla daha dirençli olan bu kişiler genellikle kendilerini geliştirmiş kişilerdir. Kolay pes etmezler. Yaşadıkları olaylardan kötü etkilenmek yerine ders çıkararak tecrübe edinir. Elbette her insanın kişiliği ve yapısı aynı olması beklenemez. Ancak duygularını, iradesini, öfkesini kontrol altında tutabilir ve daha dirayetli bir insan haline gelebilir. Yeni Bir Ortama Uyum Sağlama Güçlü ve dirençli olup olaylardan etkilenmeyen psikolojisi düzgün olan insanlar nasıl olur diye baktığımızda, bu kişiler girdikleri yeni bir ortama kolayca adapte olabilirler. Araştırmalar, dua, ibadet, meditasyon gibi aktiviteleri düzenli olarak gerçekleştiren insanlarda psikolojik rahatsızlıklara daha nadir rastlandığını göstermektedir. Barışı, sade bir şekilde kişinin ya da toplumun çevresiyle iyi uyum içerisinde olup diğerini rahatsız etmeden yaşamını sürdürmesi şeklinde tarif etmek mümkündür. Diğer yandan bir olayı, olguyu, görüş ve düşünceyi anlayabilmek, ancak bütünü oluşturan temel kavramların iyice bilinmesi ve anlaşılmasıyla mümkündür. Kavramlar, bir konunun anlaşılması noktasında anahtar rolünü teşkil etmektedir. Kavramların, kelimelerin eksik ya da yanlış anlaşılması, o meselenin bütününün eksik ya da yanlış anlaşılmasına sebebiyet vermektedir. Sevgiyle Kalın. Esenlikte Yaşayın. Mustafa Mızrak / Gazeteci / Yazar