Büro Emekçileri Sendikası (BES) Mersin Şubesi, 2027 yılı bütçesine yönelik basın açıklaması yaptı. Şube adına açıklamayı okuyan BES Şube Başkanı Doğan Yarlığaş, bütçenin emekçilerin ve dar gelirli kesimlerin yükünü artıracağını belirterek, kamu kaynaklarının sermayeye aktarılmasına tepki gösterdi. Yarlığaş, emekçilerin, emeklilerin ve yoksulların ihtiyaçlarını esas alan demokratik bir bütçe hazırlanması çağrısında bulundu.
Açıklamada, 2027 yılı bütçesinde faiz giderlerine ayrılan kaynağın sosyal yardım ve destekler için ayrılan tutarı katbekat aştığına dikkat çekilerek, bütçenin bir refah bütçesi olmadığı savunuldu.
“Bütçe, emekçiden sermayeye servet transferidir”
2027 yılı bütçesinin emekçiler açısından yeni bir kemer sıkma döneminin habercisi olduğunu ifade eden Yarlığaş, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “İktidar, bir kez daha emekçilere ve yoksullara ‘Biraz daha sabredin, bu yıl olmazsa sonraki yıllarda ekonomiyi düzelteceğiz ve refahınız artacak’ güzellemesi eşliğinde 2027 yılı bütçesini ve sonraki iki yılın tahmini bütçelerini Meclise sunmuş bulunmaktadır. 2027 yılı bütçesi için 27 trilyon 276 milyar liralık gider öngörülürken faiz giderlerine yaklaşık 3,98 trilyon lira ayrılmıştır. Sosyal güvenlik ve sosyal yardımlar için ayrılan kaynakların bu tutarın çok gerisinde kalması, bütçenin gerçek niteliğini ortaya koymaktadır. Diğer kalemlere bakmadan bile 2027 yılı bütçesinin bir refah bütçesi değil, alt sınıflardan üst sınıflara tarihi bir servet transferi belgesi olduğu görülmektedir. Hazırlanan bu bütçe, başta biz kamu emekçileri olmak üzere toplumun dar ve sabit gelirli kesimleri için sıkı para politikasının devam edeceğinin ve yoksulluğa sabretmelerinin yeniden isteneceğinin; sermaye ve servet sahiplerine ise bütçe kaynaklarının bol keseden aktarılacağının ilanıdır.”
“Vergi yükü emekçinin sırtında”
Bütçe gelirlerinin büyük bölümünün vergilerden karşılanmasının öngörüldüğünü belirten Yarlığaş, vergi yükünün dağılımındaki adaletsizliğe dikkat çekti.
2027 yılı için 19,9 trilyon liralık vergi geliri hedeflendiğini aktaran Yarlığaş, dolaylı vergiler ile ücretlilerin maaşlarından kesilen gelir vergisinin toplam vergi gelirlerinin yaklaşık yüzde 73’ünü oluşturduğunu belirterek, “Toplanması hedeflenen 5,5 trilyon liralık gelir vergisinin yüzde 93’ü, yaklaşık 5,2 trilyon lira, doğrudan işçi, memur ve ücretli çalışanların aylık bordrolarından, daha maaş cebe girmeden kesilecektir” dedi.
Yarlığaş, bütçe açığının kapatılması için emekçilerin ve yurttaşların gelirlerine yönelindiğini savunarak, sermayeye vergi indirimleri, doğrudan destekler ve kamu-özel işbirliği projeleri kapsamında önemli kaynaklar aktarıldığını ifade etti.
“Fon vurgununun faturası halka çıkarılmamalı”
Açıklamada, sermayeye sağlanan teşviklerin yanı sıra finansal piyasalarda yaşanan gelişmelere de değinildi. Yarlığaş, 18 milyar dolar tutarındaki fon kaybına ilişkin iddiaların sorumlularının hesap vermesi gerektiğini belirterek, bu kayıpların faturasının kamu bütçesine ve emekçilere yüklenmesine karşı çıktı.
Yarlığaş, “Sermayeye vergi afları, teşvikler ve garantili ödemeler yağdırılırken kamu emekçisine tasarruf tedbirleri, sefalet ücretleri ve vergi dilimi soygunu dayatılmaktadır. Bu, açıkça sermayenin yağmasını, talanını emekçi yoksul halkın sırtından aklama bütçesidir. Ve biz bu talana, bu yağmaya hayır diyoruz! Bu vurgunun sorumluları derhal istifa etmelidir” ifadelerini kullandı.
Kamu hizmetlerine ayrılan payın azaldığını ve savunma ile güvenlik harcamalarının arttığını da savunan Yarlığaş, bütçenin emekçilerin ihtiyaçları yerine güvenlik politikalarına ve sermayenin çıkarlarına öncelik verdiğini dile getirdi.
Kamu emekçilerinin ücret kayıplarına dikkat çekti
Kamu emekçileri ve emeklilerinin toplu sözleşme zamları ile enflasyon hedefleri nedeniyle gelir kaybına uğradığını belirten Yarlığaş, 2026 yılı için kaybın yüzde 13,11'e ulaştığını, 2027 yılı için öngörülen yüzde 21'lik enflasyona karşılık toplu sözleşme artışının kümülatif yüzde 9,2 seviyesinde kalmasının beklendiğini ifade etti.
Yarlığaş, “Eğer bir an önce toplu sözleşme farkları ek zamla telafi edilmezse hükümetin bu hedef enflasyon oyunu nedeniyle kamu emekçileri ve kamu emeklilerinin 2027 yılı kaybı yüzde 11,8 olacak ve reel alım gücü düşecektir” dedi.
Toplu sözleşme süreçlerinde kamu emekçilerinin hak kayıplarının önlenemediğini savunan Yarlığaş, yetkili sendikalara da eleştiriler yöneltti. Sendikal örgütlenmenin önüne yeni barajlar getirilmesine karşı çıkan Yarlığaş, grevli toplu sözleşme hakkının güvence altına alınması gerektiğini vurguladı.
BES’in 10 maddelik talebi
BES Mersin Şubesi, açıklamasında emekçilerin ekonomik ve sosyal haklarının iyileştirilmesi için şu talepleri sıraladı: “Hedef enflasyon kayıplarının karşılanması: Toplu sözleşme artışı ile hedef enflasyon arasındaki 13,11 puanlık farkın ödenmesi ve acil ek zam yapılması. İnsanca yaşamaya yetecek ücret: En düşük memur maaşının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması ve ücretin tam sigortalı olması. Seyyanen zammın emekliliğe yansıtılması: İlave ödemelerin taban aylığa eklenmesi, 3600 ek gösterge sözünün tutulması ve adil bir ek gösterge sistemi oluşturulması. 5510 sayılı Kanun’un değiştirilmesi: Ekim 2008 sonrasında göreve başlayan kamu emekçilerinin hak kayıplarının giderilmesi. Adil vergi sistemi: Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınması; gelir vergisinin ilk diliminin yüzde 10'da sabitlenmesi ve temel ihtiyaçlar ile asgari ücret tutarının vergiden muaf tutulması. Kamusal hizmetlerin ücretsiz sunulması: Başta eğitim ve sağlık olmak üzere temel kamu hizmetlerinin nitelikli ve parasız olması. Zorunlu giderlerin karşılanması: Ulaşım, servis, sağlıklı yemek ve temiz içme suyunun kamu emekçilerine ücretsiz sağlanması. Lojman ve kira yardımı: Kamu lojmanlarının yeniden açılması ve özellikle büyükşehirlerde kira tazminatı ödenmesi. Ücretsiz kreş hizmeti: Kamu kurumlarında 24 saat hizmet veren ücretsiz kreşler ve bebek bakım odaları açılması. Grevli toplu sözleşme hakkı: Sendikal örgütlenmenin önündeki barajların kaldırılması ve grevli toplu sözleşme hakkının yasalaşması.”
“Demokratik bütçe için mücadele edeceğiz”
Bütçe hazırlık sürecinin emek örgütleri başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin katılımına açılması gerektiğini belirten Yarlığaş, emekçilerin taleplerini dikkate almayan bir bütçeyi kabul etmeyeceklerini ifade ederek açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bizler, geçmiş dönemlerde olduğu gibi, bizlere rağmen oluşturacağınız bir bütçeyi kabul etmeyeceğiz. Bütçe yoluyla bizlere dayatılan bu yoksulluğa karşı, iş yerlerinden başlayarak mücadeleyi hayatın bütün alanlarında örgütleyeceğiz. Yoksulluk ve yolsuzluk bütçesine, vergilerimizin sermayeye talan edilmesine hayır diyoruz! İnsanca yaşam, güvenceli iş ve demokratik bütçe için tüm emekçileri, sendikaları bütçe hakkımız için mücadeleye çağırıyoruz.”


