İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi Barış Komisyonu, “Barış emeği, emek barışı güçlendirir” sloganıyla basın açıklaması yaptı. İHD MYK üyesi ve Barış Komisyonu Sözcüsü Bekir Sıtkı Keçeci, çatışmasızlık ortamının korunması ve kalıcı barışın sağlanması gerektiğini belirterek, “Son iki yıldır Türkiye’de ve Kürt illerinde çatışmalar nedeniyle insanlar ölmüyor ve evlere ateş düşmüyorsa, elbette bunun tek nedeni çatışmasızlık ortamının sürmesidir” dedi.

1 Ekim 2024 tarihinde başlayan sürecin, PKK’nin silah bırakma ve kendini feshetme kararıyla somut bir aşamaya evrildiğini kaydeden Keçeci, “Silahların susmasıyla birlikte gelişen çatışmasızlık ortamı, toplum tarafından memnuniyetle karşılanmıştır. Pasif barış olarak da adlandırabileceğimiz bu sürecin olumlu yönde ivmelenmesi, demokratik ve hukuki adımların atılacağı koşulların yaratılması ve böylece aktif barışa geçilmesi sağlanmalıdır” ifadelerini kullandı.

Insan Hakları Mersin Şubesi

“Kürt sorununun çözümü herkesin yararınadır”

Kürt sorununun çözümünün yalnızca Kürt halkını değil, yaşanılan coğrafyadaki herkesi ilgilendirdiğini belirten Keçeci, “Unutulmasın ki Kürt sorununun çözümü, yaşadığımız coğrafyadaki herkesin yararınadır” dedi.

Barışın öncelikle yaşam hakkının korunmasını sağlayacağını vurgulayan Keçeci, “Çatışmalar olmayacağı için öncelikle en temel hak olan yaşam hakkı ihlal edilmeyecek ve insanlar bu nedenle ölmeyecektir. Devletin çatışma ortamındaki askeri harcamalara ayırdığı kaynakların emekçilerin geçim ve yaşam koşullarına aktarılması sağlandığında, nispi de olsa bir refah ortamı oluşacaktır” diye konuştu.

Barışın toplumsal yaşam üzerindeki etkilerine de değinen Keçeci, “Barışın toplumsal içkinliğinin gelişmesine bağlı olarak demokratik ve hoşgörülü bir ortam yaratılacağından kadına yönelik şiddet azalacak, kadın ve çocuk istismarları minimuma inecektir. Kendi insanıyla barışan devlet, doğayla barışmaya da zorlanacak; çevreye ve doğal yaşama zarar verecek tehditler azalacaktır” ifadelerini kullandı.

“Barış emekçilerin yararınadır”

Yaklaşık 40 yıldır devam eden çatışmalı süreçte askeri harcamalara büyük kaynaklar aktarıldığını belirten Keçeci, “Barış emekçilerin yararınadır. Yaklaşık 40 yıldır devam eden çatışmalı süreçte devletin yaklaşık 800 milyar, bazı kaynaklara göre ise 1 trilyon dolar askeri bütçeye kaynak aktardığı bilinmektedir. Çatışmasızlık ortamının kalıcı barışa evrildiği noktada yıllık ortalama 20 milyar doların büyük kısmının emekçilere aktarılması sağlandığında, emekçilerin yaşam koşullarında bir iyileşme olacağı aşikârdır” dedi.

İhd Mersin-1

Emekçilerin içinde bulunduğu ekonomik koşullara dikkat çeken Keçeci, “Günümüzde açlık sınırının 50 bin TL, yoksulluk sınırının ise 125 bin TL civarında olduğu bilinmektedir. Asgari ücretin 28 bin TL ve en düşük emekli maaşının 23 bin TL olduğu düşünüldüğünde, milyonlarca emekçi ve ailesi açlık sınırının altında yaşamaktadır” ifadelerini kullandı.

Barınma ve beslenme sorunlarının yanı sıra güvencesiz çalışma koşullarının da ağır sonuçlar doğurduğunu belirten Keçeci, “Emekçi kesimlerin barınma koşulları oldukça kötüdür. Aileler sağlıksız beslenmekte, çocukların çoğu okula aç gitmektedir. Çalışma koşullarının elverişsiz olması ve özellikle kadın ve çocuk emeğinin güvencesizliği iş cinayetlerini ve işçi intiharlarını artırmıştır. İSİG Meclisi’nin verilerine göre son iki yılda en az 95 çocuk işçi çalışırken yaşamını yitirmiştir” dedi.

Tuna: “Gıda israfı mutfaklarımızda başlıyor”
Tuna: “Gıda israfı mutfaklarımızda başlıyor”
İçeriği Görüntüle

Ekonomik eşitsizliklere de dikkat çeken Keçeci, “Emekçi kesim bu durumdayken zengin daha fazla zenginleşmektedir. Sadece fon vurgunu nedeniyle 1 trilyon TL’nin, yani yaklaşık 20 milyar doların zenginlerin kasasına aktarıldığı ve bu paraların çoğunun tırlarla yurt dışına kaçırıldığı kamuoyunun bilgisi dahilindedir” ifadelerini kullandı.

“Emekçiler üretimden gelen gücünü barış için kullanmalı”

Kalıcı barışın sağlanabilmesi için barışın toplumsallaştırılması gerektiğini belirten Keçeci, “Kalıcı barışın yaşadığımız coğrafyada egemen olması için barış toplumsallaştırılmalı; yalnızca barışın taraflarından olan Kürt halkı değil, savaşın karşısında olan herkes bu barışı kalıcı kılmak için çaba göstermelidir” dedi.

Emekçilerin bu süreçte önemli bir rol üstlenmesi gerektiğini ifade eden Keçeci, “Barış için üretimden gelen gücünü kullanmaktan kaçınmaması gereken emekçiler, barışa güç katacaktır. Kalıcı barış, emekçilerin ‘kendisi için sınıf’ olabilme koşullarını da güçlendirecektir” diye konuştu.

İHD’den demokratikleşme ve hukuk çağrısı

Kalıcı barışın ve demokratik bir düzenin inşası için atılması gereken adımları sıralayan Keçeci, emekçilerin ve emeklilerin yaşam koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini belirterek, “İşçilerin, emekçilerin ve emeklilerin yaşam koşullarını iyileştirecek düzenlemeler acilen yapılmalı ve hiçbir emekçi yoksulluk sınırının altında yaşamamalıdır” dedi.

“AİHM ve AYM kararlarının gereği yerine getirilmelidir”

Yolsuzluk iddialarının etkin biçimde soruşturulması gerektiğini vurgulayan Keçeci, “Fon vurgunu ve yolsuzluk yapanlar etkin bir soruşturmayla hukuk önünde hesap vermeli; geriye dönük tüm yolsuzluklar ve hırsızlıklar soruşturulmalıdır. Hukuk devletinin yeniden inşası ve hukuki güvenlik ilkesi gereğince AİHM ve AYM kararlarının gereği yerine getirilmelidir” diye konuştu.

E4B6C39E 656C 49E9 B6C3 51977E374Bbe

“Gazetecilere ve sivil toplum örgütü temsilcilerine yönelik yargısal tacizden vazgeçilmeli”

Kayyım uygulamalarına son verilmesi ve seçilmiş belediye başkanlarının görevlerine iade edilmesi çağrısında bulunan Keçeci, “KHK ile işten atılan memur ve işçiler görevlerine iade edilmelidir. Belediye başkanlarına, siyasi aktörlere, gazetecilere ve sivil toplum örgütü temsilcilerine yönelik yargısal tacizden vazgeçilmeli; tutuksuz yargılama bütün yargısal süreçlerde esas alınmalıdır. Yaşam hakkı tehdidi ve birçok ihlalle karşı karşıya olan hasta mahpuslar derhal serbest bırakılmalı, bu konuda yasal ve idari reformlar gerçekleştirilmelidir” ifadelerini kullandı.

Sendikalaşma, düşünce özgürlüğü ve gösteri hakkının güvence altına alınması gerektiğini belirten Keçeci, “Sendikalaşma, düşünce özgürlüğü, gösteri ve yürüyüş hakkını düzenleyen uygulamalar evrensel hukukla örtüşmeli ve yasaklayıcı tüm engeller kaldırılmalıdır” dedi.

Terörle Mücadele Kanunu’nun kaldırılması çağrısında bulunan Keçeci, “TMK kaldırılmalı; TCK ve ilgili mevzuat, AİHM ve AYM kararları doğrultusunda öngörülebilirlik ve kanuni belirlilik ilkeleri çerçevesinde yeniden düzenlenmelidir. Evrensel hukuk ilkeleri anayasa ve hukuk normlarına egemen olmalıdır. Tüm bunların yanı sıra ekoloji ve doğa talanına son verilmelidir” diye konuştu.

Açıklamanın sonunda çatışmasızlık ve silahsızlanma sürecinin kalıcı barışa dönüştürülmesi çağrısını yineleyen Keçeci, “Çatışmasızlık ve silahsızlanmayla elde edilen bu tarihî fırsatın kalıcı bir barışa dönüşmesi için siyasi ve hukuki adımların mümkün olan en kısa süre içinde hayata geçirilmesini talep ediyoruz. Tüm emekçileri, kendilerine güç katacak kalıcı barış için de emek harcamaya çağırıyoruz” dedi.

Muhabir: Emrah Birgül