Küresel boyutta açlıkla mücadeleden doğal kaynakların korunmasına kadar hayati bir alanı kapsayan gıda israfı, çevresel ve ekonomik kayıpları da beraberinde getiriyor. Üretiminde su, enerji, toprak ve insan emeği kullanılan ürünlerin tüketilmeden çöpe atılması, mutfaklardaki tüketim alışkanlıklarının acilen gözden geçirilmesi gerektiğini gösteriyor.
“İsrafı önlemek alışveriş öncesi planlamayla başlar”
Gıda güvenliği ve bilinçli tüketimin önemine vurgu yapan Gıda Mühendisi Öznur Tuna, mutfaktaki küçük alışkanlıkların büyük farklar yaratacağını belirterek, “İhtiyaç listesi hazırlamadan alışverişe çıkmak, tüketebileceğimizden fazla ürün almak, porsiyonları doğru ayarlamamak ve gıdaları uygun koşullarda saklamamak israfı doğrudan artıran etkenlerin başında geliyor. Alışverişe gitmeden önce buzdolabımızı ve kilerimizi kontrol etmeli, sadece ihtiyacımız kadar satın almalıyız. Mutfakta artan yemekleri değerlendirmek, fazla ekmekleri uygun şekilde dondurmak ve tazeliğini yitirmeye başlayan meyve-sebzeleri farklı tariflerde kullanmak israfın önüne geçmede oldukça etkili yöntemlerdir” dedi.
“Tüketim tarihlerini doğru okumalıyız”
Gıda israfını önlemeye çalışırken gıda güvenliğinden taviz verilmemesi gerektiğinin altını çizen Tuna, etiket okuma bilincine dikkat çekerek, “Gıda güvenliğini korumak için etiketlerde yer alan Son Tüketim Tarihi (STT) ile Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) arasındaki farkı bilmemiz hayati önem taşıyor. Son tüketim tarihi geçmiş ürünler kesinlikle tüketilmemelidir. Tavsiye edilen tüketim tarihi ise ürünün kalite özellikleriyle ilgilidir. Bu tarihin geçmesi tek başına ürünün güvensiz olduğu anlamına gelmez. Ancak ürünün türü, ambalaj bütünlüğü ve saklama koşulları mutlaka dikkate alınmalı, bozulma belirtisi gösteren gıdalar tüketilmemelidir” diye konuştu.
“Gıdayı korumak geleceğimizi korumaktır”
Gıda israfıyla mücadelenin temelinde gıdaya verilen değerin yattığını hatırlatan Öznur Tuna, “Gıdayı korumak; emeği, doğal kaynakları, aile bütçesini ve geleceğimizi korumaktır. Unutulmamalı ki çöpe atılan her gıdayla birlikte su, enerji, üretim emeği ve ekonomik kaynaklarımız da kayboluyor. Sofralarımızda başlatacağımız bilinçli tüketim alışkanlıkları, daha sürdürülebilir bir gelecek için attığımız en sağlam adım olacaktır” dedi.


