Çizginiz yeriniz duruşunuz belli olmalıdır. Toplumların ileriye yol almamasında en etkin rolü doğru yerine eğriyi, dürüstlük yerine hileyi seçen siyasetçilerin olduğu kuşkusuzdur. Siyaset sözcüğü 14. yüzyıldan sonra kullanılmıştır. Eş anlamlısı olan politika sözcüğü ise 20. yüzyıl itibariyle yaygınlaştı. Genel ifadeyle, insanları yurttaşlık düzeyinde etkilemektir, denilebilir. İlk demokrasilerden beri anlam genişlemesine uğramıştır siyaset. Dünyanın gördüğü her büyük başarı, önce bir hayaldi.

Uzun yıllar siyasetin içinde bulundum fakat dürüstlük için bu ölçü, hiçbir zaman yeterli değildir. Ne yaptığınıza bakmaksızın heybeye siyaset yapmak dürüstlük olarak adlandırılamaz. Siyasetçi imkanları nispetinde halkına, ülkesine faydalı olandır.Siyaset aldığınız nefesten başlar, bütün hayatınız boyunca devam eder.

Dürüstlük, bir imaj değil, bir hayat anlayışı, bir yaşam şeklidir. Siyasi yaşamda asıl ayırıcı özellik de budur. Bu öyle bir anlayış, öyle bir yaşamdır ki, hesabı kuruşuna kadar önce kendi vicdanında verir. En küçük bir ayrıntı, en küçük bir belirsizlik gözden kaçmaz. Bunu yapan siyasetçiler var mı diye soracak olursanız inanın var. Size sadece iyi düşünüp seçici olmak kalıyor bunları bulmak için.

Politika, halkı etkileme, idare etme çalışması krallıklar altında pek görülmezdi. Fakat her ne kadar görülemese de yönetmenin içinde siyasetin olmadığı söylenemez. Politikacıların güç peşindeki simsarlar olduğunu söyleyen bazı kesimler kesinlikle yanılmaktadırlar. Elbette böylesi siyasetçiler var ama bu olumsuz siyaset anlayışını tüm siyasetçilere yüklemek doğru bir anlayış değildir. Kötü politikacıları kazandıranlar, oy vermeyen iyi yurttaşlardır.

Politikacının hayatının yarısı seçmeni, öbür yarısı birbirini aldatmakla geçmemelidir asla. Yüce Yaradan doğruların yolunu gözetir, Kötülerin yolu ise ölüme götürür.