Eğitim Sen Mersin Şubesi Mali Sekreteri Saffet Ayıcı, 12 Aralık'ta Ankara'da gerçekleştirilecek merkezi bütçe mitingine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'de ekonomik krizin yükünün emekçilerin, emeklilerin ve dar gelirli vatandaşların omuzlarına yüklendiğini belirten Ayıcı, bütçenin toplumun ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanması gerektiğini vurguladı. Ayıcı, tüm emekçileri ve yurttaşları ortak mücadeleye katılmaya çağırdı.
“Bütçe, toplumsal zenginliğin kimlere aktarıldığını gösterir”
Türkiye'nin ağır bir ekonomik ve toplumsal krizden geçtiğini belirten Ayıcı, “Türkiye'de emeğiyle geçinen milyonlar her geçen gün daha fazla yoksullaşıyor, gelir dağılımındaki adaletsizlik derinleşiyor. Bu krizin gerçek yüzünü pazarda filesini dolduramayan emekçinin, kirasını ödeyemeyen emeklinin, geleceğinden kaygı duyan gencin ve okulda yeterli beslenemeyen çocuğun yaşamında görüyoruz” dedi.
Yıllardır uygulanan ekonomi politikalarının krizin yükünü ücretlilerin, emeklilerin ve dar gelirli kesimlerin omuzlarına yüklediğini ifade eden Ayıcı, “Maaşlara yapılan zamlar daha emekçilerin cebine girmeden kira, gıda, ulaşım ve enerji giderleri karşısında eriyor. Emekçiler açıklanan enflasyon oranlarıyla değil, markette, pazarda ve mutfakta karşılaştıkları gerçek fiyatlarla yaşam mücadelesi veriyor” diye konuştu.
Bütçenin yalnızca devletin gelir ve giderlerinin sıralandığı bir mali tablo olmadığını vurgulayan Ayıcı, “Bütçe, toplumsal zenginliğin kimlerden toplandığını, kimlere aktarıldığını ve hangi kesimlerin öncelendiğini gösteren siyasal bir belgedir. Eğitime, sağlığa, sosyal güvenliğe ve barınmaya ayrılan kaynaklar yetersiz kalırken sermayeye yönelik teşviklerin ve ayrıcalıkların öncelik kazanmasını kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.
“Çocukların yeri fabrikalar değil, okullardır”
Ekonomik krizin en ağır sonuçlarından birini çocukların yaşadığını belirten Ayıcı, “Yoksulluk nedeniyle yeterli beslenemeyen, eğitim materyallerine erişemeyen ve ailesinin geçimine katkıda bulunmak için çalışmak zorunda kalan çocukların durumu ciddi bir toplumsal sorundur. Çocukların yeri fabrikalar değil, okullardır. Her öğrenciye okulda ücretsiz, sağlıklı bir öğün yemek ve temiz içme suyu sağlanmalıdır” dedi.
“Bütçe mücadelesi bir güne sığdırılamaz”
12 Aralık'ta Ankara'da gerçekleştirilecek merkezi bütçe mitinginin tarihine ilişkin eleştirileri değerlendiren Ayıcı, “Bütçe hakkı yalnızca bütçe teklifinin Meclis'e sunulduğu, komisyonlarda görüşüldüğü ya da Genel Kurulda oylandığı günlerle sınırlı değildir. Bütçe, yıl boyunca milyonlarca insanın yaşamını belirleyen bir bölüşüm mekanizmasıdır” şeklinde konuştu.
Bütçe mücadelesinin miting tarihinden bağımsız olarak sürdürülmesi gerektiğini kaydeden Ayıcı, “Bütçe yasalaşsa da yoksulluk sona ermiyor. Bütçe kabul edilse de çocuk işçiliği ortadan kalkmıyor. Emekçilerin ücretleri erimeye, halkın yaşam koşulları ağırlaşmaya devam ediyor. Öyleyse bütçe mücadelesi de bitmez. 12 Aralık mitingi, bütçe mücadelesinin son durağı değil, daha güçlü ve örgütlü bir toplumsal mücadelenin önemli eşiklerinden biridir” dedi.
“12 Aralık'ta Ankara'da buluşuyoruz”
Eğitim Sen Mersin Şubesi olarak toplumsal zenginliğin adil paylaşılmasını istediklerini belirten Ayıcı, “Yalnızca ücretlerimizin artırılmasını değil, toplumsal zenginliğin adil paylaşılmasını istiyoruz. Savaşın yerine barışın, rantın yerine kamusal yararın, sermaye ayrıcalıklarının yerine emeğin, yoksulluğun yerine insanca yaşamın esas alındığı bir bütçe istiyoruz” diye konuştu.
Ayıcı, “Bütün eğitim ve bilim emekçilerini, emeklileri, işçileri, gençleri, kadınları, velileri ve geleceğine sahip çıkmak isteyen herkesi ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz. 12 Aralık'ta Ankara'dayız. Halk için bütçe, demokratik Türkiye için bütçe, ekoloji için bütçe istiyoruz” ifadelerini kullandı.




