Yapılan bir araştırmada romantik bir tutkunun ortalama yaşam süresi iki yıldır.
Bu süreç sonrasında gözlerimiz açılır ve kişiyi olduğu gibi görürüz. Bazı kişilik özellikleri ve davranışları bizi rahatsız etmeye başlar. Yemek yemesini beğenmeyiz, horlamasını çekemeyiz, dağınıklığı biz rahatsız eder.
Sevdiğimiz kişinin mükemmel olduğu, Aşık olma durumunun yarattığı ilişkimizin çok yakın ve yoğun bir ilişki olduğu illüzyonu birbirimize ait olduğumuzu hissedip bütün sorunları yenebileceğimiz fikri ben merkezciliğimizi unutup birbirimize karşı fedakarca davranacağımız hissini Düşündüklerimiz ve hissettiklerimiz samimidir ama gerçekçi değildir. İnsanlar doğaları itibariyle benmerkezcidir ve dünya kendi etrafımızda döner hiçbirimiz bütünüyle fedakar değilizdir. Aşk bizi bu yanılgıya düşürür.Aşık olma yaşantısı doğal akışını doldurduktan sonra gerçek dünyaya döner ve kendi isteklerimizi öne sürmeye başlarız
Zihinlerimiz kaynaşmamıştır. Sadece kısa bir süre için duygularımız birbirine katılmıştır. Bazı araştırmacılar aşık olma yaşantısının sevgi diye adlandırılmaması gerektiğini savunur. Aşık olmayı ne kadar istersek isteyelim bunu sağlayamayız. Aşk hiç uygun olmayan zamanlarda ve umulmadık insanlara karşı gelişebilir
Aşk çaba sarf edilmeden yaşanır. Aşık olan kişi sevdiği insanın gelişimine yardımcı olmakla ilgili değildir. Aklında herhangi bir amaç varsa o da yalnızlığını gidermek ve bunu ömür boyu sürdürmektir. Ayrıca sevdiği kişi mükemmeldir. Onun gelişmeye ihtiyacı yoktur, sadece bu halini sürdürmelidir.
Aşık olma illüzyonu ile kandırılmış insanların önlerinde iki seçenek var gibi görünüyor. Ya bu ilişkiyi bitirecekler ya da bu ilişkiyi bir şekilde sürdürecekler.
İnsan seçimlerinden oluşan gerçek dünyaya dönüp iyi ve cömert şeyler yapmayı tercih ederse işte bu gerçek sevgidir. Eğer duygusal sağlığa sahip olacaksak bu gereksinmemizi karşılamalıyız. Sevdiğimiz insanın bu gereksinmelerimizi karşıladığını hissettiğimizde cennet gibiyizdir Sevgi bir seçimdir. Gerçek sevgi bu tür bir düşünceyle başlar. Sevgi, seninle birlikteyim ve senin çıkarlarını gözetmeyi seçiyorum diyen bir tutumdur. Sevildiğini hissetmenin insanın birinci derecedeki duygusal ihtiyacı olduğu kesindir. Sevgi deposu sevgi gereksinimimizi gidermek için geliştirdiğimiz bir alandır. Yakın ilişki içinde bulunduğumuz insanlarla sağlıklı bir sevgi iletişimi kurmak için bu deponun bildiğimiz sevgi diliyle doldurulması gerekir. Sevgiyle Kalın. Esenlikte Yaşayın. Mustafa Mızrak / Gazeteci / Yazar