İş hayatında gönülden işini yapanların başarılı olduğunu görürüz. Mesleğini salt para kazanmak için değil dönüşüm yaratmak için icra edenler başarıyı yakalar. Yerel yönetimlerde iş bulma süreçlerinin kaos olmasından hareketle gönülden iş yapanlarla karşılaşmak kolay değildir. Belediye başkanları gönüllüdür, öyle ki aday olmuşlardır. Belediye başkanları arasında kendisini daha yükseğe taşımak için halihazırda yaptığı işe odaklanamayanlar başarısız olur. Örneklerini de çok iyi biliyoruz; bu davranış biçimi görünürde gönüllülük olarak algılanabilir. Bu somut örneğin de gösterdiği gibi "gönüllülük" çok kolay kullanılabilir ve araçsallaştırılabilir bir eylemdir. Meslek hayatımızda yaptığımız işleri gönülden yapmadığımızda hata yapmak kaçınılmaz olur. Sevmediğimiz işi yapmak zaten gönülsüzlüktür. Gönüllülük deyince büyük laflar etmekten öte yerelde gönüllülüğü teşvik eden neler var bakmak gerek. Yol, kaldırım, temizlik ve planlama gibi temel görevlerinin yanında gönüllülük konusunda alan açması beklenen Belediyeler ve İl Özel İdareleri on yıldır bu konuda somut adım atamamıştır.

Yaşadığımız kentte, konuyla ilgili çalışma olmadığını fark ettiğimiz anda 'gönüllü' olmaya karar veriyorsak girişimde bulunmalıyız. Yerel bakış açısıyla bu dürtüyü geliştirmek 'katılımcı demokrasinin güçlenmesine yardımcı olacaktır.

Gönüllüyüm, gönüllüsün, gönüllü... İnsanın en büyüğü, en yüksek mevkide tevazu gösteren, affeden ve adaletle hareket edendir. Bir İnsanın büyük olup olmadığı,ancak onun alçakgönüllülüğünden anlayabiliriz. İlgi duyduğumuz bir alanda gönüllü olarak değişim ya da dönüşüm yaratmak isteriz. Gönüllülüğün bize en büyük katkısı iç huzurdur. Zamanımızı gönüllülüğe ayırdığımızda, başımızı yastığa koyduğumuz anda gözümüzün önünden geçenler bizi mutlu eder.

Gönüllülük, bir şeyleri gönülden yapmak ya da içtenlikle yaşama geçirmek gibi de algılanabilir. Kendimizi geliştirmek ya da sosyalleşme süreçlerini bir takım yeterliliklerimiz i geliştirerek yaparken de gönüllüyüz. Gönlümüzden geçtiği gibi yaşamak bizi iyi hissettirir ve yaşamın son bulmasından korkmayız. Arkamızda bırakabileceğimiz bir şeylerin olduğunu hissetmek ve iyi ki gönüllüyüm diyerek eylemlerimizi hatırlamak korkularımızı yenmemizi sağlar. Sevgiyle Kalın. Esenlikte Yaşayın. Mustafa Mızrak / Gazeteci / Yazar