Kayakçı, saç örgüsünün bir "mağduriyet edebiyatı" malzemesi yapılamayacağını belirterek, bu geleneğin kadim Türk kültürüne ait bir asalet nişanesi olduğunu vurguladı.
"Örgü, Terörün Değil Türk Kadınının Mirasıdır"
Açıklamasında saç örgüsünün tarihi kökenlerine değinen Kayakçı, bu sembolün bir terör örgütü mensubu üzerinden siyasallaştırılmaya çalışılmasına tepki gösterdi:
Saç örgüsünün Hunlardan Göktürklere, Selçuklulardan Osmanlılara kadar Türk kadınının toplumsal statüsünü ve devlete bağlılığını simgelediğini ifade etti.
Örgünün bir protesto aracı değil; iffet, güç ve aidiyet mührü olduğunu belirten Kayakçı, "Örgü; Türk kızı için akıncı ruhudur, Kurtuluş Savaşı’ndaki Elif bacıların azmidir" dedi.
Tarsus'taki Eylemlere Sert Tepki
Tarsus’ta bir terör örgütü mensubunun saçının kesilmesi üzerine düzenlenen eylemleri eleştiren Kayakçı, samimiyet sorgulamasını şu sözlerle yaptı:
"Terör örgütü mensubu birinin saçı kesildi diye bugün Tarsus’ta eylem yapanlar; 14 yaşındaki kızlarımız yıllardır dağa kaçırılıp istismar edilirken neredeydiler? Türk kadını, saçının her bir örgüsünde bin yıllık devlet geleneğini taşır. Bu gelenek, hiçbir terör sempatizanının kirli emellerine basamak yapılamaz."
Kamu Görevlilerine "İhanet" Uyarısı
Zafer Partili Kayakçı, bu tür eylemlere destek verdiği iddia edilen kamu personelleri hakkında da yetkililere çağrıda bulundu. Devletten maaş alıp "ekmeğe ihanet edenlere" karşı yaptırımların sürdürülmesini talep eden Kaynakcı, hiçbir yapının vatan toprağını ve bayrağı teslim alamayacağını vurguladı.




