Çevre mühendisliğinin peyzaj mimarlığı ile karıştırıldığı günlerin geride kaldığını belirten 25 yıllık Çevre Mühendisi Evren Erdoğan Diker, sıfır atık projeleri ve iklim kanununun ardından mesleğin hak ettiği değeri yeni yeni görmeye başladığını söyledi. Mersin’in çarpık imar yapısının çevre üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çeken Erdoğan Diker, çevre bilincinin ancak anaokulu seviyesinde başlayacak bir eğitim seferberliği ile tabana yayılabileceğini vurguladı.

Çevre bilinci anaokulundan başlamalı

Mesleki kariyerine özel sektör tecrübesinin ardından 2012 yılında kurduğu e-çevre danışmanlık firmasıyla devam eden Çevre Mühendisi Evren Erdoğan Diker, toplumdaki çevre algısını ve Mersin’in bu alandaki konumunu değerlendirdi. Halk arasında çevre mühendisliğinin uzun yıllar boyunca peyzaj mimarlığı ya da çiçeklendirme işleriyle karıştırıldığını ifade eden Erdoğan Diker, asıl görevlerinin toprak, su ve hava kirliliğini en aza indirecek projeler üretmek olduğunu vurguladı. Çevre bilincinin yetişkinlik döneminde kazanılmasının çok zor olduğuna işaret eden deneyimli mühendis Evren Erdoğan Diker, "Biz daha hala yere çöp atmamayı öğrenemedik. Çevre bilinci sonradan oluşabilecek bir olgu değildir. Bu eğitimin mutlaka anaokulundan itibaren çocuklara aşılanması gerekiyor" dedi.

Çevreci sadece istemez mühendis çözüm üretir

Çevrecilik ile çevre mühendisliği kavramlarının sıklıkla birbirine karıştırıldığına dikkat çeken Erdoğan Diker, mühendislik disiplininin sürdürülebilir üretim dengesini gözetmek zorunda olduğunu belirtti. Çevrecilerin sadece projelere karşı çıkmakla yetinebildiğini ifade eden Erdoğan Diker, "Çevreci ‘buraya fabrika kurulmasın’ der. Ancak biz çevre mühendisleri olarak o fabrikanın ülke ekonomisi için kar-zarar dengesini düşünürüz. Eğer yapılması gerekiyorsa, doğaya en az risk ve zararla o işletmenin oraya nasıl entegre edileceğinin projelerini hazırlarız. Bizler imar sorunlarımızı düzeltmeden çevre sorunlarını çözemeyiz. Yanlış imar planları direkt olarak çevre katliamına yol açar. İşte Mersin’in hali ortada. Senelerdir sahilden başlayıp yukarıya doğru gitmesi, nefes alması gereken bir şehrin sahilde binalarla nefesini kesmişiz. Geçmişteki kötü imar uygulamalarını bugünden yarına düzeltmek ne yazık ki kolay olmuyor" şeklinde konuştu.

Akdeniz’in geleneksel lezzeti kurutmalıklar kışa hazırlanıyor
Akdeniz’in geleneksel lezzeti kurutmalıklar kışa hazırlanıyor
İçeriği Görüntüle

Hedef sanayide yeşil dönüşüm

Kendi mesleki vizyonunu sürdürülebilir bir yaşam ve doğaya saygılı bir üretim modeli üzerine kurduğunu sözlerine ekleyen Erdoğan Diker, şu anda TÜBİTAK mentörü olarak sanayide yeşil dönüşüm projelerine rehberlik ettiğini söyledi. Mersin’in çevre bilinci konusunda son dönemde bir hareketlilik kazandığını ancak dönüşüm hızının yetersiz olduğunu savunan Erdoğan Diker, hava emisyonu, atık su ve gürültü üreten tüm işletmelerin çevre yönetmeliklerine tam uyum sağlaması için yerel yönetimlerin, sanayicilerin ve halkın ortak bir paydada buluşması gerektiğini sözlerine ekledi.

Muhabir: Seyrani Solugan