6 Şubat depremlerinin ardından karavan kullanımına olan ilginin artmasıyla birlikte, denetimsiz ve standartlara uygun olmayan şekilde üretildiği öne sürülen bazı çekme karavanların sayısında da dikkat çekici bir artış yaşandı. İşgale uğrayan bölge sakinleri ve motorlu karavan kullanıcıları, bazı kişilerin gittikleri bölgeleri uzun süreli olarak adeta yaşam alanına çevirdiğini belirterek yetkililerden daha sıkı denetim talep ediyor.
"Karavanın etrafını bahçeye çeviriyorlar"
Mersin'de özellikle Aydıncık ilçesi ve Silifke ilçesine bağlı Eğribük Koyu'nda yaşanan görüntüler tepki çekiyor. İddiaya göre bazı çekme karavan kullanıcıları çekili karavanlarını haftalarca hatta aylarca aynı noktada bırakıyor, çevresine çit çekiyor, çiçek dikiyor, domates ve soğan ekiyor. Bu durum hem doğal alanların kullanımını kısıtlıyor hem de diğer vatandaşların sahil ve kamp alanlarından faydalanmasını zorlaştırıyor. Bölge sakinleri ayrıca bazı kullanıcıların atık su ve tuvalet depolarını uygun altyapı bulunmayan alanlara boşalttığını ileri sürerek bunun çevre ve halk sağlığı açısından ciddi risk oluşturduğunu dile getiriyor.

Motorlu Karavancılar: "Bedelini biz ödüyoruz"
Motorlu karavan sahibi Murat Demir, yaşanan olumsuzlukların tüm karavan camiasına mal edilmesinden rahatsız olduklarını söyledi. Demir, "Biz motorlu karavan sahipleri aracımızın vergisini ödüyor, trafik kurallarına uyuyor, konakladığımız bölgelerde en fazla iki-üç gün kalıyor ve çöplerimizi, atıklarımızı uygun noktalara bırakıyoruz. Ancak kurallara uymayan birkaç kişinin yaptığı yanlışlar nedeniyle herkes aynı kefeye konuluyor. Bu hem bizim hem de karavan turizminin geleceği açısından üzücü." dedi.
"Kayıt dışılık haksız rekabet oluşturuyor"
Motorlu karavan kullanıcıları, standart dışı üretildiği iddia edilen bazı çekme karavanların da sektör açısından haksız rekabet oluşturduğunu savunuyor. Motorlu karavan kullanıcıları, "Belirli standartlarda üretilen, gerekli işlemleri tamamlanan ve tüm yükümlülüklerini yerine getiren üreticiler ile kayıt dışı üretim yapanların aynı şartlarda değerlendirilmesi doğru değil. Denetimlerin artırılması hem güvenlik hem de sektörde adil rekabet açısından önem taşıyor." görüşünü savundu.
“İlçemiz lağım kokmaya başladı”
Mersin’in Aydıncık ilçesinde yaşayan vatandaşlar da bu durumdan oldukça rahatsız olduklarını dile getiriyor. Aydıncık halkı, “Kendi plajımızda bu işgalden dolayı denize giremez hale geldik. Hem her yeri işgal edilmiş durumda hem de tuvalet atıklarını gelişi güzel boşaltıyorlar. Etraf lağım kokuyor. İlçemiz lağım kokmaya başladı. Yetkililerin bu duruma acilen bir çözüm üretmesini istiyoruz” diyerek tepkilerini dile getirdi.
Vatandaşlar ortak denetim istiyor
Vatandaşlar ise özellikle yaz aylarında sahil şeridinde yaşanan yoğunluğun kontrol altına alınmasını istiyor. Uzun süreli konaklamaların sınırlandırılması, çevreyi kirletenler hakkında yaptırım uygulanması ve uygun olmayan alanlarda kamp kurulmasının engellenmesi gerektiğini belirten vatandaşlar, doğal alanların herkes tarafından ortak kullanılabilmesi için ilgili kurumların daha etkin denetim yapmasını talep ediyor. Kurallara uygun hareket eden motorlu karavan kullanıcıları da çağrıya destek vererek, "Karavancılık doğayla uyum içinde yapılan bir yaşam kültürüdür. Doğayı işgal etmek değil, koruyarak kullanmaktır. Kurallara uymayanların denetlenmesi hem vatandaşın hem de gerçek karavancıların ortak talebidir." ifadelerini kullandı.




