Bu faktörlerle de sınırlı kalmadığını söyleyen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Yusuf Taner Kafadar “Genetik faktörler dışında çevresel faktörler bu durumda çok etkili” olduğunu belirterek hastalığın genetiğe bağlı olduğunun da altını çizdi.

Kafadar: “Genç yaşta başlayan adet düzensizlikleri ileride infertiliteye yol açabiliyor”

“Genç yaşta başlayan adet düzensizlikleri ileride infertiliteye yol açabiliyor” diyen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı, mesleki serüvenini ve saha deneyimlerini paylaştı. Kafadar “İçel Anadolu lisesinden mezun olup Çukurova Üniversitesi tıp fakültesini kazandım. 2006 yılında Çukurova Üniversitesi tıp fakültesinden mezun olduktan sonra mecbur hizmet kapsamında ilk görev yerim Gülnar ilçemizin kukan kasabasıydı. 1,5 yıl mecburi hizmetin ardından 2008 yılında tıpta uzmanlık sınavı sonrasında Çukurova üniversitesi tıp fakültesi Balcalı hastanesi kadın hastalıkları ve doğum anabilim dalında kadın doğum uzmanı olmak için asistanlık eğitimine başladım. 2012 yılında kadın doğum uzmanı olmaya hak kazandım ilk görev yerim Adana Seyhan Devlet hastanesinde kadın doğum uzmanı olarak. 1,5 yıl çalıştıktan sonra 2014 Ocak ayında Anamur Devlet Hastanesine atandım. Yaklaşık 5 yıl devlet hastanesinde kaldıktan sonra da 7 yıla yakın sürede yine Anamur’da kendi özel kliniğimde çalıştıktan sonra bu senenin yaklaşık 7-8 ay öncesinde 2025 Temmuz ayında Mersine taşındım. Mersin’de hastalarımı özel mersin forum yaşam hastanesinde kabul ediyorum yaklaşık 7 aydır burada çalışmalarımıza devam ediyoruz. Kadın sağlığıyla ilgili tabi yaş gruplarına göre değerlendirmek lazım. Özellikle genç yaşlarda günümüzde en sık gördüğümüz adet düzensizlikleri onunla birlikte hormonal bozukluklar infertilite hastalığının en temel sebeplerinden biri. Beslenme bozukluklarının getirdiği ya da obezitenin etkisiyle adet gecikmeleri adet düzensizlikleri de bu hastalığın başlıca sebepleri arasında” dedi.

22-8

Gençlerde Hpv virüsü son yıllarda artış gösteriyor

HPV virüsü cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. Son yıllarda genç yaşlar arasında artan bu enfeksiyonel hastalık bilinçsiz cinsel eğitimden kaynaklı artmaya devam ediyor. Bu tarz vajinal enfeksiyonların önemi için tarama yapılması gerektiğini söyleyen Uzman Doktor Kafadar “HPV enfeksiyonları ya da diğer vajinal kronik enfeksiyonlar bununla birlikte çok düzenli tarama yaptırmadığımız için orta yaşta maalesef tekrarlayan vajinal enfeksiyonlara dönüşebiliyor. Bu konuda hastalarımızı bilinçlendirmeye çalışıyoruz. İnfertilite yani kısırlık evli çiftlerin ya da bebek isteyen çiftlerin 1 yıldır bebek istemelerine rağmen gebe kalamama durumudur. 35 yaş altında gebe kalamayan çiftler için tedavi süreçleri bir yıl gibi bir süre bekletiliyor. Ama daha ileri yaşta 6 ay süre sonunda çocuk sahibi olamıyorsa bir kişi infertilite hastalığını o kişiye konumlandırmamız yeterli olabiliyor. Bunun ardından tedavi süreçlerine başlıyoruz. Tedavi süreci içinde yumurtlama tedavisi, aşılama tedavisi ya da tüp bebek tedavisi gibi önerilerimiz oluyor ama öncesinde tabi ki sebebi ortaya koymak için kadın ve erkek araştırmaları yapıyoruz. Temel araştırmalarımızın başında erkekte muhakkak sperm testi kadınlarda da hormon testi ve rahim filmi testi ile ilerliyoruz” ifadelerine yer verdi.

Yerel Kalkınma Teşvik Programı Mersin için büyük fırsat
Yerel Kalkınma Teşvik Programı Mersin için büyük fırsat
İçeriği Görüntüle

11-27

Yağlı ve sağlıksız yiyeceklerden kaynaklı olarak son yıllarda çeşitli hastalıklar ortaya çıkmaktadır. Bu hastalıkların başında infertilite de bulunmaktadır. Özellikle son yıllarda genetik faktörler ve sağlıksız beslenmenin etkisiyle bu hastalıkta artış göstermektedir diyen Kafadar, kısırlığın artış gösterip göstermediğine ilişkin şunları söyledi “Son yıllarda artış var. Bunun birçok sebebi olabilir. Genetik faktörlerin dışında çevresel faktörler de bu durumda oldukça etkilidir. Özellikle beslenme alışkanlıklarımızın değişmesi, organik beslenmeden uzaklaşılması, tükettiğimiz gıdaların içerik ve katkı değerlerinin farklılaşması önemli etkenlerdir. Bununla birlikte sigara ve alkol tüketimi de infertiliteyi etkileyen temel faktörler arasındadır. Artışın temel nedenleri arasında stres de yer almaktadır. Kırsal yaşamdan şehir hayatına geçiş, toplu yaşamın getirdiği yoğun tempo ve trafik gibi unsurlar stres seviyesini artırmaktadır. Stres, beslenme ve diğer çevresel faktörlerle birlikte gebelik oranlarını ciddi şekilde etkilemektedir. Günümüzde özellikle kadınların çalışma hayatına aktif katılımı ve evlilik yaşının yükselmesiyle birlikte 35 yaş üstü gebelikler artmıştır. Bu durum, riskli gebelik kategorisinin genişlemesine neden olmuştur. Geç evlilikler kadınlarda infertilite sıklığını artırmaktadır. Çünkü bu durum yumurta rezerviyle doğrudan ilişkilidir. Her kadında ergenlik döneminden itibaren belirli bir yumurta rezervi bulunmaktadır ve bu rezerv yaş ilerledikçe, özellikle menopoza doğru azalmaktadır. 18 yaşındaki bir genç kadının yumurta rezervi ile 40 yaşındaki bir kadının rezervi arasında ciddi fark vardır. Yaş ilerledikçe yumurta rezervi azalır; buna bağlı olarak yumurta kalitesi, yumurtlama oranı ve hamile kalma ihtimali de düşer” söyledi.

“Düzenli cinsel hayatı olan bir çiftin gebelik için bir yıl beklemesi önerilmektedir”

Günümüzde sık görülen durumlardan biri de Polikistik Over Sendromu’dur (PCOS). En yaygın nedenleri arasında metabolik bozukluklar, insülin direnci ve kilo artışı yer almaktadır diyen Kafadar “Ultrasonografide yumurtalıklarda 8–10–12 adet, periferik dizilim gösteren foliküller görülebilir ve bu görüntü halk arasında “üzüm salkımı” şeklinde tarif edilir. Metabolik sendromun yaygınlaşması, kan şekeri dengesinin bozulması, sağlıksız beslenme ve obezite artışı ile birlikte PCOS daha sık görülmeye başlamıştır. Bu durum da infertilitenin en yaygın nedenlerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. 35 yaş altındaki, düzenli cinsel hayatı olan bir çiftin gebelik için bir yıl beklemesi önerilmektedir. Eğer bir yıl içinde gebelik oluşmazsa mutlaka bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurulmalıdır.

İnfertilite oranlarına bakıldığında yaklaşık %40 oranında erkek faktörü, %40’a yakın kadın faktörü ve %20–25 oranında da açıklanamayan nedenler söz konusudur. En bilinen yanlış, kısırlığın yalnızca kadınlara özgü bir sorun olarak görülmesidir. Oysa infertilitede erkek faktörü, kadın faktörüne yakın oranlarda görülmektedir ve her iki tarafın da birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir” dedi.

Kaynak: Hülya Uygur