Remax Palm Brokeri ve Tüm Girişimci Emlak Müşavirleri Derneği (TÜGEM) Mersin Koordinatörü Burak Yelkenci, altın ve dövizdeki dalgalanmalara rağmen emlak piyasasının her dönem kazandıran en istikrarlı yatırım aracı olduğunu vurguladı.
Piyasalardaki hareketliliği değerlendiren Yelkenci, özellikle kriz dönemlerinin doğru hamleler yapıldığında büyük fırsatlar barındırdığına dikkat çekti. Emlak fiyatlarının düşmeyeceğini artık herkesin kanıksadığını belirten Yelkenci, sektörün her zaman yükseliş trendini koruduğunu ifade etti.
"Şu an tam fırsat alımı dönemi"
Savaş ve pandemi gibi küresel süreçlerin piyasalarda geçici yavaşlamalar yarattığını söyleyen Burak Yelkenci, bu durağanlığın alıcılar için bir pazarlık avantajına dönüştüğünü belirtti. Yatırımcılara tavsiyelerde bulunana Yelkenci, “Emlak sektöründe şu an tam alım dönemi. İşlerin yavaşlamış olması nedeniyle alıcılar daha düşük teklifler sunabiliyor. Eğer satıcının nakit ihtiyacı varsa, piyasa değerinin oldukça altında fiyatlara mülk sahibi olmak mümkün. İmkanı olanlara 'alın' diyorum; çünkü savaş bitip altın ve döviz dengelendiğinde yatırımcı tekrar emlak sektörüne yönelecek ve bu da fiyatları hızla yukarı çekecek" ifadelerini kullandı.
Pandemi örneği: 100 binden 3 milyona
Geçmişteki piyasa hareketlerini hatırlatan Yelkenci, gayrimenkulün kısa süredeki değer artışına çarpıcı bir örnek veren Burak Yelkenci, "Beş yıl önce pandemide benzer bir süreç yaşandı. O dönem 100-200 bin lira bandında alınan evler, bugün 2-3 milyon lira seviyelerine çıktı. Artık o rakamlara daire bulmak bile zorlaştı. Son yıllarda gayrimenkul yatırımı yapıp da zarar eden kimseyi görmedim" diye konuştu.
Arsa ve yayla evlerine yoğun ilgi
Deprem sonrası kullanıcı alışkanlıklarının değiştiğini ifade eden Yelkenci, arsa ve yayla evi fiyatlarında ciddi artışlar yaşandığını söyledi. Tüm bunlara karşın özellikle Mersin’in deprem tehlikesi bakımından ‘güvenli’ olarak kabul edilmesinin kente olan ilgiyi artırdığının altını çizen Yelkenci, “Deprem süreci Mersin’e olan göçler fiyatları bir hayli yukarıya çekti. Hatta imkanı lanlar yayla kesimi diyebileceğimiz kırsal bölgelerden ev, arsa alanlar da oldu. Tercihler değişmiş olsa da barınmaya olan ihtiyaç düşmediğinden fiyatlar hep yukarı doğru seyrediyor. Bu nedenle ev almak durumunda olan insanların imkanlarını zorlayarak bir an önce alması doğru olur diye düşünüyorum” dedi.
“Kira getirisi olarak da en karlı yatırım denilebilir”
Kiralama sektöründeki yükselişe de değinen Yelkenci, kira gelirinin en mantıklı yatırım kanallarından biri haline geldiğini belirterek, “Daha önce 2-3 bin lira olan kiralar bugün 15-20 bin lira bandından başlıyor; hatta 60-70 bin liraya ev kiralayanlar var. Her hangi 2+1 bir ev fiyatı bir emekli maaşı seviyesinde oldu. 3+1 için en az bir asgari ücret ödenmek durumunda kalınıyor. Bir miktar param var nasıl değerlendireyim diye düşünen varsa doğru yatırım aracı daire satın almak olabilir. Hem kira getirisi hem de en fiyatlarının artışını kar hanesine yazabilirler. Altın ve döviz düşebilir ama emlak hiçbir zaman para kaybettirmez, aksine her zaman kazandırır” ifadelerine yer verdi.




