Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 26 Eylül Türk Dil Bayramı kapsamında gerçekleştirilen ‘2026 Yılı Türk Diline Hizmet Ödülleri’ programında konuştu. Türkçenin yalnızca bir iletişim aracı olmadığını belirten Ersoy, dilin binlerce yıllık tarih, medeniyet ve ortak değerleri taşıdığını ifade etti.

Bakan Ersoy, Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk diliyle ilgili sözlerine atıfta bulunarak, 26 Eylül 1932’de gerçekleştirilen 1’inci Türk Dili Kurultayı’ndan bugüne Türkçenin korunması ve geliştirilmesi için önemli adımlar atıldığını söyledi. Ersoy, "Türkçe bizim için yalnızca bir lisan değil, binlerce yıllık tarihimizi, medeniyetimizi ve ortak değerlerimizi taşıyan taşıyıcımızdır. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün ifadesiyle; Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir. 26 Eylül 1932'de gerçekleştirilen 1'inci Türk Dili Kurultayı'ndan bu yana milletimizin öz dili ve kimliği olan Türkçeyi korumak ve geliştirmek yolunda tarihi adımlar atılmıştır. Bugün bizlere düşen görev, bu kıymetli mirası yarınlarımıza en güçlü şekilde devretmektir" dedi.
Türkçenin ulaştığı coğrafyaya dikkat çekti
Son 24 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkçenin dünyadaki itibarını artırmaya yönelik adımlar atıldığını söyleyen Ersoy, Türkçenin farklı coğrafyalarda öğrenildiğini ve kültürel çalışmalarla desteklendiğini belirtti.
Ersoy, "Bu sayede Türkçemizin sesi dünyanın dört bir yanına ulaştırılıyor. Bugün Türkçemiz yalnızca Edirne'den Kars'a değil; Adriyatik'ten Çin Seddi'ne uzanan geniş bir gönül coğrafyasının ortak dili haline gelmektedir. Tokyo'dan Washington'a, Saraybosna'dan Üsküp'e kadar binlerce yabancı genç, güzel Türkçemizi öğreniyorsa, bu atılan kararlı adımların neticesidir" diye konuştu.
TİKA aracılığıyla Türk dünyasının ve gönül coğrafyasının dil ve kültür mirasının yaşatıldığını kaydeden Ersoy, yurt dışındaki ecdat yadigarı eserlerde bulunan Türkçenin yazılı mirasının da yeniden ayağa kaldırıldığını söyledi. Ersoy, Orhun Abideleri Müzesi’nden Balkanlar’daki ata yadigarı eserlere kadar dil mirasının ilerletildiğini ifade etti.
Ortak alfabe için mutabakat
Türkçenin eğitim, dış ilişkiler ve kamu diplomasisindeki ağırlığının artırıldığını dile getiren Ersoy, Türk dünyasındaki iş birliğine de değindi.
İsmail Gaspıralı’nın ‘Dilde, işte, fikirde birlik’ ilkesini hatırlatan Ersoy, bu anlayışın Türk Devletleri Teşkilatı bünyesindeki iş birliği ve ortak iradeyle daha somut hale geldiğini söyledi. Ersoy, "Ortak Türk alfabesi konusunda sağlanan mutabakat ise ortak dil ve ortak gelecek hedefimizin en somut ve anlamlı adımlarından biri olarak karşımızda durmaktadır" ifadelerini kullandı.
Türkçeyi koruma çağrısı
Günlük yaşamda Türkçenin doğru ve özenli kullanılmasının önemine işaret eden Ersoy, sosyal medya dili, yabancı kelimeler, yanlış kullanımlar, tabelalar ve ilanlar konusunda herkesin sorumluluk taşıdığını belirtti.
Ersoy, "Kendi kavramlarını üretemeyenler başkalarının kavramlarıyla düşünmek zorunda kalırlar. Ailelerimizden kamu kurumlarımıza kadar hep birlikte Türkçemizi doğru, güzel ve özenli kullanmalıyız. Türkçeye sahip çıkmak; geleceğimize, bağımsızlığımıza ve değerlerimize sahip çıkmaktır" dedi.
Türkçenin dijital geleceği
Türk Dil Kurumu Başkanı Osman Mert ise kurumun yürüttüğü çalışmalara ilişkin bilgi verdi. Mert, sözlükçülük, terim çalışmaları, dil bilimi araştırmaları, Türk dünyası güncel dil araştırmaları ile yapay zeka ve dil modeli çalışmalarının sürdürüldüğünü belirtti.
Türkçenin dijital çağın gerekliliklerine uygun biçimde yapay zeka algoritmaları ve veri tabanlarında doğru ve etkin şekilde temsil edilmesi için çalışmalar yürüttüklerini kaydeden Mert, "Çünkü biliyoruz ki bir dilin geleceği artık yalnız kitaplarda ve sözlüklerde değil; veride, algoritmada ve yapay zekada şekillenmektedir" dedi.
Programda Türk Diline Hizmet Ödülleri de sahiplerine takdim edildi.





