Mersin spor camiası, sahalardaki mücadelenin yanı sıra sosyal sorumluluk projeleriyle de adından söz ettirmeye devam ediyor. Mersin Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu (ASKF) ile RİVA Reglasyon ve İletişim, amatör sporcuların ve ailelerinin yaşam kalitesini artıracak çok anlamlı bir iş birliğine imza attı.
Mersin ASKF Başkanı Mithat Ertaş ve RİVA Reglasyon ve İletişim yetkilisi Gamze Gülgen’in katılımıyla gerçekleştirilen görüşme sonucunda, tüm spor camiasını kapsayan özel bir indirim protokolü hayata geçirildi.
1 yıl süreyle geçerli olacak protokol kapsamında, Mersin’deki tüm spor kulüplerine bağlı sporcular, hakemler, antrenörler ve bu kişilerin birinci derece yakınları, dil ve konuşma terapisi hizmetlerinde yüzde 10 indirim avantajına sahip olacak. Konuşma ve dil sıkıntısı yaşayan bireylerin desteklenmesi amacıyla hayata geçirilen bu uygulama, özellikle genç sporcuların iletişim becerilerine ve özgüvenlerine katkı sunmayı hedefleniyor.
“Amatör Sporun Gücü İş Birliğiyle Artıyor”
İmza töreninin ardından açıklamalarda bulunan Mersin ASKF Başkanı Mithat Ertaş, amatör sporcuların ve kulüplerin her alanda yanında olduklarını vurguladı. Sadece spor kulüplerinin değil antrenör ve hakemlerinde bu indirimden faydalanacağı bilgisini aktaran Ertaş, “RİVA Reglasyon ve İletişim yetkilileri ile gerçekleştirdiğimiz görüşmenin ardından, amatör spor camiamıza yönelik çok önemli bir iş birliği protokolüne imza attık. 'İş Birliği, Ortak Hedefler ve Daha Güçlü Amatör Spor' vizyonuyla yola çıktığımız bu süreçte, ASKF’ye bağlı tüm spor kulüplerimiz bu imkandan faydalanacaktır. Sporun ve amatör kulüplerimizin daima yanındayız. İş birliğinin tüm spor camiamıza hayırlı olmasını diler, RİVA Reglasyon ve İletişim yetkililerine katkı ve desteklerinden dolayı teşekkür ederim” diye konuştu.
"Dil terapisi sadece konuşma değil, hayat kalitesi için gereklidir"
RİVA Reglasyon ve İletişim yetkilisi Gamze Gülgen ise imza töreninde dil ve konuşma terapisinin kapsamı hakkında detaylı bilgiler paylaştı. Gülgen, dil terapisi disiplininin hayatın pek çok alanına dokunduğunu belirterek, “Dil ve konuşma terapisi; bireylerin iletişim, konuşma, dil, ses, akıcılık ve yutma süreçlerinde yaşadıkları güçlükleri değerlendiren, tanılayan ve kişiye özel terapi programlarıyla bu sorunları ortadan kaldırmayı veya en aza indirmeyi amaçlayan bir sağlık ve eğitim disiplinidir” dedi.
Gülgen, terapinin çocuklardan yetişkinlere kadar geniş bir yelpazede birçok probleme çözüm sunduğunu ifade ederek. Çocuğun yaşından beklenen dil becerilerini edinememesi, harflerin yanlış telaffuz edilmesi veya birbirinin yerine kullanılması, konuşma akışının takılmalar, uzatmalar veya tekrarlarla kesintiye uğraması, sesin tonunda, yüksekliğinde veya kalitesinde yaşanan sorunlar, disleksi ve dil temelli öğrenme ve okuma-yazma zorlukları, inme, beyin kanaması veya travmatik beyin hasarı sonrasında ortaya çıkan konuşma ve anlama kaybı, fiziksel veya nörolojik kökenli yemek yeme ve yutma problemleri, otizm ve genetik sendromlardan dolayı oluşan sorunlara karşı sosyal iletişim ve etkileşim becerilerinin geliştirilmesini kapsıyor” diye konuştu.
“Terapide kişiye özel bir süreç işletiliyor”
Dil ve konuşma terapisi sürecinin tamamen kişiye özel planlandığını da aktaran Gülgen, “Öncelikle bireyin iletişim becerilerini standart testler, gözlemler ve aile görüşmeleriyle detaylı şekilde analiz ediyoruz. Bireyin yaşına, sorunun türüne ve derecesine uygun kişiselleştirilmiş hedef ve seans planı oluşturuyoruz. Çocuklarda oyun temelli, yetişkinlerde ise özel egzersizlerle düzenli seanslar yürütüyoruz” şeklinde bilgiler verdi.
Çocuk terapilerinde başarının artması için aile desteği büyük önem taşıdığının altını çizen Gülgen, “Dil terapisi, bireylerin yalnızca daha anlaşılır konuşmasını sağlamakla kalmaz; aynı zamanda onların sosyal hayata uyum sağlamasını, özgüven kazanmasını ve akademik/profesyonel başarılarını doğrudan destekler” diye konutu.


