İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç Gelirlerinin Aklanması’, ‘Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık’, ‘Kişisel Verilerin Kaydedilmesi’, ‘Kişisel Verileri Ele Geçirme ve Yayma’, ‘Suç Delillerini Gizleme’, ‘Haberleşmenin Engellenmesi’, ‘Kamu Malına Zarar Verme’, ‘Rüşvet Alma’, ‘Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama’, ‘İhaleye Fesat Karıştırma’, ‘Çevrenin Kasten Kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanunu’na Muhalefet’, ‘Orman Kanunu’na Muhalefet’ ve ‘Maden Kanunu’na Muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Duruşmalar haftanın 4 günü devam edecek
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’de bulunan Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi'ndeki binada görülen bugünkü duruşmada, sanıkların savunmalarının alınmasına devam ediliyor. Duruşma saat 10.30 sıralarında başladı. Duruşmanın başında tutuklu sanıkların salona getirilmesi sıırasında gerginlik yaşandı. Jandarma tutuklu sanıkların el sallamasını engellemeye çalışırken, salonda bulunanlar duruma alkışlarla tepki gösterdi.
İş insanı Bulut Aydöner savunmasında, "Ben sözde mağdur Serbülent’in iddiaları gerekçe gösterilerek tutuklandım. Hem de delilsiz, belgesiz bir beyanla. 2016 yılında ailemin uzun yıllardır oluşturduğu birikimle ve tecrübeleri, en önemlisi müşteri portföyünü arz-talep dengesiyle ölçerek yeni nesil kurumsal marka modernleşmesi adımlarını atmaya karar verdim. Kısa sürede ilk stratejik konsept mağazamı açtım. Hasanoğulları DTM Otomotiv’in resmi olarak her işleminin yasalara uygun olduğunu belirtirim. Ben beyaz eşya sektörüne 2016’da adım attıktan sonra 2019 yılına kadar göstermiş olduğum faaliyet neticesinde bir markanın da güvenini kazanarak Pendik'te en büyük mağazayı açma konusunda teklif aldım ve anlaşma sağladım. Şahıs şirketi olduğumdan, diğer işlerimde olduğu gibi buranın mağaza kiralanmasından diğer bütün resmi prosedürlerine kadar tüm işlemleri şahsım adına vekâleten ilerlettim. Ben şirketime bu kadar maddi ve manevi emek sarf ederken, bu kadar emeğin yok edileceğine, tek bir sözlü beyanla mağlup olacağıma kesinlikle inanmak istemiyorum. Ticaret hayatıma devam etme kararımdan sonra 2020 yılında Tuzla merkezli kendi şirketimi kurdum ve kurduğum şirkete kademeli olarak geçiş sağlamaya başladım. Bu süreçten sonra aile adına genişlettiğim süpermarket modelini devrederek buradan elde ettiğim gelirle şirketimin bayilik süreçlerinde sermaye olarak büyümesine katkı sağladım. 2025 yılında 4 adet konsept ve kurumsal işletmeye sahip oldum. Sayın Başkan, 2019 yılına kadar olan bu süreçten özellikle bahsettim. Çünkü asla kabul etmeyeceğim şekilde emeklerimin, ailemin emeklerinin yok sayıldığı; bizim etimizle, dişimizle, alın terimizle, devlet destekli ve emek odaklı büyüttüğümüz çalışmaların hiçe sayıldığı bir MASAK raporu dosyaya sunulmuştur. Burada annemin şahıs şirketi gözönünde bulundurulmadan Hasanoğulları şirketine geçiş aşamasındaki mal transferlerinin karşısında yapılan ödemelerin hepsi olağan dışı hareketler olarak algılanmıştır. Bu raporu tamamen reddediyorum. Eylem 32’ye neden dahil edildim."diye konuştu.
"Bana arsaları rüşvet olarak verdiklerini iddia ediyorlar"
Aydöner savunmasının devamında, "Şimdi bahsettiğim gibi ticaretin bütün adımlarında, yani otomotiv alım-satımları dâhil hepsini resmi bir şekilde, düzgün ve faturalı olarak, tek bir kayıtdışı satış dahi yapmadan yürüttüğüm için buradayım. Dünya malına tamah etmeden, herhangi bir harama ya da yanlışa bulaşmadan, küçük yaştan bugüne kadar gece gündüz çalışmış, işlerine yoğunlaşmaktan her türlü imkâna sahipken annesi ve babası yaşlı olduğundan dolayı evini onlardan ayırmamış, 30 yıldır aynı adreste annesi ve babasıyla birlikte ikamet eden, kaçma şüphesi olduğu iddia edilen tutuklu Bulut Aydöner’im. Ağabeyim CHP’de üst düzey yönetici, tarzı, siyasi düşüncesi ve fikri açıkça belli olan bir kimliktir; ama o Baykan Aydöner, ben Bulut Aydöner’im. Ne onun bana talimat vermesi gibi bir durum söz konusudur ne de benim ona talimat verme durumum vardır. Esnafın partisi olmaz. Ben kesinlikle mağazalarımdan içeri giren müşterilere ya da çalışanlarıma hangi partiye mensup olduklarını sormadım, sormaya da ihtiyaç duymadım. Şile ve Kartal’da inşaat projesi yürütmekteyim. Şile bölgesinde projem vardı, tamamladım ve satış bölümüne geçtik. Ben Şile’de esnaf kimliğimle tanınırım. Bana arsaları rüşvet olarak verdiklerini iddia ediyorlar. Madem bu yerler rüşvet, tapu masrafını ben neden kendi şirket hesaplarımdan ödüyorum.İki tapu ödemesini de ben yaptım. Taylan ve Serbülent Danış’ın beyanları üzerine tutuklandım. Taylan Danış bu arsanın satışı için adeta takla attı. Madem Taylan ve Serbülent Danış’tan zorla rüşvet alınmış, neden 1 yıl boyunca sessiz kaldılar. Taylan ve Serbülent’in ifadeleri çelişkilidir. Ben arsaların bedelini ödeyerek aldım. Benim elimde kapı gibi tapularım var" dedi. Duruşmaya saat 14.00'e kadar ara verildi.
Eski Genel Başkan yardımcısı Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, "Öncelikle eylem 22’nin gerçekleşmediğini, üzerime atılan bu suçlamayı da kabul etmediğimi beyan ederek ifademe başlamak istiyorum. Efendim, şimdi şöyle bir durumdan bahsetmek istiyorum. Siz de muhakkak bu durumu görmüşsünüzdür. Biz bunu avukatımla beraber 11 Kasım 2025 tarihinde tespit ettik. Tespit ettiğimiz konu da şu, Ömer Güngör isimli şahıs 12 Haziran 2025 tarihinde ifade veriyor ama bunun öncesinde ne bir ifadede ne de bir bilgi notunda Sırrı Küçük ismi hiçbir noktada yer almıyor, geçmiyor. Ben sizin huzurunuzda sormak isterim. 31 Mayıs 2025 günü cumartesi sabah saat 6’da 3-4 tane polis memuru arkadaş neden beni gözaltına aldı? Diyelim ki orada bir gözaltı kararı oldu, alındım. 3 gün Vatan Yerleşkesi’nde neden tutuldum? Tutuldum, hakkımda bir iddia yok. Neden ben 165 gün Silivri 3 No’lu Cezaevi’nde kaldım? Benim 4 yaşında kızım vardı o gün. Ben 4 yaşındaki kızıma neden yalan söylemek zorunda kaldım? Silivri Cezaevi’nin neden bir polis okulu olduğunu anlatmak zorunda kaldım? Neden her görüşte ağlamak zorunda kaldım? Ömer Güngör isimli şahısla ben aynı hukuken, aynı çerçevede olduğumuzu düşünüyorum. Onlar yaklaşık 270 gündür çocuklarıyla, ailesiyle dolu dolu zaman geçirirken ben aileme hasret kaldım. Burada el salladıkça suçlu olduk. Neden? Ayda bir kere görüyorum ben kızımı. Ayda bir defa görüyorum 45 dakika. 45 dakika görmek 45 saniye gibi geliyor. 285 gündür tutukluyum o gün bugündür. Ama şükür ki Allah’a 285 gün sonra huzurunuzda en azından kendimi ifade etmeye hazır durumdayım. Biz eşimle beraber 2018 yılında evlendik. 2021 yılında kızımız doğdu. İsmi Masal. 31 Mayıs tarihine kadar kızımıza bir tane yalan söylemedik Sayın Başkanım. Her anne, her baba gibi doğrusu neyse yapacağımız neyse onu anlatmaya çalıştık. Çocuk küçük, anladığı kadar ama anlatmaya da mücadele ettik. Sabah polis memurları kapımızı çaldığında eşimle ben ‘Hayırdır ya bu sabah ne oldu, bir şey mi oldu?’ dedik. Polis memuru arkadaşlar ellerinde bir belgeyle dediler ki gözaltı ve arama kararınız var. Tabii okumadım da. Ben devletin polisine inanmayacak kadar cahil bir insan değilim. Dedim ki arkadaşlar, siz de görevinizi yapıyorsunuz. Biz de bir anne babayız. Sizden ricam, çocuğumuz içeride uyuyor. 4 yaşında. Korkutmadan, uyandırmadan tüm vazifenizi siz yerinize getirin. Biz de size yardımcı olalım. İçeri aldım. Cep telefonumu istediler. Ağızlarından daha şifre çıkmadan dedim ki memur arkadaşlar, şifreleri de bu telefonum. Çünkü kendimden o kadar eminim. Korktuğum bir şey yok. Arkadaşlar tutanağa giderken son şifrenin harfini yanlış yazmışlardı. Ben de bunu gördüm. Özellikle dedim ki efendim bakın şifre yanlış, düzeltin. Yarın Vatan’da Emniyet Müdürlüğü’nde size zorluk çıkartmasınlar." dedi.
"Asıl konu Başak Petrol"
Sırı Küçük "Asıl konu Başak Petrol. Başak Petrol yolun üstünde bir işletmedir. Başak Petrol 39 tane sanayi sitesinin içinde bulundurulan İstanbul’un en büyük sanayi bölgesi olan İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nin tam girişindedir. İkitelli Sanayi Bölgesi’ne girmek istiyorsanız Edirne istikametinden gelin, Ankara istikametinden gelin, E5 istikametinden gelin, mutlaka onun önünden geçeceksiniz. Başak Petrol bizim ofisimizle, mali müşavir ofisimizle yaklaşık 2 kilometre uzaklıktadır. Özgür Bey İstanbul’da yokken de ben Özgür Bey’in mali müşavir ofisindeki arkadaşlara sahada ve ofiste destek sunuyorum. Başak Petrol’ün olduğu lokasyon Arnavutköy ilçemiz hariç 3. bölgenin geri kalan 12 ilçesine gidebileceğimiz tek güzergah. Arnavutköy neden söyleniyor? Arnavutköy bizim ofisimizden arkadan gittiğimizde daha hızlı gidiyoruz, orayı kullanmıyoruz. Kuzey Marmara’ya çıkmamıza gerek kalmıyor. Güzergah Arnavutköy’ün bulunduğu güzergah. Efendim, şimdi Başak Petrol’ün bulunduğu alanı buradan nasıl soralım? Peki, şimdi benim Başak Petrol’e mal sevk etmekle ilgili suçlandığım söyleniyor. Başak Petrol’de rüşvet almakla, rüşvete aracılık etmekle suçlanıyorum. Başak Petrol üzerinden benim gibi günde milyonlarca vatandaş, milyonlarca araç geçiyor. Binlerce de toplu taşıma güzergahı burada bulunuyor. 2018’den bu yana bırakın binlerceyi milyonlarca kez baz kaydı vermişimdir, bu hayatın olağan akışına aykırı değildir. Silivri’de burada herkes baz veriyor diye suçlu olabilir mi? Rüşvete aracılık etmiş olabilir mi? Ben de Başak Petrol’de baz verdim diye gözaltına alındım. Ömer Güngör’ün ifadesi baştan aşağı çelişki. ‘Ben Sırrı Küçük’ü aradım, ben sana 5 milyon para vereceğim’ diyor. Ben de ortak bir noktada buluşalım diyorum. Efendim Başak Petrol 2 kilometre uzak benim ofisime. Biz salağız ya o kadar kameranın, MOBESE’nin altında rüşvet alacağız. Ömer Güngör’ün HTS kayıtlarında beni araması yok. Bana belgesini çıkarsın, ben de paşalar gibi Silivri’de yatayım" dedi.





