Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Mersin Şube Başkanı Dr. Sinan Can, Türkiye’de son 20-25 yılda parlayan bir sektör olarak gelişen geri dönüşüm alanının çevresel ve toplumsal boyutlarına dikkat çekti. Sektörün yüksek enerji ve su tüketimi ile getirdiği riskleri vurgulayan Can, kurumlar arası koordinasyonsuzluğa ve kentsel çelişkilere işaret ederek çözüm çağrısında bulundu.

Akdeniz Belediyespor’dan gol şov
Akdeniz Belediyespor’dan gol şov
İçeriği Görüntüle

Geri dönüşüm sektörünün temel çıkış noktasının doğal kaynakları korumak olduğunu belirten Dr. Sinan Can, Mersin İstişare Kulübü üyeleriyle gerçekleştirdiği buluşmada, kağıt ve plastik gibi malzemelerin yeniden kazanılmasının çevresel kaygılardan ziyade zamanla ekonomik odaklı bir yapıya evrildiğini ifade etti.

"Geri dönüşüm süreci yoğun su ve enerji tüketiyor"

Geri dönüşüm tesislerinin toplama-ayırma, kırma ve son olarak geri dönüşüm olmak üzere üç ayrı lisans sürecine tabi olduğunu belirten Can, son aşamanın çevresel etkilerini aktarırken, “Geri dönüşüm prosesi çok fazla su ve elektrik enerjisi tüketen bir alandır. Kirli plastikler yıkama havuzlarında temizlenir, ardından kırılır ve eritilerek granül haline getirilir. Bu yıkama süreci, özellikle yeraltı sularını ciddi anlamda olumsuz etkileyen ve atık suyun alıcı ortama verilmesi noktasında titizlikle yönetilmesi gereken bir alandır. Yüksek tonajlı makineler ise binlerce megawatt elektrik tüketerek sürece çevresel maliyet yüklemektedir” dedi.

Gelişmiş ülkelerin yüksek su, enerji, karbon ve işçi maliyetleri nedeniyle bu endüstriyel süreçleri sınırlandırarak 2. ve 3. dünya ülkelerine yönlendirdiğini belirten Can, Türkiye'de bu işin yoğunlaşmasının arkasında enerji cari açığını kapatma politikalarının da yattığını ifade etti.

Kurumlar arası iletişimsizlik ve kent politikaları

Mersin ve bölgedeki çevresel meselelerde sivil toplum, sermaye grupları, merkezi yönetim ve yerel aktörler arasında belirgin bir kutuplaşma ve koordinasyonsuzluk bulunduğunu dile getiren Can, sorunların kaynağında çözülmediği sürece münferit denetimlerin yetersiz kalacağını kaydetti. Mersin'in turizm potansiyeli ve çevresel hassasiyetleri yerine ekonomik yatırımların önceliklendirilmesinin kentte kalıcı hasarlar bıraktığını savunan Can, kentsel çelişkilerin çözümü için ortak akıl ve şeffaf bir bürokratik işbirliği şart vurgusu yaptı.

Sivil toplumun daha fazla denetim ve koruma talep ettiğini, işletmelerin döngüsel ekonomi ve depozito sistemlerine odaklandığını, kamu kurumlarının ise mevzuat ve idari yaptırımlarla süreci yönetmeye çalıştığını belirten Can, bu farklı yaklaşımların ortak bir paydada buluşturulması gerektiğinin altını çizdi.

Muhabir: Ahmet Atala