Bereketli geçen sezonun ardından tarlalara inen üreticiler, zeytinleri dallarından büyük bir özenle topluyor. Toplanan zeytinler, geleneksel yöntemlerin izlerini taşıyan ve yörede ‘Dink’ adı verilen zeytinyağı sıkım fabrikalarına götürülüyor. Üreticiler, fabrikalarda sıkılan taze zeytinyağının ilk tadına bakmanın sevincini ve heyecanını yaşıyor. Bol yağışların üründe hem kaliteyi hem de rekolteyi artırdığı belirtiliyor.

Fiyat beklentisi üreticiyi ikiye böldü
Önümüzdeki süreçte zeytin ve zeytinyağı fiyatlarının makul seviyelere inmesi beklenirken, bu durum üreticiler arasında farklı yankılar buluyor. Ürününü ticari amaç gütmeden yalnızca kendi aile ihtiyaçları için üreten küçük üreticiler ucuzluk beklentisinden memnuniyet duyarken, geçimini satış yaparak sağlayan büyük ölçekli üreticiler ise düşen fiyatlar karşısında endişe yaşıyor.

Kendi imkanlarımızla üretiyoruz
Zeytin hasadına başlayan üreticilerden Gürol El, bu yılın tam anlamıyla bir ‘zeytin yılı’ olduğunu söyledi. Kendi bahçesi bulunmayan ancak bahçe sahipleriyle yarı yarıya anlaşma usulüyle üretim yapmayı sürdüren El, “Bol ve verimli bir sezon geçiriyoruz. Ürünü satış amacıyla üretmediğimiz için işçiliğini tamamen kendi imkanlarımızla çözüyoruz, bu nedenle maliyet hesabı yapmıyoruz. En sağlıklı gıdaların başında gelen zeytinyağına umarım herkes uygun fiyatlarla ve kolayca ulaşabilir” dedi.

Ucuz zeytinyağı büyük üretici desteklenirse sağlanabilir
El, zeytinyağının sofralara daha ekonomik koşullarda gelmesinin tüketiciyi sevindireceğini, ancak artan girdi maliyetleri karşısında ticari üreticilerin desteklenmesinin sürdürülebilir tarım açısından büyük önem taşıdığını da sözlerine ekledi.


