Kamuoyunda sıklıkla karşılaşılan ve birçok kişiyi mağdur eden sahte icra SMS'leri hakkında hukuki uyarılarda bulunan Avukat Ece Serin, dolandırıcıların yeni yöntemini deşifre etti. Cep telefonlarına gönderilen mesajlarda, borcun ödenmemesi halinde haciz işlemi uygulanacağı tehdidinin yer aldığını belirten Serin, bu yolla vatandaşlar üzerinde aciliyet ve baskı oluşturulduğuna dikkat çekti. Bu uygulamaların gerçekte var olmayan borçlara dayandığını ve tamamen vatandaşları hataya düşürerek haksız menfaat temin etmeyi amaçladığını aktaran Serin, konunun hem icra hukuku hem de ceza hukuku bakımından büyük önem taşıdığını ifade etti.
İcra takibinde resmi tebligat şartı bulunuyor
Türk hukuk sisteminde icra takibi süreçlerinin sıkı usul kurallarına bağlandığını hatırlatan Avukat Ece Serin, yasal işleyiş hakkında önemli bilgiler paylaştı. İcra ve İflas Kanunu uyarınca başlatılan takiplerin borçluya mutlaka resmi tebligat yoluyla bildirilmek zorunda olduğunu söyleyen Serin, bu tebligatın içeriğinde borcun dayanağı, miktarı ve borçlunun yasal haklarının açıkça yer alması gerektiğini dile getirdi. Borçluya söz konusu iddialara karşı belirli süreler içerisinde itiraz etme hakkı tanındığını da vurgulayan Serin, yalnızca SMS, e-posta veya benzeri dijital yollarla yapılan bildirimlerin hukuken geçerli bir icra takibi bildirimi niteliği taşımadığının altını çizdi.
Doğruluğu teyit edilmemiş taleplere itibar etmeyin
Vatandaşların kendilerine iletilen mesajların doğruluğunu nasıl kontrol edecekleri konusunda da yol gösteren Serin, en güvenilir resmi kontrol mekanizmasının e-Devlet sistemi olduğunu belirtti. Kişilerin T.C. kimlik numarası ve şifreleri ile sisteme giriş yaparak UYAP Vatandaş Portalı üzerinden adlarına açılmış dava ve icra dosyalarını kolaylıkla görüntüleyebileceğini aktaran Serin, bu sistemde herhangi bir dosya kaydına rastlanmaması halinde mesajdaki iddiaların tamamen asılsız olduğunu ve doğruluğu teyit edilmemiş hiçbir ödeme talebine itibar edilmemesi gerektiğini söyledi.
Sahte mesajlar nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturuyor
İcra takibi başlatıldığı izlenimi vererek kişilerden para talep edilmesinin Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil ettiğine değinen Serin, bu eylemlerin dolandırıcılık çerçevesinde cezalandırıldığını hatırlattı. Kişilerin hileli davranışlarla aldatılmasının ve bu yolla menfaat sağlanmasının ciddi bir cezai yaptırıma tabi olduğunu belirten Serin, dijital araçlar kullanılarak sistematik biçimde gerçekleştirilen bu eylemlerin suçun nitelikli halleri kapsamında da değerlendirilebileceğini kaydetti. Mağdurlara izlemeleri gereken hukuki yolu da özetleyen Avukat Ece Serin, "Bu tür durumlarla karşılaşan kişilerin ilgili mesajları saklamaları ve Cumhuriyet Başsavcılıklarına başvurarak şikayette bulunmaları mümkündür. Bireylerin bu mesajlar karşısında paniğe kapılıp aceleyle hareket etmemeleri ve hukuki destek almaları büyük önem arz etmektedir. Unutulmamalıdır ki hukuki süreçler mesajla değil, usulüne uygun tebligatla başlar" diyerek açıklamalarını tamamladı.



