Muharrem Orucu’nun on birinci gününde, Mersin Cemevi’nde bir araya gelen yüzlerce vatandaş, dualar ve deyişler eşliğinde oruçlarını açtı. İnanç Kurulu Üyesi Ali Halisçelik Dede’nin okuduğu gülbenk ile başlayan program, Mersin Cemevi Halk Müziği Çocuk Korosu’nun seslendirdiği deyişler ve canların semah dönmesiyle devam etti. Lokmaların paylaşıldığı buluşmada, Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, Alevi inancının en temel direklerinden biri olan "Alevi Ocakları" hakkında kapsamlı ve öğretici bilgiler paylaştı.

Ocak insanı olgunlaştıran ve pişiren kutsal bir mekandır
Muhabbet programında ocak kavramının kutsallığına ve derin manasına değinen Pir Hasan Kılavuz, ocağın sadece fiziki bir yer olmadığını vurguladı. Kılavuz, "Ocak, Alevi inancında insanı olgunlaştıran, eğiten ve manevi anlamda pişiren yerdir. Bu nedenle ocak kutsaldır. Ocağa tükürülmez, kötü söz söylenmez, saygısızlık edilmez. Ocak kültü, çok eski inanç geleneklerinin Anadolu topraklarında mayalanmasıyla oluşmuş; Alevi uluları ve pirleri tarafından korunmuş, kutsanmış ve kuşaktan kuşağa aktarılmıştır" dedi.
Ocağın toplumsal hayattaki ve dildeki yansımalarına da dikkat çeken Kılavuz, Alevilerin dua ve niyazlarında her zaman ocağa sığındığını belirtti. Aileler için "ocağı şen olsun" denilerek hayır duası edildiğini, buna karşın beddua edilirken ise "ocağın batsın" sözünün kullanıldığını hatırlatan Kılavuz, bu yerleşik ifadelerin bile ocak kavramının inançtaki yerini net bir şekilde özetlediğini kaydetti.

Her Alevi hangi ocağa bağlı olduğunu araştırmalı
Alevi ocaklarının pirlerinin yüzyıllardır yoldan taviz vermeden inanca sahip çıktığını ve yolun erkânını taliplere aktararak bugünlere taşıdığını söyleyen Kılavuz, günümüz kuşağına da önemli bir çağrıda bulundu. Her Alevinin hangi ocağa ve hangi pire bağlı olduğunu araştırması gerektiğinin altını çizen Kılavuz, "Bugün her Alevinin hangi ocağa ve pire bağlı olduğunu araştırması, o ocakta hizmet yürütenlerle bağ kurması büyük önem taşımaktadır. Bu bağın korunması, inancımızın gelecek kuşaklara sağlıklı bir şekilde aktarılmasına katkı sunacaktır" ifadelerini kullandı.
Geleceğe yönelik öngörülerini de paylaşan Pir Hasan Kılavuz, belki 100 ya da 200 yıl sonra şartların değişmesiyle cemevlerinin de birer ocak işlevi görebileceğini belirtti. Kılavuz, hizmet sahiplerinin bir araya gelerek yolun erkânını cemevlerinde yaşatmayı sürdürmesi halinde, bu mekanların da ocakların üstlendiği tarihi ve manevi görevi başarıyla yerine getirebileceğini sözlerine ekledi.





