Kış, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına sunduğu soru önergesinde, hatanın hangi aşamada meydana geldiğini, kaç adayın etkilendiğini ve sorumlular hakkında herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığını sordu.
ÖSYM hatayı kabul etti
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 26 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleştirilen 2026-MEB-AGS sonuçlarının hesaplanmasında hata yapıldığını açıkladı. ÖSYM’nin açıklamasına göre, 80 sorudan oluşan Akademi Giriş Sınavı Testi’ndeki 6 alt testin puan hesaplamasında 2026 yılı için belirlenen soru ağırlıkları yerine 2025 yılına ait ağırlıklar kullanıldı. Adayların doğru ve yanlış cevap sayılarında herhangi bir hata bulunmadığını bildiren ÖSYM, puanların 2026 yılı için belirlenen ağırlıklar esas alınarak yeniden hesaplanacağını duyurdu.
“2026’nın sınavını 2025’in hesabıyla açıkladılar”
Kış, sonuçların açıklanmasının ardından ortaya çıkan hatanın yalnızca teknik bir yanlışlık olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti.
“2026 yılında sınav yapıyorsunuz, 2025 yılının ağırlıklarını kullanarak puan hesaplıyor, bu puanları adaylara resmî sonuç olarak açıklıyorsunuz. Sonra yanlış hesapladığınızı fark edip yeniden hesaplama yapacağınızı söylüyorsunuz” diyen Kış, ÖSYM’nin kontrol ve denetim mekanizmalarının sorgulanması gerektiğini ifade etti.
Kış, sonuçlar açıklanmadan önce kullanılan ağırlıkların kim tarafından kontrol edildiğini ve hesaplama sürecinin hangi aşamalardan geçtiğini sorarak, “2026’nın sınavını 2025’in hesabıyla açıklayan bir sistemin güvenilirliğini sorgulamak zorundayız” dedi.
Kaç adayın puanı ve sıralaması değişti?
Kış, soru önergesinde ÖSYM’den yeniden hesaplama sonucunda kaç adayın puanının değiştiğini açıklamasını istedi.
“Kaç adayın puanı değişti? Kaç adayın puanı yükseldi, kaç adayın puanı düştü? Adayların puanlarında ortaya çıkan en yüksek fark ne kadar? Başarı sıralamaları değişti mi?” sorularını yönelten Kış, sıralaması değişen aday sayısının ve en yüksek sıralama değişikliğinin de kamuoyuna açıklanmasını talep etti.
Kış, yalnızca puanların yeniden hesaplanacağının duyurulmasının yeterli olmadığını belirterek, sınav sonuçlarındaki değişimin adayların eğitim ve meslek hayatları açısından yaratabileceği sonuçlara dikkat çekti.
“Bu sonuç hangi kontrolden geçerek açıklandı?”
ÖSYM’nin sonuçları açıklamadan önce uyguladığı kontrol, doğrulama ve denetim süreçlerini de gündeme getiren Kış, yanlış yılın ağırlıklarının kullanılmasının neden daha önce tespit edilemediğinin açıklanmasını isteyerek, merkezi sınavlarda adaylardan en yüksek düzeyde dikkat ve kurallara uyum beklenirken, kurumun kendi hesaplama süreçlerinde de aynı hassasiyeti göstermesi gerektiğini söyledi.
“Adayın bir dakika geç kalmasını affetmeyen bir sistem, kendi yaptığı bu hatayı ‘yeniden hesapladık’ diyerek kapatamaz” ifadelerini kullanan Kış, yaşanan olayın ÖSYM’nin sınav güvenilirliği açısından ciddi biçimde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
“Sorumluluk varsa, sorumlusu da olmalı”
Kış, hatanın hangi aşamada meydana geldiğinin yanı sıra, kim tarafından tespit edildiğinin ve olayla ilgili idari inceleme veya soruşturma başlatılıp başlatılmadığının da açıklanmasını istedi. Bir sınav sonucunun hazırlanması, hesaplanması, kontrol edilmesi ve kamuoyuna açıklanmasının bir süreç olduğunu belirten Kış, “Ortada bir hata varsa bunun bir sorumluluğu, sorumluluk varsa da bir sorumlusu olmak zorundadır” dedi.
Son beş yılın sınavları da Meclis gündeminde
Kış, soru önergesinde incelemeyi yalnızca 2026-MEB-AGS ile sınırlamadı.
ÖSYM tarafından son beş yılda gerçekleştirilen sınavlarda, sonuçların açıklanmasının ardından puanların yeniden hesaplanmasını veya sonuçların düzeltilmesini gerektiren kaç hata yaşandığının açıklanmasını isteyen Kış, bu hataların hangi sınavlarda ve hangi nedenlerle meydana geldiğini sordu.
Kış ayrıca, yaşanan son olayın ardından ÖSYM tarafından gerçekleştirilen diğer merkezi sınavların puan hesaplama sistemlerinin geriye dönük veya bağımsız bir denetime tabi tutulup tutulmayacağını da gündeme getirdi.
“Mesele birkaç puan değil, ÖSYM’ye duyulan güven”
Kış, yaşananların yalnızca bazı adayların puanlarının yeniden hesaplanmasından ibaret olmadığını, asıl meselenin ÖSYM’ye duyulan güven olduğunu söyledi.
“Türkiye’de gençler yıllarca sınavlara hazırlanıyor. Öğretmen adayları yıllarını üniversite eğitimine, ardından sınavlara veriyor. İnsanlardan bütün hayatlarını birkaç saatlik sınavın sonucuna bağlamalarını istiyorsanız, o sınavı yapan kurumun hata payı konusunda göstereceği hassasiyet de en üst düzeyde olmak zorundadır” ifadelerini kullanan Kış, ÖSYM’nin hatanın sonuçlarını tüm ayrıntılarıyla kamuoyuna açıklaması gerektiğini belirtti.
Kış, kaç adayın puanının ve sıralamasının değiştiğinin, hatanın nasıl meydana geldiğinin ve sorumlular hakkında ne işlem yapıldığının açıklanması çağrısında bulunarak, “Adaylardan sıfır hata bekleyen ÖSYM’nin kendi hatasının hesabını vermesi gerekiyor” dedi.
Kış’ın Cevdet Yılmaz’a yönelttiği sorular
Kış’ın TBMM Başkanlığına sunduğu soru önergesinde şu sorular yer aldı:
-
2026-MEB-AGS puanlarının hesaplanmasında 2025 yılına ait soru ağırlıklarının kullanılmasına neden olan hata hangi aşamada ve nasıl meydana geldi? Hata ne zaman ve kim tarafından tespit edildi?
-
Hatalı hesaplama sonucunda puanı değişen aday sayısı kaçtır? Yeniden hesaplama sonucunda puanı artan ve azalan aday sayıları kaçtır? Adayların puanlarında meydana gelen en yüksek artış ve düşüş kaç puandır?
-
Yeniden hesaplama sonucunda adayların başarı sıralamalarında değişiklik meydana geldi mi? Değiştiyse sıralaması değişen aday sayısı kaçtır ve bir aday bakımından gerçekleşen en yüksek sıralama değişikliği kaç basamaktır?
-
ÖSYM’de sınav sonuçları kamuoyuna açıklanmadan önce uygulanan kontrol, doğrulama ve denetim süreçleri nelerdir? 2025 yılına ait ağırlıkların kullanılması bu kontroller sırasında neden tespit edilemedi?
-
Söz konusu hataya ilişkin idari inceleme veya soruşturma başlatıldı mı? Hatanın oluşmasında veya sonuçlar açıklanmadan önce tespit edilememesinde sorumluluğu bulunan personel ve yöneticiler hakkında işlem yapılacak mı?
-
Son beş yıl içerisinde ÖSYM tarafından gerçekleştirilen sınavlarda, sonuçların açıklanmasının ardından puanların yeniden hesaplanmasını veya sonuçların düzeltilmesini gerektiren kaç hata yaşandı? Bunlar hangi sınavlarda ve hangi nedenlerle meydana geldi?
-
Bu olayın ardından ÖSYM tarafından gerçekleştirilen diğer merkezi sınavların puan hesaplama sistemleri geriye dönük veya bağımsız bir denetime tabi tutulacak mı? Benzer hataların tekrar yaşanmaması için hangi ilave kontrol ve denetim mekanizmaları hayata geçirilecek?





