Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ülke genelinde yürüttüğü gıda denetimleri, Mersin’de gıda güvenliğine ilişkin endişeleri yeniden gündeme taşıdı. 2026 yılının Ağustos ayına kadar Mersin’de yaklaşık 20 firmanın insan sağlığını tehlikeye atabilecek ürünlerle ilişkilendirilmesi kentte dikkat çekti. Özellikle son beş aylık dönemde Mersin’in Türkiye genelinde ilk sıralarda yer alması, vatandaşların sofralarındaki gıdaya duyduğu güveni de ciddi ölçüde sarstı.

Konuyla ilgili internet haber sitemize açıklamalarda bulunan TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Mersin Şube Başkanı Yusuf Değirmenci, “Bizde yaylacılık çok fazla olduğu için orada birçok kasap da var. Bu kasaplarda kesim işlemleri oldukça fazla. Kendi işletmelerinde kestirseler de dışarıda bir yerde kestirseler de bunların bir kısmı kaçak kesim kapsamına girebiliyor. Dolayısıyla burada bir kontrolsüzlük söz konusu. Ancak asıl sebeplerden biri Mersin'deki yaylacılık faaliyetleri ve özellikle yaz aylarında bu bölgelerin yoğun olarak kullanılması. Elbette buralarda ‘yaylalarda kaçak et kesiliyor’ demek doğru değil. Ancak bunun oransal olarak etkisi olduğunu söyleyebiliriz” ifadelerini kullandı.

Yusuf Değirmenci-1

“Denetimler sayısal artışı gösteriyor”

Mersin’de tek tırnak vakalarının fazla çıkmasının nedeninin denetimlerin artırılması olduğunu ve daha fazla denetim yapılması gerektiğini kaydeden Değirmenci, “Mersin’de bir süreç başladı. Bu nedenle denetimler daha da sıklaştırıldı. Bunun olumlu tarafı, denetimlerin artırılmış olması. Diğer illere göre Mersin’de şu anda daha fazla denetim yapılıyor. Dolayısıyla sayısal olarak baktığınızda, tespit edilen olayların sayısı da artacaktır. Örneğin, 100 denetimde 5 olay tespit edilirken, 500 denetimde bu sayı 15’e çıkabilir. Bu da sayısal olarak bir artış olduğunu gösteriyor” şeklinde konuştu.

“Alışveriş yaptığımız güvenilir işletmelerden et almaya dikkat etmeliyiz”

Tüketicilerin dışarıdan et aldığında nelere dikkat etmesi gerektiğine dikkat çeken Değirmenci, “Güvenmediğimiz yerlerden et almamalıyız. Mümkün olduğunca parça et almaya dikkat etmeliyiz. Kıyma alırken etin önceden kıyılmış olması biraz daha riskli. Çünkü kıyılmış eti kontrol etme imkanımız daha sınırlı. Ancak tüketicilerin bu tür durumları yalnızca gözle veya fiziksel olarak tespit etmesi de oldukça zor. Bu nedenle güvendiğimiz marketlerden, kasaplardan veya alışveriş yaptığımız güvenilir işletmelerden et almaya dikkat etmeliyiz. Şu anda tüketici olarak yapabileceğimiz en önemli şeylerden biri bu” ifadelerini kullandı.

“Gittiğimiz işletmeleri seçerken dikkatli olmamız gerekiyor”

Özellikle ev dışında tüketilen ürünlerle ilgili risklere dikkat çeken Değirmenci, sözlerini şöyle sürdürdü: “Restoranlarda, büfelerde ve kafelerde de bu tür risklerle karşılaşabiliriz. Bu nedenle gittiğimiz işletmeleri seçerken dikkatli olmamız gerekiyor. Mümkünse işletmenin eti nereden temin ettiğini sormalı, bu konuda sorgulayıcı olmalıyız. Hatta imkanımız varsa mutfak koşullarını da gözlemlemeliyiz. Tüketici olarak işletmenin hijyen ve gıda güvenliği uygulamalarına dikkat etmeliyiz. Büyük marketler ve benzeri işletmelerde de gıda mühendislerinin görev yapması nedeniyle gıda güvenliği konusunda daha sistemli kontroller gerçekleştirilebiliyor.”

Foto-34

Spor yapan herkes protein ağırlıklı beslenmeli mi?
Spor yapan herkes protein ağırlıklı beslenmeli mi?
İçeriği Görüntüle

“Denetimler arttırılmalı”

Yasal olarak, Tarım ve Orman Bakanlığının denetimlerini daha da sıklaştırması gerektiğini kaydeden Değirmenci, “Denetimlerin yeterince sık yapılamamasının nedenlerinden biri de Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesindeki gıda mühendisi sayısının yetersiz olması. Personel sayısı yetersiz olduğu için her işletmenin yeterli sıklıkta denetlenmesi mümkün olmayabiliyor. Bu nedenle öncelikle Tarım ve Orman Bakanlığı'nın daha fazla gıda mühendisi istihdam etmesi gerekiyor. Etkin ve düzenli denetimlerin yapılması bu sorunun çözümündeki en önemli adımlardan biri” dedi.

“Tüketiciler, karşılaştıkları sorunları Bakanlığa bildirmeli”

Tüketicilere düşen sorumluluğun altını çizen Değirmenci, “Tüketiciler herhangi bir sorunla karşılaştıklarında bunu mutlaka Bakanlığa bildirmeli. Bunun için ALO 174 Gıda Hattı kullanılabilir. Ayrıca Bakanlığın güvenilir gıda uygulamaları üzerinden de işletmelerle ilgili bildirim yapılabiliyor. Tüketiciler karşılaştıkları sorunlara ilişkin fotoğraf çekerek bu bildirimleri ilgili kanallar üzerinden iletebilirler. Bu tür ihbar ve bildirim mekanizmalarının etkin şekilde kullanılması, hem denetimlerin artırılmasına hem de gıda güvenliğinin sağlanmasına katkı sağlayacaktır” diyerek sözlerini tamamladı.

Muhabir: Emrah Birgül