TBMM Adalet Komisyonu’nda Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi görüşülürken, Yeni Yol Partisi Grup Başkanı ve DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen söz aldı.Sürecin niteliği, kanun teklifinin hazırlanma biçimi ve düzenlemedeki eksikler üzerinden değerlendirmelerde bulunan Ekmen, sürecin başarıya ulaşması için silahların bırakılmasının yanı sıra örgüt mensuplarının illegaliteden legaliteye geçişinin sağlanması gerektiğini söyledi.

Ekmen: Sürecin eleştirilmesi de desteklenmesi kadar önemli

Meclis’te yürütülen sürece ilişkin farklı siyasi tutumların ortaya konulmasını olumlu bulduğunu belirten Ekmen, özellikle sürece karşı çıkan ve eleştiren görüşlerin kamusal alanda görünür olmasının sürecin sağlığı açısından önem taşıdığını ifade etti.Ekmen, sürecin yalnızca destekleyenlerin görüşleri üzerinden yürütülmemesi gerektiğini belirterek, toplumdaki kaygı ve itirazların da dikkate alınması gerektiğini söyledi.

“Kürt meselesinin çözüm süreci olarak tanımlanamaz”

Ekmen, kamuoyunda farklı şekillerde tanımlanan sürecin niteliğine ilişkin de dikkat çeken bir çerçeve çizdi.Sürecin Türkiye’nin demokratikleşmesine veya Kürt meselesinin bütün kök sebeplerinin çözümüne yönelik bir süreç olmadığını belirten Mehmet Emin Ekmen, asıl konunun PKK’nın görüşmeler yoluyla silahsızlandırılması olduğunu söyledi.Türkiye’nin yanı sıra Güney Afrika, Kolombiya, Endonezya, Filipinler, İrlanda ve İspanya gibi ülkelerde de benzer silahsızlandırma ve örgütlerin tasfiyesine yönelik süreçler yaşandığını hatırlatan Ekmen, Türkiye’de de geçmişte farklı siyasi ve kurumsal düzeylerde benzer girişimlerin bulunduğunu kaydetti.

“Keşke”lerin bedelini can kayıplarıyla anlattı

Geçmişte tamamlanamayan girişimlerin Türkiye’ye ağır bedeller ödettiğini savunan Ekmen, 1993 ve 2013 süreçlerine ilişkin son dönemde yapılan açıklamaları hatırlattı.1993 yılında sürecin sonuçlandırılamamasına ilişkin “keşke” ifadesine ve 2013 sürecine yönelik benzer değerlendirmelere dikkat çeken Ekmen, 1993’ten bugüne en az 40 bin, 2013’ten bu yana ise en az 10 bin can kaybı yaşandığını söyledi.Ekmen, yürütülen mevcut sürecin de ileride yeni bir “keşke” olarak anılmaması gerektiğini belirterek, sürecin kalıcı bir sonuçla tamamlanması temennisinde bulundu.

Kamu düzeni konusunda 2013 uyarısı

Sürecin yürütülmesi sırasında kamu düzeninden taviz verilmemesi gerektiğini vurgulayan Emin Ekmen, 2013 döneminin bu açıdan Türkiye’de kötü bir hafıza bıraktığını söyledi.Bugünkü süreçte kamu düzenine daha fazla dikkat edildiğini ifade eden Ekmen, görüşmelerin Kürtler adına tek bir liderlik veya temsiliyet makamı oluşturacak şekilde kurgulanmaması gerektiğini de dile getirdi.Kürt vatandaşların da diğer tüm vatandaşlar gibi farklı siyasi görüşlere ve farklı organizasyonlara sahip olduğunu belirten Ekmen, sürecin bu çeşitlilik gözetilerek yürütülmesi gerektiğini kaydetti.

CHP'li Kış “Avrupa kendi çöpünden kurtulacak diye Akdeniz’i feda edemezsiniz!”
CHP'li Kış “Avrupa kendi çöpünden kurtulacak diye Akdeniz’i feda edemezsiniz!”
İçeriği Görüntüle

Ekmen’den hukuk devleti eleştirisi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “iç cephenin tahkimi” çağrısını da değerlendiren Ekmen, iç cephenin güçlendirilmesinin yalnızca PKK’nın silahsızlandırılmasından ibaret olmadığını söyledi.Bu süreçte farklı mağduriyetlerin giderilmesi beklenirken yeni mağduriyetlerin ortaya çıktığını savunan Ekmen; FETÖ yargılamaları, KHK’lilerin sorunları, tutuklamalar, ifade özgürlüğü ve yargı kararlarının uygulanması gibi başlıklara dikkat çekti.AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması konusunda yaşanan sorunları da gündeme getiren Ekmen, Şerafettin Can Atalay, Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala dosyalarını örnek gösterdi.

Bahçeli’nin sözlerine “taahhüt” yorumu

Ekmen, Devlet Bahçeli’nin farklı tarihlerde yaptığı açıklamalarda hukuk devleti ve demokratik dönüşüm konusunda ortaya koyduğu perspektifin önemli olduğunu belirtti.Bahçeli’nin açıklamalarını Türk siyasetine verilmiş taahhütler olarak gördüklerini söyleyen Ekmen, Cumhur İttifakı’nın bu süreçte söz konusu beklentileri zayıflatacak uygulamalardan uzak durması gerektiğini ifade etti.

“Teklif diğer gruplardan saklandı”

Kanun teklifinin hazırlanma sürecine ilişkin de eleştirilerde bulunan Ekmen, metnin Meclis Başkanlığı’na sunuluncaya kadar bütün siyasi parti gruplarıyla paylaşılmamasını eksiklik olarak değerlendirdi.Teklifin bazı siyasi aktörler arasında görüşülmesini anlaşılabilir bulduğunu belirten Ekmen, ancak Meclis’e sunulan metnin diğer grupların görüş ve önerileri alınmadan hazırlanmasının katılımcılık açısından sorun oluşturduğunu söyledi.Ekmen, komisyondaki görüş ve önerilerin maddelerin şekillenmesine yansımaması halinde sürecin çoğulcu niteliğinin zarar göreceğini ifade etti.

Başarı kriteri: Silah bırakmanın ötesinde ne olacak?

Kanun teklifinin yürürlüğe girmesi ve sürecin başarıya ulaşması için asıl kriterin ne olması gerektiğini de anlatan Ekmen, yalnızca örgütün silah bırakmasının yeterli olmayacağını söyledi.Ekmen’e göre asıl hedef, örgütle kırsal alanda doğrudan bağı bulunan kişilerin illegaliteden legaliteye geçişinin sağlanması ve normal hayata yeniden kazandırılması.Bu kişilerin haklarında yürütülecek adli süreçlerle birlikte topluma yeniden dahil edilmesinin, gelecekte yeniden silahlı yapılanmalara yönelmelerinin önüne geçecek yapısal bir mekanizma oluşturacağını belirten Ekmen, sürecin başarı ölçütünün bu çerçevede ele alınması gerektiğini söyledi.

Tespit ve teyit mekanizmasına itiraz

Ekmen’in teklif kapsamında eleştirdiği başlıklardan biri de örgütün fesih ve silahsızlanma iradesinin devlet tarafından tespit ve teyit edilmesine ilişkin düzenleme oldu.Bu durumun ön şart haline getirilmesinin ileride sorun yaratabileceğini belirten Ekmen, örgütün tamamen tasfiye edildiği ilan edildikten sonra farklı yapıların ortaya çıkması ihtimaline dikkat çekti.Bunun yerine yasal zeminin oluşturulması, belirli bir süre içerisinde şartları karşılayan örgüt mensuplarının hukuki statüsünün belirlenmesi ve şartlara uymayanlara yönelik terörle mücadelenin devam etmesi gerektiğini savundu.

Yazılı başvuru şartı için değişiklik çağrısı

Teklifteki yazılı başvuru şartının da yeniden ele alınması gerektiğini belirten Ekmen, terör propagandası veya örgüt üyeliği suçlamalarıyla yargılanan kişilerin durumuna dikkat çekti.Bu şartın bazı kişilerin beraat ve aklanma haklarını zedeleyebileceğini söyleyen Ekmen, Yeni Yol Grubu olarak bu konuda önerge verdiklerini açıkladı.Ekmen, kanun teklifinde örgüt üyelerinin toplumsal hayata yeniden dahil edilmesine yönelik kapsamlı bir düzenleme bulunmamasını da eleştirdi.Örgütten ayrılan kişilerin yeniden şiddet ve terörün parçası olmamasında toplumsal uyum ve entegrasyon programlarının önem taşıdığını belirten Ekmen, teklif metninde bu konuda herhangi bir düzenleme bulunmadığını söyledi. Daha önceki 6551 sayılı yasada yer alan bazı hükümlerin dahi mevcut teklifte bulunmadığını belirten Ekmen, bu alanda daha ayrıntılı bir düzenleme yapılması gerektiğini ifade etti.

Ekmen’den Komisyon’a: “Muhalefetin önerilerini dikkate alın”

Konuşmasının sonunda Komisyon üyelerine çağrıda bulunan Emin Ekmen, Yeni Yol Grubu olarak sürecin kendisini meşru ve doğru bir çaba olarak gördüklerini belirtti.Kanun teklifinin sürecin nihai noktası değil, yeni bir aşamanın başlangıcı olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Ekmen, muhalefetin önerilerinin ve toplumdan gelen itirazların dikkate alınmasını istedi.Ekmen, teklifin hiçbir değişiklik yapılmadan Komisyon’dan geçirilmesinin yürütülen müzakerelerin anlamını zayıflatacağını belirterek, önerilerin değerlendirilip düzenlemeye yansıtılmasının ardından teklifin Genel Kurul’a gönderilmesi gerektiğini ifade etti.

Kaynak: Haber Merkezi