Mersin Körfezi’ndeki plastik ve mikroplastik kirliliği, TBMM Genel Kurulu’nun gündemine taşındı. CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, gündem dışı konuşmasında Mersin’in 321 kilometrelik sahil şeridinin ciddi bir çevre tehdidiyle karşı karşıya olduğunu belirterek, özellikle plastik atıklar ve mikroplastiklerin deniz ekosistemi açısından oluşturduğu riske dikkat çekti.Kış, 3 Haziran 2025 tarihinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına verdiği soru önergesinde Mersin Körfezi’ndeki deniz suyu kalitesindeki bozulma, sanayi ve tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan kirlilik, halk sağlığı riskleri ve Seyhan Nehri aracılığıyla körfeze taşınan kirletici yük konusunda uyarılarda bulunduğunu hatırlattı. Bakanlığın önergeye verdiği yanıtı “izliyoruz, denetliyoruz, takip ediyoruz” sözleriyle özetleyen Kış, geçen bir yılın ardından sahillerdeki kirliliğin devam ettiğini belirterek tepki gösterdi.“Bir yıldır neyi izliyorsunuz? Denetliyorsanız bu kirlilik nasıl bu noktaya geldi? Önlem aldıysanız sonucu nerede, Mersin sahilleri neden bu hâlde?” diye soran Kış, Bakanlığın mevcut yaklaşımının sorunu çözmeye yetmediğini söyledi.

“Sorunu biliyorsunuz ama çözüm planınız yok”

Bakanlığın resmi yanıtında Mersin Körfezi’ndeki çevresel bozulmayı durdurmaya ve geri çevirmeye yönelik herhangi bir ekosistem restorasyon planının bulunmadığının belirtildiğine dikkat çeken Kış, “Yani sorunu biliyorsunuz ama çözüm planınız yok” ifadelerini kullandı. Körfezdeki sorunun yalnızca kıyıya vuran birkaç plastik şişe ya da poşetten ibaret olmadığını vurgulayan Kış, plastik kirliliğinin karasal kaynaklardan deniz ekosistemine kadar uzanan sistematik bir çevre sorununa dönüştüğünü söyledi.

Plastik atık ithalatı 6 yılda yaklaşık 3 kat arttı

Kış, Türkiye’nin Avrupa’nın plastik atıklarının önemli destinasyonlarından biri hâline geldiğini belirterek plastik atık ithalatındaki artışa da dikkat çekti.2018 yılında 437 bin ton olan plastik atık ithalatının 2024 yılında yaklaşık 1 milyon 290 bin tona ulaştığını ifade eden Kış, Türkiye’ye getirilen plastik atıkların ülkeye girişinden sonraki süreçte nasıl işlendiğinin ve ne kadarının gerçekten geri dönüştürüldüğünün şeffaf biçimde ortaya konulması gerektiğini söyledi. “Bu atıklar ülkeye girdikten sonra ne oluyor?” sorusunu yönelten Kış, özellikle geri dönüşüm tesislerinin denetimlerinin sıklaştırılması gerektiğini belirtti.

“Saatte 5,3 milyardan fazla mikroplastik su sistemlerine karışabiliyor”

Mersin ve Adana’nın ithal plastiklerin işlendiği önemli merkezler hâline geldiğini söyleyen Kış, mikroplastik kirliliğine ilişkin bilimsel araştırmalardaki çarpıcı sonuçları da Meclis kürsüsünden paylaştı.Kış, geri dönüşüm tesislerinin aşağısındaki sulama kanallarında mikroplastik yoğunluğunun yukarıdaki noktalara göre 132 kata kadar artabildiğini, su sistemlerine ise saatte 5,3 milyardan fazla mikroplastik parçacığının karışabildiğini belirtti. Bu kirliliğin tek bir bölgede kalmadığını ifade eden Kış, plastik ve mikroplastiklerin drenaj kanalları ile tarımsal sulama sistemleri üzerinden Seyhan Nehri’ne, oradan da Akdeniz ve Mersin Körfezi’ne taşınabildiğine dikkat çekti.

“Plastiği denize ulaştıktan sonra toplamak çözüm değil”

Mersin Körfezi’ndeki mikroplastik kirliliğinin tek bir kaynağa bağlanamayacağını belirten Kış; liman faaliyetleri, tarım, balıkçılık ve seracılığın da kirlilik üzerinde etkili olabileceğini söyledi.Ancak özellikle karasal kaynaklı kirlilik yükünün araştırılması ve kaynağında önlenmesi gerektiğini vurgulayan Kış, sorumluluğun kamu kurumlarında olduğunu belirtti.“ Denize ulaştıktan sonra plastik toplamak çözüm değildir. O plastiğin denize ulaşmasını engellemek Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının asli görevidir.” diyen Kış; Devlet Su İşleri sorumluluğundaki kanalların ve geri dönüşüm tesislerinin denetlenmesini, filtre ve arıtma sistemlerinin etkin biçimde çalışıp çalışmadığının kontrol edilmesini ve mevzuata aykırı faaliyet gösteren işletmelere caydırıcı yaptırımlar uygulanmasını istedi.

“Tehdit sadece Mersin körfezi ile sınırlı değil”

Plastik ve mikroplastik kirliliğinin yalnızca Mersin Körfezi açısından değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Kış, Adana’dan Mersin’e, Alanya’dan Antalya’ya kadar Akdeniz kıyılarının benzer bir tehditle karşı karşıya olduğunu söyledi.Akdeniz kıyılarının Türkiye turizminin vitrini olduğunu vurgulayan Kış, çevre kirliliğinin yalnızca ekolojik değil, aynı zamanda ekonomik sonuçları da olacağı uyarısında bulundu.

Zeyrek yaylasının içme suyu kapasitesi 2 katına çıkarıldı
Zeyrek yaylasının içme suyu kapasitesi 2 katına çıkarıldı
İçeriği Görüntüle

Bakanlığa 4 kritik soru

Bakanlığın artık yalnızca “izliyoruz” açıklamasıyla yetinemeyeceğini belirten Kış, kamuoyunun yanıt beklediğini söylediği dört kritik soruyu şöyle sıraladı: Mersin Körfezi için somut önlemler alındı mı? Seyhan Nehri ve drenaj kanallarındaki mikroplastik yükü ölçüldü mü? Kaç geri dönüşüm tesisi denetlendi, kaçında uygunsuzluk tespit edildi? Güncel mikroplastik analizleri nerede?

“Akdeniz’i kaderine terk edemezsiniz”

Akdeniz için bölgesel ve kapsamlı bir eylem planının acilen hayata geçirilmesi gerektiğini söyleyen Kış, hükümete çağrısını şu sözlerle tamamladı: “Avrupa kendi çöpünden kurtulacak diye Türkiye’nin denizlerini, toprağını ve suyunu feda edemezsiniz. Akdeniz’in cennet koylarını kaderine terk edemezsiniz. Artık izlemeyi bırakıp somut adımlar atmalısınız. Mersin Körfezi plastik ve mikroplastik kirliliğinden kurtulmalı; Akdeniz’in doğası, halk sağlığı ve gelecek kuşakların yaşam hakkı korunmalıdır.”

Muhabir: Haber Editör