Mersin’in Toroslar ilçesine bağlı Arslanköy Mahallesi sakinleri ve çevreciler, Toroslar Belediyesi tarafından düzenlenen Kardeş Göçerler Yörük Festivali’nde unutulmayacak bir çevre mücadelesine imza attı. Tırtar’da festival coşkusu yaşanırken stant kuran yurttaşlar, Toroslar'daki su kaynaklarını ve eşsiz doğayı korumak amacıyla Mersin Valiliği onaylı dev bir imza kampanyası gerçekleştirdi.

Yörük Yurdunda Boksit Tehdidi
BERUS Boksit Madencilik firmasının bölgedeki ek ruhsat talebine karşı harekete geçen Mersin Çevre Derneği (MERÇED) ve bölge halkı, festival alanını adeta bir hak arama meydanına çevirdi. Yavcalı ve Kavaklıpınar köylülerinin de kitlesel katılım gösterdiği çalışmada, yüzlerce vatandaş dağlarının ve tarım arazilerinin madene kurban edilmemesi için hazırlanan itiraz dilekçelerini imzaladı.

“Arslanköy’ün Sularına Arsenik Karışmasın”
Bolkarlar Doğasını ve Suyunu Koruma Kurulu adına festival alanında basın açıklaması yapan Makine Mühendisleri Odası eski Başkanı ve Arslanköylü Serdar Erkan, tehlikenin boyutlarına dikkat çekti. Destek veren tüm yurttaşlara teşekkür eden Erkan, “Mersin Çevre Derneği olarak Valilik onayıyla başlattığımız imza stant çalışmamız, Tırtar Yörük Festivali’nde de büyük bir kararlılıkla devam etti. Bizlerin tek bir derdi var: Arslanköy’ün ve aşağısında yer alan yerleşim yerlerinin içme ve sulama sularına arsenik karışmasın. Bölgedeki tarımsal üretimimiz durma noktasına gelmesin. Ayrıca daracık yollarımızda maden kamyonlarının yaratacağı trafik kazalarında gençlerimizi, canlarımızı yitirmeyelim. Bu mücadele yalnızca bugünümüzün değil, geleceğimizin mücadelesidir” dedi.

Boksit madenciliği sırasında açığa çıkan gürültü, toz ve ağır metaller toprağın pH dengesini bozarak tarımsal verimliliği yok ettiğini savunan Erkan, “Toprağa ve su kaynaklarına karışma riski yüksek olan alüminyum hidroksit ile demir oksit gibi bileşenlerin nöro-toksik etkiler taşıdığı, kronik maruz kalma durumunda Alzheimer, karaciğer rahatsızlıkları, kemik hastalıkları ve kalp sorunlarına yol açtığı biliniyor. Su kaynaklarının ve yaşam alanlarının zehirlenmesini istemeyen Arslanköylüler olarak, hukuki ve toplumsal mücadelelerini sonuna kadar sürdürmekte kararlıyız” diye konuştu.





