Mersin sinemasından çevre mücadelesine kadar bölgedeki tüm gelişmeler kamuoyunun odağında kalmaya devam ederken, Akdeniz sahillerini ve halk sağlığını tehdit eden devasa boyutlardaki plastik kirliliği için düğmeye basıldı.

Toplum epilepsiyi görmezden geliyor
Toplum epilepsiyi görmezden geliyor
İçeriği Görüntüle

Çocukların mikroplastiklerle kirlenmiş bir çevrede yaşamasına izin vermeyeceklerini vurgulayan MERÇED; bilim insanlarını, yerel yönetimleri, kamu kurumlarını, meslek odalarını, sivil toplum kuruluşlarını ve tüm yurttaşları Akdeniz'i ve yaşamı birlikte savunmaya davet etti.

Mersin Çevre Platformu (MERÇED) Silifke Temsilciliği, plastik ve mikroplastik tehlikesine dikkat çekmek üzere, bölgede kirliliğin en fazla yaşandığı ve krizin merkez üssü haline gelen Susanoğlu’nda kitlesel bir basın açıklaması düzenledi. 28 Temmuz 2026 Salı günü saat 17.30’da Susanoğlu Harnuplu Kahve önünde gerçekleştirilen basın açıklamasını MERÇED Silifke Temsilcisi Avukat Ayşe Doğan okudu.

"Beş yıldır uyarıyoruz, tehlike kapımızda değil artık içimizde"

Açıklamada, yaklaşık beş yıldır ithal plastik atıkların Türkiye'de yarattığı çevre felaketine dikkat çekilmesine rağmen gerekli önlemlerin alınmadığı vurgulandı. Yerel yönetimlere, ilgili bakanlıklara ve uluslararası sözleşmelerin sekreteryalarına defalarca başvurulduğunu hatırlatan Avukat Ayşe Doğan, uyarılara rağmen önlem alınmaması nedeniyle kirliliğin gözle görülür bir boyuta ulaştığını belirterek, “Plastik ve mikroplastik kirliliği artık yalnızca belirli bölgelerde değil; İskenderun Körfezi'nden Mersin kıyılarına, oradan Antalya-Kumluca sahillerine kadar Akdeniz'in geniş bir bölümünde açıkça görülmektedir. Bugün halkımız plastik atıklarla zehirlenen denizin suyunda yüzmektedir” şeklinde konuştu.

Mikroplastikler kanımızda ve plasentada

Sahillerde görülen plastik parçacıklarının buzdağının sadece görünen kısmı olduğuna dikkat çekilen açıklamada, esas tehlikenin deniz suyundaki milyonlarca mikroplastik parçacığı olduğu kaydedildi. Bu parçacıkların balıklara, kabuklulara ve diğer deniz canlılarına geçerek besin zinciri yoluyla sofralara kadar ulaştığı ifade edildi. Bilimsel araştırmaların mikroplastikleri artık içme suyunda, gıdalarda, insan kanında ve hatta plasentada dahi tespit ettiğini vurgulayan Doğan, konunun radikal bir çevre ve halk sağlığı krizine dönüştüğünü belirtti.

"Türkiye, Avrupa'nın çöp bertaraf merkezi değildir"

Avrupa ülkelerinin kendi çevre yüklerini ve karbon emisyonlarını azaltmak amacıyla çöplerini Türkiye’ye gönderdiğini söyleyen MERÇED Temsilcisi Doğan, "Biz bunu kabul etmiyoruz. Ne ülkemiz Avrupa'nın çöplüğüdür ne de biz sömürge ülkesiyiz! Akdeniz sahipsiz değildir! Geri dönüşüm adı altında yürütülen faaliyetlerin yetersiz denetim nedeniyle baca gazlarıyla havayı kirletiyor. Arıtılmayan atık suların denizlere dökülüyor ve geri kazanılamayan plastiklerin vahşi yöntemlerle yakılarak toprağı ve havayı zehirliyor” dedi.

Yetkili kurumlara acil eylem çağrısı

Çevre Kanunu'nun amacının çevreyi korumak olduğunu fakat mevcut tablonun bu amacın yerine getirilmediğini gösterdiğini belirten Doğan, “Avrupa'dan plastik atık ithalatı derhal durdurulmalıdır. Tek kullanımlık plastikler yasaklanmalıdır. Mikroplastik kirliliğinin boyutunu belirlemek amacıyla kapsamlı bilimsel araştırmalar başlatılmalı ve sonuçlar şeffaf biçimde kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Plastik geri dönüşüm tesisleri çevre mevzuatı yönünden yeniden ve etkin biçimde denetlenmelidir. Emisyon kontrolü ve etkin atıksu arıtma sistemi bulunmayan işletmelerin faaliyetleri durdurulmalıdır. Deşarj standartlarını sağlamayan işletmelerin çevre izinleri ve faaliyet lisansları iptal edilmelidir. Mersin ve Adana Büyükşehir Belediyeleri Su ve Kanalizasyon İdareleri, plastik geri dönüşüm tesislerinden kaynaklanan atıksuları etkin şekilde denetlemelidir. Geri kazanılamayan plastik atıkların kaçak olarak yakılmasına son verilmeli, sorumlular hakkında ağır idari ve cezai yaptırımlar uygulanmalıdır” diye konuştu.

Muhabir: Ahmet Atala