Basın açıklamasında, yaklaşık beş yıldır ithal plastik atıkların neden olduğu çevre felaketine karşı mücadele yürütüldüğü belirtilerek, yerel yönetimlerden bakanlıklara, uluslararası sözleşmelerin sekreteryalarından ilgili kamu kurumlarına kadar birçok mercinin defalarca uyarıldığı ifade edildi. Ancak yapılan tüm başvurulara rağmen gerekli tedbirlerin alınmadığı vurgulanan açıklamada, bugün Akdeniz kıyılarında yaşanan plastik kirliliğinin artık gözle görülür bir çevre felaketine dönüştüğü kaydedildi.

Kirlilik Akdeniz boyunca yayılıyor

MERÇEP, plastik ve mikroplastik kirliliğinin yalnızca belirli bölgelerle sınırlı kalmadığını, İskenderun Körfezi'nden Mersin kıyılarına, oradan Antalya'nın Kumluca sahillerine kadar Akdeniz'in geniş bir bölümünde açık şekilde görüldüğünü belirtti. Açıklamada, sahillerde görülen plastik atıkların sorunun yalnızca görünen kısmı olduğuna dikkat çekilerek, deniz suyunda bulunan milyonlarca mikroplastik parçacığının balıklar ve diğer deniz canlıları aracılığıyla besin zincirine karıştığı ifade edildi.

"Mikroplastikler artık insan vücudunda da tespit ediliyor"

Platform, bilimsel araştırmalara göre mikroplastiklerin artık içme suyunda, gıdalarda, insan kanında ve plasentada dahi tespit edildiğini hatırlatarak, mikroplastik kirliliğinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ciddi bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini vurguladı.

"Türkiye, Avrupa'nın çöp bertaraf merkezi değildir"

Basın açıklamasında, Avrupa ülkelerinin çevresel yüklerini ve plastik atık maliyetlerini azaltmak amacıyla çöplerini Türkiye'ye gönderdiği öne sürülerek, "Türkiye, Avrupa'nın çöp bertaraf merkezi değildir" ifadeleri kullanıldı. Ayrıca plastik geri dönüşümü adı altında yürütülen bazı faaliyetlerin yalnızca mikroplastik kirliliğine neden olmadığı, yetersiz denetimler nedeniyle baca gazlarının havayı kirlettiği, yeterince arıtılmayan atıksuların denizlere ulaştığı ve geri kazanılamayan plastiklerin kaçak yöntemlerle yakılarak çevreyi zehirlediği savunuldu.

Yetkililere sekiz maddelik çağrı

Mersin Çevre Platformu, çevre ve halk sağlığının korunması amacıyla şu talepleri sıraladı:

  • Avrupa'dan plastik atık ithalatının derhal durdurulması,

  • Tek kullanımlık plastiklerin yasaklanması,

  • Mikroplastik kirliliğinin boyutunu ortaya koyacak kapsamlı bilimsel araştırmaların başlatılması ve sonuçların kamuoyuyla paylaşılması,

  • Plastik geri dönüşüm tesislerinin çevre mevzuatı kapsamında etkin biçimde denetlenmesi,

  • Emisyon kontrolü ve etkin atıksu arıtma sistemi bulunmayan işletmelerin faaliyetlerinin durdurulması,

    Diyarbakır'da hava 40 dereceyi geçti
    Diyarbakır'da hava 40 dereceyi geçti
    İçeriği Görüntüle
  • Deşarj standartlarını karşılamayan işletmelerin çevre izinleri ve faaliyet lisanslarının iptal edilmesi,

  • Mersin ve Adana Büyükşehir Belediyeleri Su ve Kanalizasyon İdarelerinin geri dönüşüm tesislerinden kaynaklanan atıksuları etkin şekilde denetlemesi,

  • Geri kazanılamayan plastik atıkların kaçak olarak yakılmasının önlenmesi ve sorumlular hakkında ağır idari ve cezai yaptırımlar uygulanması.

"Akdeniz sahipsiz değildir"

Açıklamanın sonunda çocukların mikroplastiklerle kirlenmiş bir çevrede yaşamasının kabul edilemeyeceği belirtilerek, denizlerin, kıyıların, toprağın ve havanın kirletilmesine sessiz kalınmayacağı vurgulandı. MERÇEP, bilim insanlarını, yerel yönetimleri, kamu kurumlarını, meslek odalarını, sivil toplum kuruluşlarını ve yurttaşları Akdeniz'i birlikte korumaya davet ederek, temiz deniz, temiz hava ve temiz toprağın temel bir insan hakkı olduğunu ifade etti.

Basın açıklaması, "Ne ülkemiz Avrupa'nın çöplüğüdür ne de biz sömürge ülkesiyiz. Akdeniz sahipsiz değildir" mesajıyla sona erdi.

Kaynak: Haber Merkezi