Çukurova’nın bereketli topraklarında binbir emekle üretim yapan Mersinli narenciye üreticisi Halim Kanmaz, artan maliyetler ve ürünlerin tarlada kalması nedeniyle zor günler geçirdiklerini belirterek dert yandı. Sulama ve ilaçlama masraflarını karşılamakta güçlük çektiklerini ifade eden Kanmaz, bölgede ‘şataf’ olarak bilinen ve geçmişte üreticinin en sıkışık anında ‘kredi kartı’ gibi imdadına yetişen mevsimsiz limonların bile bu yıl alıcı bulamadığından dert yandı.
"Zamanında milletin kredi kartı gibiydi, şimdi bakan yok"
Geçmiş yıllarda yaz aylarında toplanan şataf limonun üreticiye hızlı nakit akışı sağladığını belirten çiftçi Halim Kanmaz, yaşanan durgunluğun kendilerinin de moralini düşürdüğünü ifade ederek, “Biz bahçeleri bir kat Çukurova'da suladık, ilaçladık bize hesap... Limonun 'şataf' dediğimiz bir türü mevcut. Bu mübarek mevsimsiz açan çiçeklerden. Zamanında bu yaz aylarında milletin kredi kartıydı. Üretici parasız kaldı mı üç beş çuval toplar; hale, kebapçıya, tantuniciye götürür, sıcak paraya çevirirdi. Cebine bir el para kattı mı ayrı bir güzellik olurdu. Şimdi bu sene tövbeler olsun iyisini alan yok, şatafa zaten hiç bakan yok. Ortalık allak bullak oldu, millet tamamen bir moralsizliğin içine düştü” dedi.
“Şeftali öldü, 'meftali' oldu”
Yalnızca limonda değil, bölgedeki diğer meyve türlerinde de benzer bir krizin yaşandığını vurgulayan Kanmaz, bölge tarımındaki genel tabloyu, “Yaylada şeftali var, limonun tadı kaçtı, ekşisi fazlalaştı. Şeftali vardı, o da öldü 'meftali' oldu. Bugünlerde pek hayır gelmiyor bize. Herkes kendi aleminde, kendi derdinde. Kimi selam alır, kimi selam getirir” sözleriyle dile getirdi.
“Cumhurbaşkanımıza halimizi anlatan yok”
Bölgedeki sorunların yetkililere ve devlet kademesine doğru aktarılmadığından şikayet eden Halim Kanmaz, seslerinin Cumhurbaşkanı'na ulaştırılması için yetkililere çağrıda bulunarak, “Bizim selamı Sayın Cumhurbaşkanımıza Allah'a şükür bir götüren yok. Ya arkadaş, bu adam sizi dövecek değil, sövecek değil. 'Sayın Cumhurbaşkanım, bu milletin hali pek iç açıcı değil, bir şeyler yapmamız lazım. Bu adamların malı satılmıyor, para kazanamıyor, zor duruma düştüler' diye ulan kurban olayım bir de bizim selamımızı götürün be! Devamlı selam getiriliyor da selam götüren hiç yok. Neyse uzatmayalım da Allah işimizi, gücümüzü, sonumuzu hayır etsin” dedi.




