Mersin’den Dünya sahnesine
Mersin’den Dünya sahnesine
İçeriği Görüntüle

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan saldırının şoku henüz atlatılamamışken, Kahramanmaraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu’nda ikinci bir saldırının yaşandığını hatırlatan Sümbül, her iki olayda da eğitim emekçilerinin ve öğrencilerin hayatını kaybettiğini, çok sayıda yaralının bulunduğunu ifade etti. “Acımız derin, söylenecek sözlerin tükendiği noktadayız” diyen Sümbül, okulların güvenli alanlar olması gerekirken bugün şiddetin mekanlarına dönüştüğünü vurguladı.

Her iki olayda da ciddi güvenlik zafiyetlerinin bulunduğunu, gerekli önlemler alınmış olsaydı saldırıların önlenebileceği belirten Sümbül, eğitim alanında şiddetin münferit olmadığına, son bir yılda can kaybı ve yaralanmayla sonuçlanan en az beş olayın yaşandığını, kamuoyuna yansımayan yüzlerce şiddet vakasının bulunduğunu söyledi.

"Çocuklardan failler yaratan bu sistemin kendisidir"

Şiddetin toplumsal koşullardan bağımsız değerlendirilemeyeceğini ifade eden Sümbül,” Şiddet kendiliğinden ortaya çıkmaz. Bugün bu şiddet toplumsal yapıdaki derin çelişkiler, kutuplaştırıcı siyaset, eşitsizlik, yoksulluk, geleceksizlik, umutsuzluk, dışlanma, kenara itilme ortamında ortaya çıkmaktadır. İşte bugün 14-16 yaşında çocuklardan failler yaratan bu sistemin kendisidir! Yitip giden canların baş sorumlusu en başta siyasi iktidar ve eğitim alanını ideolojik saldırılarla tahrip eden Sarayın Eğitim Politikaları Kurulu ve Milli Eğitim Bakanlığıdır. Bu yaşananlar kader değildir, tesadüf değildir. Siyasi iktidar eğitim alanını bilimsel, laik ve kamusal niteliğinden uzaklaştırmıştır. Tüm kurumlarda liyakat yerine sadakati esas alan bir idari yapıyı kurumsallaştırmıştır. Rehberlik ve psikososyal destek mekanizmalarını zayıflatmıştır. Gençleri hayata bağlayacak, onları toplumsal bir özne haline getirecek politikalar yerine baskı, denetim ve dışlama üretmiştir. İşte bugün yaşadıklarımızın sebepleri bunlardır” dedi

2-154

“Ne siyasi iktidar sorumluluk alıyor ne de Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin kamuoyundan özür diliyor diyen Sümbül, eğitimciler ve öğrencilerin okula gitmekten endişe duyduğunu, bunun sorumluluğunun Milli Eğitim Bakanı’na ait olduğunu ve Yusuf Tekin’in derhal istifa etmesi gerektiğini ifade etti.

"Okulların özgürlüğün mekanları haline getirmek için mücadele edeceğiz"

Eğitim emekçilerinin ve öğrencilerin can güvenliğinin sağlanmasının devletin temel yükümlülüğü olduğunun altı çizen Sümbül sözlerini şu şekilde sonlandırdı:

“Yaşanan saldırılarda hayatını kaybeden eğitimci ve öğrencilerimizin yakınlarına başsağlığı, yarananlara acil şifalar diliyoruz. Acılarını yüreğimizin en derinlerinde hissediyoruz. Eğitim Sen olarak, eğitimin kamusal, demokratik ve eşitlikçi niteliğini savunmaya, okulları şiddetin değil yaşamın ve özgürlüğün mekanları haline getirmek için mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. Tüm eğitim emekçilerini ve toplumsal kesimleri güvenli, eşit ve özgür bir ülkede yaşam talebiyle mücadelemize destek vermeye çağırıyoruz. “

Kaynak: Hülya Uygur