Mersin’de kentin farklı dinamikleri, köklü çınar Mersin İdman Yurdu’nu (MİY) kurtarmak için tarihi bir adım atarak kolları sıvadı. Pazar günü kırmızı-lacivertli taraftarların gerçekleştirdiği yürüyüşle yaktığı kıvılcım, kısa sürede tüm kenti harekete geçiren büyük bir meşaleye dönüştü. Kentin sivil toplum kuruluşu temsilcileri, iş insanları ve kanaat önderleri, kulübü düştüğü darboğazdan çıkarmak ve yeni bir yönetim kurulu oluşturmak amacıyla "Mersin İdman Yurdumuzu Yaşatıyoruz Platformu" çatısı altında bir araya geldi. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) toplantı salonunda toplanan platform üyeleri, kulübün geleceğini kurtaracak yol haritasını kamuoyuyla paylaştı.
Entübenin de ötesinde bir kulüp var
Platformun öncülüğünü üstlenen Avukat Murat Altındere, toplantıda yaptığı konuşmada kulübün içinde bulunduğu durumun vahametini açık yüreklilikle dile getirdi. Hayal satmaya niyetleri olmadığını vurgulayan Altındere, kulübün durumunu "entübenin de ötesinde, fişi çekilmek üzere olan bir hasta" olarak nitelendirdi. Çok olumsuz bir noktadan yola çıkacaklarını belirten Altındere, önlerinde asgari 300 milyon liralık bir borç yükü ve 3. Lig’de muhtemel bir eksi 8 puan cezası riski bulunduğunu ifade etti. Bu zorlu mücadeleden kaçmayacaklarını söyleyen Altındere, taraftarın başlattığı bu harekete kentin ileri gelenlerinin anında karşılık verdiğini ve tüm olanakları sonuna kadar zorlayacaklarını belirtti.

İlk hedef CAS borçlarını yapılandırmak
Kulübün en büyük probleminin yaklaşık 15 yıl öncesine dayanan ve birkaç yabancı futbolcuya olan borçlardan kaynaklandığını ifade eden Murat Altındere, güncel kurla 150-200 milyon lirayı bulan bu borçların son taksitleri ödenmediği için yeniden transfer yasağı geldiğini aktardı. Perşembe ve cuma günleri İstanbul’da davanın takibini yapan avukatla bir araya gelerek kesin rakamları netleştireceklerini belirten Altındere, kulübün amatör lige düşmesi halinde bu paraların zaten tahsil edilemeyeceğini, bu nedenle masada güçlü bir pazarlık yapacaklarını söyledi. İç transferde ve yerli teknik-idari kadroya olan 20-30 milyon liralık borç konusunda ise şimdiden iki büyük firmayla görüştüklerini ve bu kısmı çözmekte hiçbir tereddütlerinin bulunmadığını sözlerine ekledi. Altındere, geçmiş süreçlerde kulübe katkı sunan Mersin Valisi’ne, Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’e ve ilçe belediye başkanlarına teşekkür ederek, tehditle değil sivil toplumun ortak gücüyle bu kentin markasına sahip çıkacaklarını vurguladı.
Hamit İzol: Kulüp yanlışlardan dolayı terk edildi
Toplantıda söz alan MİY Onursal Başkanı ve MTSO Meclis Başkanı Hamit İzol, kulübün geçmişte yapılan hatalar nedeniyle terk edildiğini ve sahipsiz kaldığını belirterek, bundan sonraki süreçte Avukat Murat Altındere’nin sonuna kadar arkasında olacaklarını ilan etti.
İzol, "Burada ben bu güzergahtan sonra Murat Altındere avukatımızın hep yanında olacağız, bunu belirtiyoruz. Onu sonuna kadar destekleyeceğiz. Kulübü ne zaman toparlama aşamasına gelsek mutlaka önüne bir engel çıkartıldı. Şimdi önemli olan bu borçların net olarak çıkarılması. Zamanında bir yanlış yapıldı, bu yanlışlardan dolayı grup terk edildi. Terk edildi ve kulüp sahipsiz kaldı" dedi.
İş insanı Nihat Kadıoğlu ise 30 yıl önce parmağından nişan yüzüğünü çıkarıp yerine Mersin İdman Yurdu yüzüğü taktığını anlatarak, Altındere’nin kuracağı 15 kişilik vizyoner bir ekibin arkasında kenetleneceklerini ve kendi çevresinden kulüp için 20 milyon liralık bir kaynak toplama sözü verdiğini duyurdu.

Kaya Tepe: Kurtarıcı beklemek doğru değil, kurtarıcı biziz
Mersin Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Kaya Tepe, kurtarıcı beklemenin yanlış olduğunu, asıl kurtarıcının kentin kendisi olduğunu vurgularken, 100 yılı aşan bir kulübün hala özkaynak tesisinin bulunmamasını büyük bir eksiklik olarak değerlendirdi. Kaya Tepe, “"Kentin tarihini en iyi bilenler gazeteciler ve taraftarlarıdır. Eğer güçlü bir takımınız yoksa gazetesi de az olur. Kurtarıcı beklemek doğru bir yaklaşım değil, kurtarıcı biziz. 100 yılı aşmış bir kulübün hala kendi özkaynağı, bir tesisi yoksa buna bakmak ve durup düşünmek lazım. Belki de asıl yakalanması gereken başarı ve vizyon budur" dedi.
Mersin Barosu Başkanı Gazi Özdemir, çocukluğunun iki büyük değeri olan Tarsus İdman Yurdu ve Mersin İdman Yurdu’nun bugün geldiği durumun acı verici olduğunu, ancak baro olarak bu mücadelenin hukuken ve manen yanında duracaklarını ifade etti. Özdemir, “"Benim çocukluğumda iki gerçek vardı; Tarsus İdman Yurdu (TİY) ve Mersin İdman Yurdu (MİY). Bugün ikisi de ortada yok, bu çok acı bir durum. Ama ben bu platformu çok önemli buluyorum ve Mersin Barosu olarak her zaman yanınızda olduğumuzu dile getirmek istiyorum. Zor bir iş ve bu işin altına elini koyanlara teşekkür ederim. İleride Mersin’in aynı duruma düşmemesi ve Mersin'de birçok gencin bu başarıdan faydalanması için çok önemli adımlar atmak gerekiyor" dedi.

Mehmet Sait Kayan: Bu kentin evlatları elinden geleni seve seve yapacaktır
MÜSİAD Başkanı Mehmet Sait Kayan ise sporun kent kültürüne katkılarına değinerek, şeffaf bir yönetim kurulduğu takdirde Mersin gibi güçlü bir kentin bu paraları rahatlıkla bulabileceğini söyledi. Kayan, "Böyle bir toplantı beni inanılmaz heyecanlandırdı, şehir dışında olmam gerekirken sırf bu yüzden döndüm. Eski bir sporcu olarak sporun bir kente ne büyük katkılar sağladığını iyi bilirim. Mersin’in adını yaşatmak, Mersin İdman Yurdu’nu yeniden ayağa kaldırmak fikri büyük bir heyecan oluşturdu. Bu süreç çok kıymetli. Yeniden başlamak, mücadeleden vazgeçmemek sporun ruhunda ve kültüründe vardır. Bulunduğumuz şehre değer katmak için geçmişi başarılarla dolu bir kulübün ayağa kalkması değerlidir. Söylenenler önemli ama topyekun bir mücadele olması gerekiyor. Mersin bu güce sahip, bu paraları bulamayacak bir kent değil. Bu şehirde kulüp asla yalnız kalmaz. Aidiyet kültürüyle, birlikte hareket etme kültürüyle şeffaf bir yönetim kurulursa paranın söz konusu olduğunu bile düşünmüyorum. Bu kentin evlatlarının elinden geleni seve seve yerine getireceğine eminim."

Evren Arkan: “Mersin İdman Yurdu, tüm şehrindir”
İş insanı Evren Arkan da konuşmasında Mersin İdman Yurdu’nun tüm kentin takımı olduğunu ifade ettiği konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Mersin İdman Yurdu, yalnızca bir futbol kulübü değil; Cumhuriyet tarihimiz boyunca Mersin’in ortak hafızasını, birlikte yaşama kültürünü ve aidiyet duygusunu temsil eden en önemli değerlerden biridir. Spor, toplumları bir araya getiren en güçlü unsurlardan biri olmuştur. Özellikle futbol; farklı düşünceleri, kimlikleri ve yaşam tarzlarını tek bir hedef etrafında buluşturan evrensel bir dil haline gelmiştir. Bu bağlamda Mersin İdman Yurdu, sadece sahada mücadele eden bir takım değil, aynı zamanda Cumhuriyetin birlik ve beraberlik ruhunu şehirde yaşatan bir simgedir. Mersin, tarih boyunca farklı kültürlerin, inançların ve kimliklerin bir arada yaşadığı, Türkiye’nin en önemli kozmopolit şehirlerinden biri olmuştur. Böyle şehirlerde ortak değerler hayati öneme sahiptir. İnsanları bir arada tutan, aynı heyecanda buluşturan, aynı sevinci ve hüznü yaşatan unsurlar gerekir. İşte bu ortak değerin en güçlü temsilcilerinden biri Mersin İdman Yurdu’dur. Bugün geldiğimiz noktada, bu köklü değere sahip çıkmak artık bir tercih değil, bir sorumluluktur. Çünkü Mersin İdman Yurdu’nun varlığı; şehrin sosyal dokusunu güçlendiren, gençleri sporla buluşturan ve aidiyet duygusunu pekiştiren en önemli unsurlardan biridir. Bu bilinçle bizler, elimizi taşın altına koyuyoruz. Sadece eleştiren değil, çözüm üreten; sadece izleyen değil, sahip çıkan bir anlayışla hareket ediyoruz. Ancak bu mücadele birkaç kişinin omuzlarında taşınabilecek bir yük değildir. Bu nedenle; iş dünyasından sivil toplum kuruluşlarına, yerel yönetimlerden taraftarlara kadar herkesin bu değere sahip çıkması gerekmektedir. Çünkü bu kulüp yaşarsa, Mersin’in birlik ruhu da yaşar. Şimdi birlik olma, şimdi sahip çıkma, şimdi Mersin İdmanyurdu etrafında kenetlenme zamanıdır”
Halim Yiğit: Şimdi MİY etrafında kenetlenme vaktidir
Mali Müşavir Halim Yiğit de kulübün yok olmasının toplumsal bir infiale yol açacağını, bu yükün birkaç kişinin değil tüm şehrin omzunda olduğunu belirterek "atkılılar ve kravatlıların" ortak mücadelesine vurgu yaptı.
Yiğit, "Hücrelerime kadar işlemiş, MİY deyince koşa koşa gidiyoruz. Bir meşale yaktık; bu meşale taraftarımızın yola çıkmasıyla aleve döndü. Ama bir Murat Altındere yetmez, bu takımın atkılılara olduğu kadar kravatlılara da ihtiyacı var. Bu grupta belki meslek örgütlerinin temsilcileri var ama aynı zamanda bu insanlar birer kanaat önderi. Bu birlik ve beraberlik ancak kanaat önderlerinin öncülüğünde sağlanır. Bu kulüp yok olursa sadece bir spor kulübü değil, toplumsal bir değer kaybolur, şehirde infial yaratır. Bu sadece birkaç kişinin omuzlayabileceği bir yük değildir, tüm şehirdir. Bu kulüp yaşarsa Mersin’in birlik ruhu da yaşar. Şimdi MİY etrafında kenetlenme vaktidir” dedi.

Muhammet Güneri: Siyaset bir tarafa bırakılsın, arkalarındayız
Taraftarlar adına konuşan Dernek Başkanı Muhammet Güneri, yaktıkları kıvılcımın kentin dinamikleri tarafından ateşe dönüştürülmesinin kendilerine büyük bir umut verdiğini söyledi. Yeni oluşacak yönetimden hiçbir maddi beklentilerinin olmadığını, otobüs, bilet ya da kombine istemediklerini belirten Güneri, sadece kulüp mağazasının açılmasını ve kombinelerin satışa sunulmasını talep etti. Kendisinin şahsen 100 kombine alacağını ve bugünden 500 bin lira vermeye hazır olduğunu açıklayan Güneri, kimsenin kulüp üzerinden siyaset veya reklam yapmamasını isteyerek, geçmişe sünger çekip her koşulda yönetimin arkasında duracaklarını ifade etti.
Güneri, "Biz bir kıvılcım yaktık, siz bu kıvılcımı ateşe çevirdiniz, bize çok umut oldunuz. İstemediğimiz yönetimden bilet, otobüs, kombine ya da para istemiyoruz. Store'u açın, kombineyi satın; ben kendi adıma 100 tane alacağım. Kendi şahsıma ve bugün buraya 500 bin lira vermeye hazırım. İsteğimiz, kimse çıkıp burada reklamını, şovunu yapmasın, boş umut vermesin. Siyaset bir tarafa bırakılsın, bu şehir kozmopolit, inşallah güzel şeyler olsun. Kim olursa olsun onun arkasındayız. Geçmişe bir sünger çekelim, bu saatten sonra üstümüze ne düşüyorsa yapalım" dedi.

Neslihan Yalçın: Önce inanmamız gerekiyor
Sürecin her aşamasına tanıklık ettiğini belirten Gazeteci Neslihan Yalçın da 25 yıldır Mersin’de bir anne ve kulüp görevlisi olarak bu renklerin peşinden koştuklarını söyledi. Oğlunun da bir taraftar olarak şehir şehir takımın peşinden gittiğini aktaran Yalçın, kulübün makus talihinin herkesi derinden yaraladığını, ancak bu tarihi birlikteliğin başarıya ulaşacağına inancının tam olduğunu belirterek her türlü desteği vermeye devam edeceğini sözlerine ekledi. Yalçın, "Mersin’deki 25 yıllık bu hikayede ben de var idim. Sürecin her aşamasında bir erkek evladı sahibi olarak sıfırdan başladık. Oğlum Batuhan Topçu, taraftarlar derneğinin bir üyesi olarak şehir şehir bu takımın peşinden gezdi. Kırmızı-lacivert sevdanın peşinden günlerce eve gelmediği oldu. Ben de farklı zamanlarda kulüplerde görev aldım, iyi şeyler yapmayı arzu ettik. Maalesef İdman Yurdu'nun makus talihi hepimizi çok derinden yaraladı. Her aşamada destek verdim, vermeye de devam edeceğim. Bu birliktelik de gayet yerinde ve başarılı bir birliktelik. Umarım yol alırız, umarım başarıya ulaşırız. Hep birlikte önce inanmamız gerekiyor" dedi.




