Yoğun zihinsel efor, dikkat ve yüksek sorumluluk gerektiren avukatlık mesleği, kimi zaman hukukçuları tempolarının yarattığı stres ve zihinsel yükle baş başa bırakıyor. Mersin Barosu bünyesinde faaliyet gösteren Koşu Takımı ise tam da bu noktada avukatları spor etrafında buluşturarak hem fiziksel aktiviteyi günlük hayatın bir parçası haline getiriyor hem de meslektaşlar arasında dayanışmayı güçlendiriyor.

Mersin Barosu Koşu Takımı lideri Avukat Güray Göçer, koşuyu hayatının bir parçası haline getirmesinde Avukatlık mesleğinin yoğun temposunun etkili olduğunu belirtti. Göçer, koşunun kendisi için yalnızca sportif bir faaliyet olmadığını ifade ederek, “Avukatlık, yoğun zihinsel eforun yanı sıra ciddi bir stres ve sorumluluk yükü taşıyan bir meslek. Koşuyu hayatımın bir parçası haline getirmemdeki temel motivasyonlardan biri, bu yoğunluğun oluşturduğu negatif enerjiyi fiziksel aktivite yoluyla dönüştürmek oldu. Koşu benim için yalnızca sportif bir faaliyet değil, aynı zamanda zihinsel bir arınma ve yeniden dengelenme alanı” dedi.
Düzenli koşunun günlük yaşamının yanı sıra mesleki faaliyetlerine de katkı sağladığını belirten Göçer, sporun disiplin ve dayanıklılık yönüne dikkat çekti. Göçer, “Düzenli koşmanın stres yönetimi, odaklanma ve problem çözme becerileri üzerinde de olumlu etkileri olduğunu düşünüyorum. Koşu bana, insanın fiziksel sınırlarını zorladığı kadar zihinsel sınırlarını da yeniden tanımlayabileceğini gösterdi” diye konuştu.
“Koşu takımımız mesleki ve sosyal dayanışma zemini oluşturdu”
Avukat Göçer, Mersin Barosu Koşu Takımı’nın kuruluşundaki temel amacın meslektaşları spor etrafında buluşturmanın yanı sıra sosyal dayanışmayı güçlendirmek olduğunu söyledi. Takımın zaman içinde yalnızca yarışlara katılan bir yapı olmaktan çıkarak düzenli antrenman yapan bir topluluğa dönüştüğünü belirten Göçer, “Mersin Barosu Koşu Takımı’nı kurarken temel amacımız, meslektaşlarımızı spor çatısı altında bir araya getirirken aynı zamanda güçlü bir mesleki ve sosyal dayanışma zemini oluşturmaktı. Bugün geldiğimiz noktada bu hedefin karşılık bulduğunu görüyoruz ve gururlanıyoruz” ifadelerini kullandı.
Takımın yalnızca Mersin Barosu’na mensup avukatlardan oluştuğunu belirten Göçer, koşuya daha önce başlamamış meslektaşlarının zaman içerisinde düzenli antrenman yapan sporculara dönüşmesinin takım açısından önemli bir kazanım olduğunu dile getirdi.
Göçer, “Kuruluşumuzdan bu yana hiç koşmamış meslektaşlarımızın koşuya başladığını, zaman içerisinde düzenli antrenman yapan ve 10 kilometreyi bir saatin altında tamamlayabilen sporculara dönüştüğünü görmek bizim için önemli bir kazanım” dedi.
Takımın haftada en az bir gün toplu antrenman yaptığını, bunun yanında bireysel antrenmanların da sürdürüldüğünü aktaran Göçer, bu çalışmaların ekip ruhunu güçlendirdiğini söyledi.
Hukuk mücadelesiyle koşu parkuru arasında benzerlik
Göçer’e göre avukatlık mesleği ile koşu arasındaki ortak nokta, her iki alanda da sonuca ulaşmak için süreklilik ve dayanıklılık gerektirmesi. Bu bağlamda “Hukuk mücadelesi ile koşu arasında benim açımdan çok güçlü bir ortaklık var: sabır, disiplin ve dayanıklılık. Her iki alanda da sonuç çoğu zaman kısa vadede ortaya çıkmıyor. Hedef belirlemek, istikrarlı biçimde çalışmak ve özellikle zorlandığınız anlarda mücadeleyi sürdürebilmek gerekiyor” dedi.
Koşunun kendisine zorlanma anlarında devam edebilmenin önemini gösterdiğini ifade eden Göçer, bu yaklaşımın avukatlık mesleğinde de karşılığı olduğunu belirterek, “Koşunun bana kazandırdığı en önemli farkındalıklardan biri, tükenmişlik hissinin her zaman gerçek bir son anlamına gelmediği. Bazen yalnızca biraz daha sabretmek, mücadeleyi inatla sürdürmek ve pes etmemek gerekiyor” diye konuştu.

“Başarıyı sadece dereceyle ölçmüyoruz”
Takımın hedefinin yalnızca yarışlarda derece elde etmek olmadığını belirten Avukat Sergen İmran ise birlikte antrenman yapmanın ve farklı seviyelerdeki koşucuları aynı ekip içerisinde buluşturmanın takım açısından daha önemli olduğunu söyledi.
Avukat İmran, “Bizim için koşu sadece yarış gününden ibaret değil. Yarışlara hazırlanırken asıl önem verdiğimiz şey, birlikte antrenman yapan, birbirini destekleyen ve birbirinin gelişiminden mutluluk duyan bir ekip oluşturabilmek” dedi.
Koşucuların farklı hedef ve tempolara sahip olabileceğini belirten İmran, takım ruhunun aynı parkurda birlikte ilerlemekle oluştuğunu ifade etti. İmran, “Herkesin hedefi ve temposu farklı olabilir ama aynı yolda birlikte ilerlemek takım ruhunu oluşturuyor. Özellikle koşuda bazen bir arkadaşınızın temposuna ayak uydurmak, bazen geride kalanı beklemek, bazen de zorlandığınız anda bir arkadaşınızdan destek almak çok kıymetli” diye konuştu.
“Yoğun avukatlık temposunda insanın kendisine ayırdığı zaman ihtiyaç”
Koşunun avukatlar açısından yalnızca fiziksel bir aktivite olmadığını belirten İmran, özellikle yoğun çalışma temposunda kişinin kendisine ait bir alan oluşturmasının önem taşıdığını söyleyerek, “Avukatlık, özellikle yoğun çalışan meslektaşlarımız açısından zihinsel olarak oldukça yorucu bir meslek. Gün içerisinde sürekli dosyalar, duruşmalar, görüşmeler, telefonlar ve yetişmesi gereken işler arasında kalabiliyoruz. Bazen işten çıktığınızda fiziksel olarak yorulmamış olsanız bile zihinsel olarak gerçekten tükenmiş hissedebiliyorsunuz” ifadelerini kullandı.
Koşunun günlük çalışma temposundan uzaklaşmak için kendisine zaman sağladığını belirten İmran, “Sabah erkenden kalkıp koştuğumda, güne başlamadan önce kendime ayırdığım bir zaman oluyor. O sırada telefonlardan, dosyalardan ve günlük yoğunluktan biraz uzaklaşıyorsunuz. Koşu bittikten sonra da güne daha sakin ve daha dinç başladığımı hissediyorum” dedi.
İmran, koşunun yanı sıra kişilerin kendilerine uygun farklı spor alanlarına da yönelebileceğini belirterek, “Meslektaşlarıma mutlaka koşun demekten ziyade, kendilerine ait böyle bir alan oluşturmalarını öneririm. Bu koşu olabilir, başka bir spor olabilir. Ama özellikle koşunun hem bedeni hem de zihni toparlayan çok güzel bir tarafı olduğunu düşünüyorum. Bence yoğun bir avukatlık temposunun içerisinde insanın kendisine ayırdığı zaman, lüks değil, ihtiyaç” diye konuştu.
“Daha büyük organizasyonlarda yer almak istiyoruz”
Mersin Barosu Koşu Takımı’nın önümüzdeki dönemde farklı şehirlerde ve ülkelerde düzenlenen yarışlarda yer almayı hedeflediğini belirten İmran, henüz kesinleşmiş bir yarış takvimlerinin bulunmadığını söyledi.
İmran, “Mümkün olduğunca farklı şehirlerde ve farklı ülkelerde düzenlenen yarışlarda Mersin Barosu Koşu Takımı olarak yer almak istiyoruz. Elbette zaman içerisinde daha büyük organizasyonlarda takım olarak yer almak ve kendimizi daha iyi derecelerle ifade edebilmek bizim için de güzel bir hedef” dedi.
Takımın hedefinin belirli bir dereceye ulaşmaktan önce istikrarlı biçimde büyümek olduğunu ifade eden İmran, daha fazla meslektaşın koşuya dahil edilmesini önemsediklerini belirterek, “Şu aşamada belirli bir dereceyi kendimize kesin bir hedef olarak koymaktan ziyade, takımın istikrarlı şekilde büyümesini ve daha fazla meslektaşımızın koşuya dahil olmasını önemsiyoruz” ifadelerini kullandı.
“Koşunun da güçlü bir takım sporuna dönüşebildiğini gördüm”
Öte yandan uzun yıllar futbol başta olmak üzere takım sporlarıyla ilgilendiğini belirterek Avukat İmran, koşuya ilk başladığında bu branşı daha çok bireysel bir spor olarak gördüğünü zaman içerisinde Mersin Barosu Koşu Takımı’na katılmasıyla bu düşüncesinin değiştiğini anlattı, “Koşuya başladığımda bunun daha çok bireysel bir spor olduğunu düşünüyordum. Kendi temponuz, kendi süreniz ve kendi hedefleriniz var. Mersin Barosu Koşu Takımı’yla birlikte koşmaya başlayınca, koşunun da aslında doğru bir ekip içerisinde yapıldığında çok güçlü bir takım sporuna dönüşebildiğini gördüm” dedi.

Aynı meslekten insanların iş dışında bir araya gelmesinin meslektaşlık ilişkilerini de güçlendirdiğini ifade eden İmran, “Adliyede, duruşma salonunda veya ofiste farklı yoğunluklar içerisinde gördüğümüz meslektaşlarımızla bu kez birlikte antrenman yapıyor, yarışlara hazırlanıyor ve birbirimizi motive ediyoruz. Bu da ister istemez meslektaşlık ilişkilerimizi daha samimi bir noktaya taşıyor” diye konuştu.
Takımın kendisine motivasyon da kattığını belirten İmran, “Tek başınıza antrenman yaparken bazen bahaneler üretebiliyorsunuz ama sizi bekleyen bir ekip olduğunda o sabah kalkıp antrenmana gitmek çok daha kolay oluyor” ifadelerini kullandı.
Hedef daha sağlıklı bir meslek topluluğu
Mersin Barosu Koşu Takımı’nın yalnızca sportif başarı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Göçer ise yapılanmanın meslektaşlar arasındaki dayanışmayı da güçlendirdiğini söyledi.
Göçer, “Bizim için mesele yalnızca daha hızlı koşmak ya da daha fazla yarışa katılmak değil. Daha sağlıklı, daha dayanıklı, birbirini anlayan ve daha fazla destek olan bir meslek topluluğu oluşturmak” sözleriyle konuşmasını tamamladı.




