Mersin ve çevresinde bu yıl etkili olan yoğun yağışlar, tarımsal üretimde olduğu gibi ormanlık alanlardaki yabani mantar popülasyonunu da zirveye taşıdı. Yağışların ardından hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesini fırsat bilen vatandaşlar, özellikle kırsal kesimlerde yabani mantar toplamak için doğaya akın etti.
Elde kova dağ bayır mantar avı
Toroslar’ın yüksek kesimlerinde ve çam ormanlarında bir elinde bıçak, diğer elinde poşetle dağ bayır dolaşan mantar meraklıları, saatlerce iz sürüyor. Zengin mineral içeriği ve yüksek besin değeri nedeniyle bölge halkının vazgeçilmezleri arasında yer alan yabani mantarlar, sofraların başköşesindeki yerini alıyor.

Yağmur ile mantar bolluğu yaşanıyor
Geçen yıl kuraklık nedeniyle yeterince mantar toplayamadıklarını belirten bölge sakinlerinden Döndü Sarı, bu yılki durum ve mantar toplamanın püf noktalarının bilinmesi gerektiği değerlendirmesinde bulundu. Havaların seyri nedeniyle çam mantarının bu sezon biraz kısıtlı olduğunu ifade eden Sarı, “Bizim yaşadığımız bölge ormanlık alanlarla kaplı. Her yıl 'göbelek' olarak da bildiğimiz kızılca mantarını topluyoruz. Lezzeti ve besleyiciliği o kadar yüksek ki ben bu mantarı ete bile değişmem. Yıllardır tanıdığımız ve bildiğimiz tür olduğu için zehirlenme riski taşımıyoruz. Ancak işin en zevkli kısmı, mantar ararken doğayla iç içe geçirdiğimiz o huzurlu anlar” diye konuştu.
Toprağın altındaki gizli lezzeti bulmak dikkat istiyor
Mantar toplamanın ciddi bir tecrübe ve dikkat gerektirdiğini vurgulayan Döndü Sarı, “Bizler çok iyi bildiğimiz için zararlı yada zararsız mantarı ayırabiliyoruz. Bilmeyen kişilerin asla toplamaması gerekiyor. Çünkü mantar toplamak uzmanlık isteyen bir iş ve hayati öneme sahip. Ormanlık alanlarda çam ağaçlarından dökülen pürler ve sık otlar nedeniyle mantarları fark etmek sanıldığı kadar kolay değil. Mantar toprağın hemen altında büyürken yüzeyde hafif bir kabartı oluşturur. O küçük kabarıklığı fark edip altındaki lezzeti çıkarmak tam anlamıyla bir uzmanlık ve göz dikkat ister” dedi.



